Spor yöneticiliği ve yöneticisi olmak..!

MAKALEYİ DİNLE

Sevgili Okurlarım, öncelikle herkese iyi günler ve esenlikler dilerim…

Globalleşen Dünyamızın her alanında olduğu gibi spor alanında da yeni oluşumlar, düşünce tarzları, özellikle mevcudunu koruyan kavramların değişmesi de söz konusu…

 

Ülkemizde daha çok yeni anlaşılan ve hızla büyüyen spor anlayışı geç de olsa değişen Dünya atmosferi içerisinde yerini almaktadır... Bu süreçte şüphesiz ki spor bilincinin ve spor bilimlerinin sağlam zeminler üzerine kurulmasında en can alıcı faktör ise spor yöneticililiği ve bu unvanı layıkıyla temsil edecek olan spor yöneticileridir…

 

Evet, yanlış duymadınız; beden eğitimi öğretmeni, sporcu, antrenör ya da kulüp demiyorum sadece spor yöneticisi diyorum…

Şimdi antrenörler ya da kulüpler şahsıma ithafen büyük bir heyecanla şu soruları soracaklar!..

 

***

 

Bu işin okulunu okuyarak spor yöneticiliği unvanı aldığın için mi böyle düşünüyorsun?..

 

***

 

Amacın ne ki böyle önemsiz sayılabilecek bir konuyu karalıyorsun, yazıyorsun?

Evet spor camiasından bu sorular her ne kadar yüzüme söylenmeye cesaret edilmese de arkadan konuşulur…

Lakin, ben ikincisinden başlamayı temenni ederim…

 

***

 

İkinci sorunun cevabı…

 

Umarım cevabım yeterli olmuştur..!

 

Gelelim merakla beklediğiniz, benim de heyecanla cevaplamak istediğim soruya…

 

***

 

Ülkemizde Spor Bakanımız ve Bakanlığımız, Gençlik ve Spor Genel Müdürümüz ve Müdürlüğümüz, vilayetlerdeki devlet kurumlarının spor müdürleri…

Kısacası ülke sporunda etkin bir önem taşıyan, sporu yöneten ve yönlendiren kişiler ve kurumları…

Bir bakıma mührün sahipleri ve ülkemizin spor yöneticileri…

 

***

 

Gelelim az önce saydığım sıralamaya…

Beden eğitimi öğretmeni, sporcu, antrenör ya da kulüp…

İşte sporun bu tarafı ise az önce saydığım mührün sahipleri tarafından yönetilir, yönlendirilir…

Sen azınla kuş tutsan bile karar merceği olan spor yöneticilerine uymak, aldıkları kararları ise uygulamak zorundasın, zorundayız…

Sporda sahada ve masa başında çalışanlar birbirini desteklemek zorunda olmalıdır…

 

***

 

İşte mesele ve konumun özeti bu…

 

Sporun yeni geliştiği Türkiye’mizde spor yöneticileri ve saha çalışanları elini taşın altına koymalı daha gerçekçi ve kurumsal kararlar alınmalı, spor yöneticilerinin kişisel çıkarları spor için alacakları kararlar karşısında aciz kalmalıdır…

 

Türk sporunun spor yöneticilerine çok ihtiyacı vardır…

 

Nitekim sporcu çok, antrenör yok, sporcu kaybolmasın antrenör gitsin mantığı bitene kadar…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Tolga Havuç - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

02

HÜSEYİN ASLAN - Spor genel müdürü genel müdür olmadan çekirdekçi oldugunu biliyormuydunuz Kavuncu ve sucukçuyuda siz tahmin edin

Yanıtla . 0Beğen 08 Ekim 17:45
01

HÜSEYİN ASLAN - Türk toplumu üç şeyi iyi bilir. Bunlardan biri spor, birisi din, diğeri şoförlük tür. Herkes bu konuları iyi bildiği için sporu yönetenler çekirdekçi, sucukçu ve kavuncu lardan oluşturmaktadır. Sonuç çekirdekçi çekirdeğin en iyisini yedirmekte, sucukcu sucuğun en iyisini yedirmekte, kavuncu kavunun en iyini yedirmektedir. Yalnız bir şeyi gözlerinden kaçmaktalar. Yedirdik lerinin hepsi hormonlu dolayısıyla sporcularda dopinkli çıkmaktadırlar. Allah kolaylık versin. Dr. Hüseyin ASLAN

Yanıtla . 0Beğen 08 Ekim 17:45
Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR