Alikahya Kadın ve Çocuk Hastanesi’nden şikayet var!

MAKALEYİ DİNLE

Alikahya Kadın ve Çocuk Hastanesi’nde gidip tahlillerini yapan Kader Yıldırım adlı bir bayan, başından geçenleri bize maille gönderdi. Çok ilginç şeyler olmuş.
Kader Yıldırım başından geçenleri şu şekilde anlattı;
Ben Köseköy Kartepe’de ikamet eden bir vatandaşım. Adım Kader Yıldırım. Önceki gece Alikahya Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’nde yaşadıklarım beni hem çok korkuttu, hem de üzdü. Benim ve oğlumun başına gelenlerin bir başkasının başına gelmemesi için yaşadıklarımı ayrıntıları ile size yazdım. Ümit ederim en kısa sürede yetkililer gereken tedbirleri alırlar, aksi halde düşünmek bile istemediği hastanede sağlık faciaları yaşanacaktır.
28.06.2012 Perşembe günü sabah 09:30 sıralarında oğlum Eray Yıldırım’ı (3 yaşında) şiddetli karın ağrısıyla Alikahya’da bulunan Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’ne götürdüm.
**
Olay 1; Eksik yapılan tahlil
Acil doktoru muayenesi sonrası çeşitli tahliller ve film istedi. Bu tetkiklerden kan tahlilini çocuk olduğu ve damarları ince olduğundan iki üç iğne batırmadan sonra kan alımı gerçekleşti. Sonuçları saat 14:00 aldık ancak ortada önemli bir eksiklik olduğu gerçeği doktor tarafından çıkarıldı. Acil doktoru kan tahlil sonuçlarında eksik sonuçlar var dedi ve yeniden tahlil yapılmasını istedi. Tekrar kan alma laboratuarına gittik 3 yaşındaki oğlumdan büyük uğraşlar ve çocuğun ağlamaları ile tekrar kan alındı. Aradan bir süre geçtikten sonra ikinci tahlil sonucunu almaya gittiğimde tahlil sonuçlarının olmadığını gördüm.
**
Olay 2; İkinci tahlil kayıp
Sebebini sorduğumda açıklayıcı cevap veremediler. Bana söyledikleri tek gerekçe yeni vardiyayı teslim almışlar, Eray Yıldırım adına kan tüpü yokmuş. Yeniden kan alalım dediler.
**
Olay 3; Hastaya yanlış tahlil sonucu
Bu sırada laboratuara tahlil sonucu almaya gelen başka bir hasta yakınına barkoduna bakarak verilen tahlil sonucunun (sadece isim benzerliğinden) yanlış verildiği anlaşıldı.
Hasta yakını yanlış verilen tahlil sonucunu fark etmese belki de çok daha vahim sonuçlar ortaya çıkacaktı. Düşünsenize doktorlar tahlil sonuçlarının üzerinde hasta adını kontrol edemezler, sadece tahlil sonucuna bakarak hastaya teşhis koyarlar ve tedavi uygulamasına geçerler. Başkasının sonucu ile tedavi ne olur düşünmek bile korkunç! Ben bunu laboratuar görevlilerine de böyle söyledim.
Kendi sonuçlarımız bu arada halâ bulunamamıştı! Hakkımı arayacağımı ve bu olayın peşini bırakmayacağımı söyleyerek hastane yetkilileriyle görüşmek istedim.
**
Beni Hasta Hakları Biriminde görevli bir bayanla görüştürdüler. O görevli de bu konularla ilgilenen “süpervayzır” diye ifade edilen bir görevliyi çağırdı. Müşahededen gönderilen kanın bulunamamasının sebebini izah edemediler. “Neymiş sabah alınan barkot olduğundan, tahlilleri yapılmış görüldüğünden, bu tahlillere çalışılmamış aslında sisteme biyokimya olarak işlenmiş ama yine üstün körü göz ucuyla bakıldığı için içeriği farklı bir tahlil olduğu anlaşılmamış” diye geveleyerek uyduruk bir gerekçe göstermeye kalktılar.
**
Benim ısrarlarım ve bütün gece fabrikada gece vardiyasında çalışıp sabah işten direk hastaneye gelmenin verdiği yorgunluk ve sabah geldiğim hastanede akşam saatin 16:30 olmasından dolayı uykusuzluğumun ve gece tekrar işe gitmem gerektiği çocuğun hala müşahedede yattığı için daha da sinirlenerek sesimi de yükselterek çıkıştım. Sabrımın kalmadığını çocuğumdan bir daha kan aldırmayacağımı söyledim.
**
Olay 4; Tahlil sonucu almaya gelenler sudan bahanelerle geri çevriliyor
3-4 kişi kanı aramaya başladılar. Tepkilerim sonuç verdi ve 5 dk sonra kan bulundu, tahlil çalışılmaya başlandı. Bu sırada laboratuarda başka sorunlarda yaşanıyordu, gelen hasta yakınları tahlil işlenmemiş, gözükmüyor, daha çalışılmamış gibi cevaplarla geri çevriliyordu. Oğlumun tahlil sonucunu nihayet sabah geldiğim hastaneden 18:30’da alabildim.
**
Olay 5; Doktorlar laboratuardan şikayetçi
Sonuçları götürdüğüm Acil Servis doktoru bir cerrah çağırdı ve çocuk tekrar muayene edildi. Bu sırada acil doktoru tahlillerde yine bir tane maddenin çalışılmadığını fark etti. Cerraha; “bugünden beri bu laboratuar bizi mahvetti bunun gibi çok sayıda sıkıntı yaşadık” diyerek dert yandı.
Bu arada ikinci muayeneyi yapan cerrah çocuğa iğne yazacağını, evde iğneyi yaptırıp yaptıramayacağımızı, yoksa 3-4 gün yatacağını iğnelerinin ve ilaç tedavisinin burada hastanede uygulanacağını söyledi. Sabahtan beri yaşadıklarımı düşünerek güvenimin kalmadığını söyledim ve çocuğumu yatırmayacağımı iğnelerini ikamet ettiğim mahallede sağlık ocağında yaptıracağımı söyledim.
**
Olay 6; Gece ultrason yok hastalar Umuttepe’ye
Bende tekrar süpervayzırı gördüm ve sorumsuzlukların yaşandığı daha öncede büyük oğlumu gece saat 03:00’de karın ağrısı kusma şikayetiyle getirmiş acil doktoru serum taktırmış ama ağrı dinmediği için ultrason filmi çekilmesi gerektiğini hastanede olmadığı için Umuttepe’ye Kocaeli Üniversitesi Hastanesi’ne sevk etmek zorunda olduğunu söylediğini böylesine büyük, lüks mimari yatırım olarak her şeyi düşünülmüş devlete ait adı adın doğum ve çocuk hastanesinde saat 17;00 sonra nöbetçi ultrasona bakacak yetkili doktorun olmaması, normal muayene saatlerinde de sadece iki ultrason cihazının var olması hamile ve hasta çocukların saatlerce sıra beklemesi, barkot sistemi yüzünden tahlil veya başka tetkiklerin karışmaması, müşahededeki görevli hemşirelerin hastalarla azarlarcasına konuşması, 3 yaşındaki çocuğa büyük insan gibi muamele etmesi ağlamamasını, bağırmamasını istemesi sizce normal mi? diye sordum.
Hastanedeki bu kadar problemin olması bana göre normal değil deyince süpervayzır hanımefendi şikayetlerimi yetkili mercilere iletmemi böyle branş hastanesinde ultrason ve eleman sıkıntısının olmasından dolayı kendilerinin de sıkıntıya soktuğunu söyledi. Hastanedeki şikayet kutusuna form doldurup bırakmamı istediler, bende şikayet formu doldurup bıraktım.
**
Sonuç olarak şunu söyleyebilirim ki;
Çok büyük ve çok güzel yapılarak hizmete sunulan Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’nde görüntü kadar işleyişin iyi gitmediği çok açık. Laboratuarda testler tam yapılmıyor, sonuçlar kayboluyor, çocuklardan 2-3 defa kan alınıyor, sonuçlar yanlış veriliyor, karmaşa ve sorumsuzluk var. Hastanede gündüz mesaisinden saat 17:00 den sonra ultrason çekecek görevli yok, hastalar gecenin karanlığında ulaşım düşünülmeden Üniversite Hastanesi’ne sevk ediliyor.
Kocaeli’ye, bu güzel yatırıma böyle bir işleyiş yakışmıyor.
Gereğinin yapılacağına inanarak yaşadığım olayları aynen aktardım”
**
Kader Yıldırım hanımefendi başından geçenleri bu şekilde anlattı.
Hastane yetkililerinin konuyla ilgili açıklaması olursa, bu köşeden yayınlarız…


Tüpraş’a iki ödül birden
Tüpraş yeni yatırım finansmanı ile 2011 Yılı, “Yılın Anlaşması” ve “Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgesi En İyi Yapılandırılmış Finansman İşlemi” ödüllerini aldı.
Trade Finance Magazine, Mükemmellik Ödülü “Deal of theYear 2011”, 2.1 milyar Amerikan Doları tutarındaki "FuelOil Dönüşüm Projesi" (RUP*)yatırımının finansmanı işlemi ile Tüpraş’ın oldu.
Euromoney-Trade Finance Magazine tarafından verilen ödül Londra’da düzenlenen 10. Yıl Ödül Töreni’nde Tüpraş Genel Müdürü Yavuz Erkut’a sunuldu.
Ayrıca Tüpraş - RUP Finansmanı İşlemi, 2011 yılı, EMEA Finansal Başarı Ödüllerinde, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgesi En İyi Yapılandırılmış Finansman İşlemi Ödülü’ne de layık görüldü.
EMEA Finance, 5. Yıllık Başarı Ödülleri Töreni’nde, Tüpraş’ın ödülünü, Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Yelmenoğlu aldı.
Tüpraş İzmit Rafinerisi’nin B bölgesinde yapımı süren Fuel Oil Dönüşüm Projesi, ülkemizin dış ticaret dengesine yılda 1 milyar dolara yakın katkıda bulunacak. Katma değer üretecek proje tamamlandığında da yaklaşık 500 kişi sürekli olarak istihdam edilecek


Vali Memduh Oğuz’un Said-i Nursi açılımı!
Bir dönem Kocaeli valiliği de yapan Isparta Valisi Memduh Oğuz, şu sıralar pek medyatik oldu… Oğuz, Isparta’nın İslam aleminde inanç turizmi bakımından Mekke, Medine ve Kudüs gibi önemli olduğunu söylemesi, büyük yankı buldu. Oğuz, yaptığı açıklamada, “Said-i Nursi’nin Barla’da bulunan evine sadece 23 Nisan’da 20 bin kişi geldi. Bu gelenlerin kime ne zararı oldu? Bediüzzaman Said-İ Nursi’den söz edildiği zaman bu meseleyi ideolojik olarak ele alıyor. Sen istersen de istemezsen de Bediüzzaman potansiyeli var bu şehirde” diyerek Isparta’yı övdü.
Isparta’da Kanal 32’ye konuk olan Oğuz, şunları söyledi; İnanç turizmi için 100 fabrikaya bedel ekonomik fayda sağlayabilir. Türkiye’de sayısal olarak sırf Bediüzzaman üzerine yılda Isparta’ya 5 milyon üzerinde ziyaret potansiyeli var. Ve başkalarının değerlendirdiği gibi bunun içerisinde cumhuriyet ilkelerine aykırılık yok. Buna irtica amaçlı şey falan denilemez”…
Oğuz’u tebrik etmek lazım, valilik yaptığı ile sahip çıkıyor…


Kışla’ya Sanayi Müzesi!
Gebze’den Konya’ya taşınan ve güvenlik için bir bölüğün kaldığı iddia edilen Askeri Kışla’nın yerine sanayi müzesinin yapılacağı iddia edildi. Kentsel Dönüşüm yasası kapsamında boşaltılan Gebze Kışlasının Üniversite kampusu olarak değerlendirilmesine kesin gözüyle bakılırken, güvenilir kaynaklardan edinilen bilgiye göre oldukça geniş bir alanı kaplayan askeri alanın bir bölümünün Bilim ve Sanayi Müzesi olarak değerlendirileceği öğrenildi. Türkiye’de bir ilk olacak Sanayi Müzesi’nin Gebze’de kurulacak olması bölgemiz için büyük önem taşıyor.


BUNLARI BİLİYOR MUSUNZ?
Başkan John J.Kennedy,yirmi dakikada dört gazete okuyabildiğini…


KONUŞAN FOTOĞRAF

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mesut Akbulut - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

02

serap kaşıkçı - arkadaşlar 6 yıl önce 2009 yılında doğum yaptım bebeğim öldü hastane benide ölü diye kayıta geçmiş ben şu an 6 yıllık ölüyüm dava açmaya hazırlanıyorum bu hastaneye

Yanıtla . 0Beğen 29 Haziran 18:28
01

mağdure alikahyadan - evetttt ali kahyadaki bir kaç hemşireden şikayetçiyim damar yeri bulrken mahvedenler acıyor dendiği halde serumu takıp damarı zedeleyenlerden canım çok acıyor yardım dendiğinde azarlayanlardan doktordan medet umarken hemşireyle birlik olan öyle acımaz pisikolajik depip inanmayıp kola bile bakmayandan şikayetçiyim böyle hemsire ve doktorlar cana acımayanlar serum takıp saatlerce biten serumu çıkarmayıp sohbete dalanlardan şikayetçiyim alikahyada hasta kalmaya yatmaya korkarım böyle gaddar hemşirelerden şikayet edesersek gece kimsesiz kalabildiğimiz oladalda bi iğneyle zarar vereceklerinden korkup uyuyamamaktan hasta evdemi sürünmek iyi acaba .sağlık bakanlığı b gibilere maas hakedene verin böylelerini okulalara alın eğitin tekrar hem hasta azarlamamayı hem serun takmayı acıdım deyip aman isteyince ilgilenmeyi öğretin hele inanmayan doktor ne yazık o kadar tahsiline.

Yanıtla . 0Beğen 29 Haziran 18:28
Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR