Karantina

MAKALEYİ DİNLE

Türkiye , dünyadaki coğrafik konumuna, alan olarak büyüklüğüne ve topraklarının özelliklerine bağlı olarak orman ağaç türleri bakımından çok zengindir.

Ancak, herhangi bir yerde doğal olarak bulunmayan bir ağaç türü “yabancı tür” konumundadır ve bu olgu ülke sınırları ile ilgili değildir. Örneğin Sarıkamış yöresinde ormanlar oluşturan Sarıçam, İzmit için yabancı türdür. Çünkü bu tür İzmit yöresinde doğal olarak yoktur.

Ben bir tarihlerde Belediyenin yayınladığı “Kırkbir” isimli dergide memur konumunda bir orman mühendisinin “Marmara yöresinin klimatik (iklimsel) özellikleri dikkate alındığında her türlü bitkinin yetişmesine uygun bir bölge olduğunu” yazdığını görünce şaşkınlıktan “bir yaşına daha giren “ bir orman mühendisiyim. Çünkü dünyanın hiçbir yerinde böyle bir bölge yoktur, zira olması da mümkün değildir. Marmara bölgemizde kahve filan tarımı yapılması!.. da bunu göstermektedir!..

Bu eşine rastlanmaz bilginin doğal sonucu olarak İzmit’te “her ağacın istenilen her yerde yetişeceği” zannedilmektedir. Öyle ki palmiyelerdeki Rhynchophorus ferrugineus isimli bir böcek yüzünden (Bu böcek Mısır bitkisine de arız olmaktadır) güney kentlerimiz belediyelerinin kabus gördüğü haberleri yayılırken, üstelik dünyada ilk örnek olmak üzere (gidin de acınacak durumlarını görün) Derince’de bir metreküplük betonarme kutulara palmiye ağaçları dikilmiştir. Ekopark denilen yerde Leylandi fidanları plastik kaplarından çıkarılmadan toprağa sokulmuştur. Ülkemizin ağacı denilerek İzmit’te dikilen sedir ağaçları kurumaktadır, bunları dikenler olayın farkında değildir ve sedir dikimlerine devam etmektedir.

Ama bu ilgiden yerli türlerin, yani İzmit yöresinde doğal olarak yetişebildiği yerler olan ağaçların payına bir şey düşmemektedir. Gidin caddeleri dolaşın, hiçbir yerde bu yöre için doğal tür konumunda olan örneğin Defne ve Çitlembik ağaçlarının dikildiğini göremezsiniz. Çünkü onlar yerlidir ve Arap ülkelerinin palmiyeleri, Amerika’nın meşeleri ve Toros dağlarının sedirleri varken onların bu kentte ne işi olabilir!....

Ama çok ilginç bir başka durum daha vardır. Yabancı türlerin de hayatı karartılır bu kentte; İzmit Belediyesinin güneyinde, yanan eski Tekel binasından kalan alanın batı sınırında –nereden alındığı bilinmez- Acacia salignalar (Bunlar kentimizdeki yegane hakiki akasyalardı, halkımızın akasya olarak bildiği ağaçlar Yalancı Akasyadır) budana budana kurutulmuştur. Şimdi yerlerinde yeller esmektedir.

Her ülke ithal edilen bitkilerle ilgili olarak sınırlarında zirai karantina uygular. Nedeni bitkilerle beraber, ülkelerine, o güne kadar varlığı belirlenmemiş böcek, mantar. bakteri, virüs gibi zararlıların girmesini önlemektir. Çünkü bunlar, iklim koşullarının ve bitkilerin uygun olduğu yerlerde yayılıp çoğalacak ve büyük zararlara neden olacaklardır.

Ben 2003 yılında bir Karantina Yönetmelik Taslağı hazırladım. Bu taslağa göre orman ağaç fidanı, tohumu veya çeliği ithal etmek için Orman Bakanlığı bünyesinde kurulacak bir komisyonun izin vermesi gerekecekti. Bunları ithal talebinde bulunan özel ve tüzel kişiler ağaç türünün kullanılacağı yerdeki yetişme ortamı şartlarına uygunluğu bilimsel olarak belirleyen bir raporu bu komisyona sunacaklardı. Yanı sıra, bu ithalatın neden gerektiğini de açıklamak zorunluydu. Ankara ’da katıldığım toplantılarda bu önerilerim desteklendi ama yönetmelik çıkarılamadı.

Ancak dikkat edilmesi gerekli çok önemli bir başka nokta daha vardır. Ben bu yönetmelik taslağına ülke içi yabancı türlerin kullanımını (Örneğin İzmit’te Sarıçam dikilmesi) katmamıştım. Ancak İzmit’te yapılan uygulamalar bile bu konuda tedbir alınması gerektiğini göstermektedir. Bana göre ülke içi yabancı türlerin de kullanımı belediyelerin keyfine bırakılmamalı, bilimsel esaslara bağlanmalıdır.

Geçenlerde gazetelerde okudum. İlgili bakanlık ithal edilen orman ağaç fidanlarını karantina çerçevesinde daha sıkı kontrol edecekmiş. Yani üzerlerinde zararlı böcek, mantar, bakteri vs olup- olmadığı daha büyük hassasiyetle kontrol edilecekmiş. Asıl yapılacak iş, karantina uygulaması ile orman ağacı türü bakımından bu kadar zengin ülkemize her isteyenin dışarıdan istediği ağaç türünü sokmasını önlemektir.

Bu konunun ne kadar önemli olduğu İzmit’te de net olarak görülmektedir.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Necdet Güler - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR