Atatürk’ü anmak

MAKALEYİ DİNLE

Ölümünün 79. yılında rahmet, minnetle ve şükranla andığımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk gerek yaşamı boyunca, gerekse ölümünden sonra cumhuriyet, laiklik, demokrasi düşmanları tarafından hep eleştirilmiş, hatta bu eleştiriler onun ve ailesinin kişiliğine karşı saldırılara dönüşmüştür.

            Ne yazık ki bazı siyasi iktidar temsilcileri Atatürk’e hakaret edenlere hep hoş görülü davranmışlar, onun kurduğu cumhuriyetin kurumlarında ağırlanmışlardır.

Daha dün Atatürk’ün annesine dil uzatan kafasında bir fesle dolaşan ‘Yunan gelseydi daha iyi olurdu’ diyecek kadar içindeki kini kusan birine tarihçi sıfatıyla devletin televizyonunda programlar yaptırılmıştır.

            Bugün ülkemizin bazı köşelerinde onun heykelleri kırılıp, yerlerinden sökülürken, dünyanın birçok ülkesinde onun heykelleri yapılmakta, okullarında hayatı ders olarak okutulmaktadır.

            İsveç’te öğrenciler derslerde bir sorunu çözemedikleri zaman, öğretmenler öğrencilerine ‘Atatürk gibi düşünmelisiniz’ demektedirler.

            Atatürk öldüğünde bazı ülkelerin vatandaşları kendi ölmüş liderleri için ‘Kalkın Atatürk geliyor’ demişlerdir.

            Atatürk sadece bugünün yobazları, cumhuriyet, demokrasi, laiklik düşmanları tarafından eleştirilmemiş, Kurtuluş Savaşı döneminde ve Büyük Millet Meclisi’nde bulunan bazı gerici milletvekilleri tarafından da eleştirilmiş, hatta bu milletvekilleri daha da ileri giderek onu milletvekilliğinden düşürmek için Meclise önerge bile vermişlerdir.

**

            Bakın bu olayı büyük Atatürk Nutuk’ta nasıl anlatıyor:

“Saygıdeğer milletvekilleri üç milletvekili seçim kanunu tasarısının değiştirilmesi hakkında bir teklif hazırlamışlar.” Bu tasarı 2 Aralık 1922 tarihinde gündeme alınmıştır.

            Atatürk Meclis başkanından söz alarak “Altında imzaları bulunan Erzurum Milletvekili Süleyman Necati, Mersin Milletvekili Selahattin, Samsun Milletvekili Emin Beyler tarafından önerilen kanun tasarısı doğrudan doğruya beni vatandaşlık haklarından yoksun bırakmak amacını gütmektedir. 14. maddede yazılı olan satırları gözden geçirecek olursanız, orada deniliyor ki; Büyük Millet Meclisi’ne üye seçilebilmek için Türkiye ’nin bugünkü sınırları içindeki yerlerin halkından olmak şarttır veya kendi seçim bölgesi içinde yerleşmiş olması şarttır. Ondan sonra göç ederek gelenlerden Türk ve Kürtlerin yerleşim tarihlerinden itibaren beş yıl geçmiş ise seçebilirler.”

            “Ne yazık ki doğum yerim bugünkü sınırlar dışında kalmıştır. İkinci olarak herhangi bir seçim bölgesinde beş yıl oturmuş değilim. Çünkü benim hayatım hep cephelerde geçmiştir. Eğer ben bu vatan için hayatımı koyduysam benim günahım nedir?”

            İşte sevgili okuyucular dünyaca kabul edilmiş; saygı duyulan ve sadece bize ait olmuş bir lidere karşı saldırılar sadece bugün değil geçmişte de olmuştur. Ancak sağlığında Atatürk zekasıyla bu saldırıların üstesinden gelmesini bilmiştir.

            Kendisini savunamayacak durumda olan birinin arkasında konuşmak, ona ve ailesine hakaret etmek ayıptır, günahtır.

            Ölümünün 79. yılında onu bir kez daha rahmetle, minnetle ve şükranla anıyoruz.

Ruhun şad olsun, mekanın cennet olsun büyük Atatürk.

Hiçbir gün senin sevgini bu milletin kalbinden, yüreğinden söküp atamayacaklardır.

Rahat uyu Atam.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Kamil Çöpür - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR