Aman ne büyük suç!

MAKALEYİ DİNLE

 

 

Geri sayım başladı…

Sadece 24 saat sonra belediye başkanları belli olacak.

Daha doğrusu beş yıl ilçeleri, illeri, büyükşehirleri yönetecek isimler belli olacak.

Belediye başkanlarının yanı sıra muhtarlar da belli olmuş olacak.

Yazının bundan sonraki kısmını bir hikayeyle devam edelim.

Zamanın birinde bir adam at sahibi olmak istiyormuş.

Tabii adamın at alacak durumu da yokmuş.

Günlerce, aylarca çalışmış, çabalamış.

Ne iş olsa yapmış.

Yememiş içmemiş kazandığını hep biriktirmiş.

Aradan belli bir zaman geçtiğinde biriktirdiği parayı saymış, hesabını kitabını yapmış.

Bakmış ki parası iyi bir at almaya yetiyor.

Ama almak istediği at öyle sıradan bir at filan da değilmiş.

Bu yüzden bir sabah almış sırtına torbayı köy köy, kasaba kasaba gezip at aramaya başlamış. Kimi yerlerde gösterilen atları adam beğenmemiş, kimi yerlerde gösterilenleri beğenmiş ama parası yetmemiş.

Bir gün bir köyde hem isteği gibi hem de parasına uygun bir at bulabilmiş.

Uzun pazarlık sonucu adam atı almış.

Vakit kaybetmeden yola koyulmuş.

Birkaç gün sonra bir yaya yolcuyla karşılaşmış.

Yolcunun üstü başı perişan belli ki günlerdir aç, sefil yollarda.

Atlı adam, yaya yolcunun haline acımış.

Kendi azığında da pek bir şey olmamasına rağmen yiyeceğini yayayla bölüşmeye karar vermiş.

Bir ağacın gölgesine oturup azığı birlikte paylaşmışlar.

Gidecekleri istikamet de aynı olduğundan yoldaş olmuşlar.

Birlikte sohbet ederek yol almışlar.

Akşam olmuş.

Bir yere çekilip uyumuşlar.

Sabaha karşı adam nal sesleriyle uyanmış.

Gözünü açtığında yardım ettiği yaya yolcunun, atıyla beraber dörtnala kaçtığını görmüş.

Arkasından koşmaya çalışsa da yetişmesi mümkün olmamış.

Soluk soluğa kalan adam derin bir iç çekip:

Git demiş git.

Ben seninle yol arkadaşı oldum derdimi, tasamı anlattım sana buna acımam.

İki lokma azığımı bölüştüm buna da acımam.

Yıllardır böyle bir atım olsun isterdim alıp kaçtın, ona da acımam.

Yalnız benim içimdeki acıma duygusunu, merhamet duygusunu da alıp gittin ya işte buna yanarım demiş.

Evet hikaye bu.

Seçimlere 24 saat gibi kısa bir süre kala siyasette kızışıyor.

Seviyeli giden yarış son günlerde iyice rayından çıkmış durumda.

Bilmeden, anlamadan, araştırmadan yapılanları suçmuş gibi göstermek hiç yakışıyor mu?

Hani fasık size bir haber getirdiğinde aslını astarını araştırmanız gerekmiyor muydu?

Bir taraftan insanı değerler üzerinden diğer taraftan manevi değerler üzerinden son günlere kadar siyaset yapanların, son düzlükte nefislerine uymalarını doğru bulmuyorum.

Her şey koltuksa buyurun koltuk sizin olsun.

Yok eğer söylemlerinizde samimiyseniz o zaman size inanları da mahcup etmeyin, hayal kırıklığına uğratmayın.

Bu milletin merhamet duygularını alıp gitmesine sebep olmaya hiç kimsenin hakkı olmamalı.

Sizce de öyle değil mi?

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Hasan Altınkaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR