Öğüten sistemde öğretmen olmak!

MAKALEYİ DİNLE

Eğitim ve öğretim, ülkenin geleceğine yapılan en etkin yatırımdır.

Eğitim ve öğretim, insanı “toplumsal ve üretken bir insan” haline getirmeyi hedeflemelidir.

Bilimsel, teknolojik, ekonomik ve kültürel alanda gelişmiş ülkeler, en büyük yatırımı eğitim-öğretim alanına yaparlar.

Öncelik, “nitelikli öğretmen” yetiştirmektir.

“Eğitim-Öğretim Sistemi” her siyasi iktidarla değişmez!

Hele, her Eğitim Bakanı’nın kendi tercihlerine göre eğitimi “yaz-boz tahtası” haline getirmesine izin hiç verilmez!

Dünyanın en başarılı eğitim sisteminin temel özellikleri vardır;

  • “Vicdan eğitimi” olmadan “davranış eğitimi” olamaz!
  • Ceza ile, korku ile eğitim olmaz!
  • Eğitim, “ çocuk merkezli” olmalıdır!
  • Eğitimde ceza ve mükafat olmaz!
  • Öğretmen pasiftir! Öğrenciye kendi fikri ve üretkenliği ile ortaya çıkma ve başarılı olma olanağı sağlar. Ve, başarının yüzde 70’i öğretmene aittir!
  • Öğretmen hoşgörülü, sabırlı ve yavaştır!

Mustafa Kemal Atatürk, işte bu eğitim sistemini teşvik etmiştir.

Küçük yaşta “yeteneği” ortaya çıkarmak, çocuğun onuru ile oynamadan “kişilik sahibi” olmasını sağlamak, “ bilim ve teknolojinin” peşinden gitmek.

Ya günümüz Türkiye ’sinde eğitimin durumu nedir?

  • Eğitim-öğretim sistemi, bilinçli olarak ve sık sık değiştirilmektedir!
  • Yetenekler törpülenmekte, çocuk ve gencin “öğrenme ve hedef belirleme heyecanı” yok edilmektedir!
  • Ezbere ve hurafelere dayalı bir öğretim dayatılmaktadır! Bir üniversite internet ortamında ve kimi gazetelerde ilan vererek; “Şeytanla savaşacak doçent” arıyor! Diyanet’te göreve başlayan 5 bin kişi öğretmenliğe geçiyor! Öğretmen olmak o kadar kolay mı?
  • Eğitim camiasında “dayakla, ceza ile öğrenci terbiye eden” ya da 10-12 yaşındaki kız öğrencisine aşık olup kaçıran, cinsel tacizde bulunan öğretmen kopyalarının haberlerinden bıkıp usanmadık mı?
  • Eğitim alanına hızla “Dini Cemaatler” giriyor! Devlet eliyle yapılan öğrenci yurtları Dini Cemaatlere devrediliyor!
  • Milli Eğitim içinde ikinci bir “yetkili” oluşturuluyor! Bir yıl önce kurulan “Maarif Vakfı” , Bakanlıkla imzalanan protokol çerçevesinde birçok yetki ile donatılıyor!
  • Bizatihi Eğitim Bakanı, liseleri “nitelikli-niteliksiz” diye ayırabiliyor! Bir yandan, “nitelikli öğretmen” kadrolarını dağıtırken, öte yandan İmam Hatip okulları dayatmasını sürdürüyor.

Oysa eğitim-öğretim, “siyasal hesaplarla” değil, “bilimsel, teknolojik gelişmelerle uyumlu ve ülkenin geleceğe yönelik temel hedeflerine ve ihtiyaçlarına göre belirlenmelidir.

Öğretmenler; öncelikle “mesleki eğitim” açısından çok iyi yetiştirilmeli, işsiz kalmamalı ve geçim sorunu çekmemelidir.

Siyasal karar vericiler, eğitim sistemini belirlerken öğretmenlerin sesine kulak vermelidirler.

İnsanlar, “iş bulamadıkları için” düşük ücretlere boyun eğerek “geçici ve sözleşmeli” öğretmenlik yapmak zorunda bırakılmamalıdır.

Bugün yaşadığımız sorunların temelinde “eğitimdeki kaosun” rolü çok büyüktür.

Bugün, “Öğretmenler Günü.”

Bu mesleği gerçekten seven, kendisini sürekli eğitip geliştiren, siyasi iktidarların değil, halkın hizmetinde olduklarını unutmayan, bilime-sanata ve kültüre önem veren, öğrencisini şiddetle adam etmeye çalışmayan, her öğrencisini kendi evladı gibi gören onurlu öğretmenlerimize saygıyla…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR