“Helal” sömürüsü, işi iyice azıttı

MAKALEYİ DİNLE

Önce 25 Eylül 2016 tarihinde yazdığım o yazıyı hatırlayalım.

Başlığı “Helal gazoz… Helal turşu… ” idi.

“Ortalık vıcık vıcık!

Son yıllarda “İslami iklim” yaratıldı ya, çoğu kişi bu iklimden yararlanma peşinde.

Siyaset dinleştirildi.

Ticaret de…

Hangi markete girseniz, hangi rafa baksanız bunu görüyorsunuz.

Geçenlerde torunlarım “gazoz” istedi.

Bildiğimiz gazoz…

Başka alacaklarım da vardı İzmit ’in büyük marketlerinden birine girdim.

İçecekler bölümüne geçtim, istenilen o marka gazozu aramaya başladım.

Buldum…

Ama o da ne?

Aynı marka gazozun bazı ambalajlarının üstünde “helal” yazıyor, bazılarında “helal” yazısı yok.

“Helal” yazan ambalaj üstündeki açıklamaya baktım, “Bu gazozun dolumu İslami usullere göre yapılmıştır” yazıyor.

Allah Allah…

“İslami usullere göre gazoz dolumu” da neyin nesi?

Herhalde “abdestli olarak çalışmak”tan söz ediyor olmalı.

Kafaya taktım, bölümleri dolaşarak raflarda “helal gıda” aramaya başladım.

Hah işte, “helal turşu”!

“Helal et”i biliyordum, şimdi de “helal gazoz” ve “helal turşu”yu tanıdım.

Kim bilir başka ne “helaller” var?

Milleti düpedüz “Allah” ile aldatıyorlar.

Güzel dinimizi ticarete alet ediyorlar…

Eskiden de vardı

“Allah ile aldatmak” yeni değil.

Eskiden de vardı…

Masum görünümlü…

Anadolu’da ticarethane tabelalarında sıkça “Hacı” kelimesine rastlanırdı.

Hacı bilmem kim…

Bazı kişiler de, salt tabelalarına “hacı” yazdırabilmek için hacca giderlerdi.

Hacca gitmedikleri halde tabelalarına “hacı” yazdıranlar da olurdu, bunların fena dedikoduları yapılırdı.

Öyle veya böyle…

Tabelalara “hacı” yazdırmak bile, “Allah ile aldatma”nın bir yöntemiydi!

Günahtı.

Helal gıda oyunu

Günümüzde, “Allah ile aldatmak”, en kârlı ticari yöntem oldu.

İnsanların dini duygularını sömürerek rant elde etme…

Bir düşünün, 10- 15 yıl önce piyasada “helal gıda” aldatmacası var mıydı?

Şimdi ise bazı “dinsel kabuller”, haksız kazanç sağlama aracı yapıldı.

Eskiden…

Kesilen hayvanın, eti yenen “helal bir hayvan” olup olmadığına bakılırdı.

Şimdi “İslami usulle kesim” üçkâğıtçılığı çıkarıldı.

Sanki ülkemizde hayvanlar “İslami usule göre” kesilmiyormuş gibi…

Bir de arada “sertifika şirketleri” türedi.

“Helal gıda üretenlere sertifika verilir…”

Buyurun size yeni bir rant kapısı daha!

Buyurun size yeni bir “Allah’la aldatma” daha!

Zemzem kola”yı hatırlıyor musunuz?

Dinsel istismarın zirve yaptığı dönemlerde vardı…

Bilmem şimdi üretimleri devam ediyor mu?

Piyasa “İslami meşrubatlar”la doluydu.

Zemzem kola…

Mekke kola…

Kıble kola…

Şimdi hemen hemen bütün sektörlerde “İslami markalar” türetildi.

Tekbir giyim de var…

Salavat kafe de…

***

Söylemem şu:

Güzel dinimizi de kendimize benzettik.

Siyasi ve ticari rant aracı haline getirdik.

Kim bilir, belki bu nedenle başımız bir türlü beladan kurtulmuyor.

Toplum olarak bir türlü huzur bulamıyoruz.”

Bir yıl sonra “helal sömürüsü” bakın ne hale geldi!

“Helal” konusuna kafayı fena taktım.

Gelişmeleri yakından izliyorum.

Gün geçmiyor ki, yeni bir “helal gıda” çıkmasın.

Helal soda…

Helal peynir…

Helal yoğurt…

Helal ayran…

Helal köfte…

Helal döner…

Helal ekmek…

Helal pasta…

Helal yumurta…

Bu gidişle, yakında bütün gıdaların üzerinde “helal” damgasını göreceğiz.

Ve sonunda “helal ilaç”, “helal tıbbi malzeme” ve “helal kozmetik” Türkiye ’nin gündeminde

İşin bu noktaya geleceği belliydi.

Şimdi Türkiye, “helal gıda”dan sonra “helal ilaç”, “helal tıbbi malzeme” ve “helal kozmetik”i tartışıyor.

Hem de üst düzeyde…

Aşağıda okuyacağınız sözler, Prof. Dr.Cevdet Erdöl’ün.

Erdöl, biliyorsunuz Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın özel doktoru ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin rektörü.

Cevdet Erdöl diyor ki:

“Ülkemizde, gıda ve ilaç endüstrisinde yoğun bir şekilde Batılı ülkelerde üretilen jelatin kullanılmaktadır ve bu ürünün ana kaynakları içerisinde, ekonomik ve teknik bazı avantajları nedeniyle ağırlıklı olarak domuz deri ve kemikleri yer almaktadır. Helal olmayan katkılar içeren ilaç ve tıbbi cihazların, Müslümanlarca tüketilmesi endişe verici olup, bu durum genlerimizi, geleneklerimizi, inancımızı tehdit etmektedir. Bu hayati meseleyi zaruret kavramıyla geçiştirmemeli ve biran önce ‘helal ilaç-helal tıbbi malzeme’ konusunda kendi alternatiflerimizi geliştirmeliyiz.”

Bu işin sonu nereye varır biliyor musunuz?

Madem öyle…

Neden sadece yediğimiz içtiğimiz gıdalar ve kullandığımız ilaçlar “helal” olsun…

A’dan Z’ye her şeyimizin “helal” olmasına dikkat edelim.

Elimizden düşürmediğimiz telefonlar…

Masamızdaki bilgisayarlar…

Altımızdaki arabalar…

Evimizdeki buzdolabı, çamaşır makinesi ve televizyonlar…

Giydiğimiz pantolon ve gömlek…

Acaba “helal” mi, İslami kurallara göre mi üretiliyor, bunlara da dikkat edelim.

Bana sorarsanız, bu “helal” konusu insanların ruh sağlığını bozacak noktaya getiriliyor.

Her şey bitti…

Her şey dört dörtlük de…

İş yediğimiz gıdalar ve kullandığımız eşyaların “helal” olup olmadığına mı kaldı?

Bu milleti hep sömürdüler…

Şimdi sömürme sırası “din ticareti” yapanlarda mı?

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Hasan Serdar - Sayın Hocam

Bir ürünün 'Helal' olabilmesinde islami değerlere uygun üretilmesi kadar, markanın vergilendirme ve ödemelerinin zamanında ve gerçek olması ,çalışanlarının haklarını gözetmesi,sosyal güvenliklerinin tam olarak gösterilmesi,ödenmesi, kar marjının makul ölçülerde tutulması,kısaca ticaretinin islami değerlere uygun 'Helal' olması da gerekmez mi ?

Yanıtla . 1Beğen 24 Kasım 13:23
Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR