Ortalığı velveleye vermenin anlamı yok

MAKALEYİ DİNLE

Şu halimize bir bakar mısınız?

ABD’deki dava konusunda takındığımız tavır şu:

* Türkiye , bir komplo ile karşı karşıya.

*Türkiye’ye kurulan tezgâh!

* FETÖ ’cülerin yeni oyunu.

*17 Aralık komplosunun devamı.

Sabah akşam aynı cümlelerle kendimizi savunma telaşı içindeyiz.

Ortalığı velveleye veriyoruz.

ABD Hazine Bakanlığı’nın, bankalarımıza ceza vermesinden korkuyoruz.

Korku, telaş, heyecan; suçluluk belirtileridir.

Diyeceksiniz ki, “ İran ’la ticaret yapıyoruz, ABD bizim ticaretimize nasıl karışır?”

İki ülkenin normal ticaretine üçüncü bir ülke karışamaz.

Ama burada Birleşmiş Milletler’in İran’a karşı “ambargo kararı” var.

Türkiye de BM kararlarına uyacağını kabul etmiş.

Uymuyorsan, suç mu?

Suç…

Yaptırımı var mı?

Var…

Yaptırımı ne?

Ambargoyu delen bankalara verilen cezalar…

Daha önce ABD Hazine Bakanlığı, ambargoyu delen kimi bankalara ceza uygulamış mı?

Uygulamış…

Hem de defalarca.

Hem de kelli felli ülkelerin bankalarına.

*Alman Commerzbank’a Mart 2015’te 1.45 milyar dolar. Aynı bankaya 2011 yılında 175.5 milyon dolar.

*Fransız BNP Paribas’a 9 milyar dolar.

*Fransız Credit Agricote ve Societe Generali bankalarına 2.7 milyar dolar.

*Hollandalı ING Bank’a Haziran 2012’de 619 milyon dolar.

*İsviçreli Credit Suisse, Aralık 2009’da 536 milyon dolar.

*Deutsche Bank’a 18.9 milyar dolar.

*Bank of Moscow’a 9.5 milyar dolar.

*Bank of America’ya 16.6 milyar dolar.

*Credit Agricole’ye 329 milyon dolar.

*Banco do Brasil’e 139 milyon dolar.

*Standart Chartered’e 667 milyon dolar.

*National Bank of Abu Dhabi’ye 855 milyon dolar.

Liste böyle uzayıp gidiyor.

Gördüğünüz gibi, içlerinde kendi bankaları da var.

Alman, Fransız, İsviçre, Japon, Rusya bankaları da…

Bu bankaların bulunduğu ülkeler, verilen cezaları hiç sorun ettiler mi?

“Ticari” bir olay dediler, geçtiler.

Cezaları, “siyasi krize” dönüştürmediler.

Tutup ABD’ye nota vermediler.

Hatta olup bitenleri duyurmamaya çalıştılar.

Bizde…

Ortada daha ceza yok.

Ama ceza beklentisini şimdiden “siyasi krize” dönüştürme gayreti içindeyiz.

“Komplo” diyoruz…

“FETÖ’nün işi” diyoruz…

“Türkiye’ye karşı kurulan tezgâh” diyoruz…

“Asıl hedef Erdoğan” diyoruz…

Tamam, oldu bitti…

Kurallar neyse, o uygulanacak.

Ama şunu unutmayalım:

Bir işin sonunda bir hata varsa, başında da bir hata vardır.

Sonunda “ceza verilmesin” istiyorsak, başında o hataları yapmayacaktık.

Daha anlamadık mı?

Gazetelerde ve TV kanallarında haber…

ABD’den sonra Rusya da YPG’yi yanına almış.

Üzülüyoruz…

Dövünüyoruz…

Bunların yaptığı da iş mi, biz ABD’yi de Rusya’yı da dost bilmiştik.

Bunca yıldır “devlet geleneğine” sahibiz, şu gerçeği bir türlü anlamadık.

Devletlerarasında “dostluk” yoktur, “çıkar” vardır.

ABD de, Rusya da kendi çıkarına bakıyor.

Ya senin çıkarın…

Onu da sen düşüneceksin.

Başkalarından bekleme!

Ortadoğu’da yıllardır “köşe kapmaca” oynanıyor.

“Büyük Ortadoğu Projesi” adı altında bir senaryo yazılmış, o sahneleniyor…

Bize de “rol” verilmiş, kabul etmişiyiz, iktidar koltuğuna oturabilmek için “evet” demişiyiz…

Şimdi bakmışıyız “pabuç pahalı”, “Ülkemiz üzerine oyunlar oynanıyor” diye isyan ediyoruz.

“Bir kapı” kapanıyor, “öbür kapı”ya gidiyoruz.

Aslında “öbür kapı”dan da hayır yok, bunu biliyoruz, ama moral bulmak için “öbür kapı”dan ayrılmıyoruz.

Bugünlerde yaşadığımız bunlar.

Allah, sonumuzu hayır getirsin!

Domates fiyatını da sorun ediyoruz ya…

Bakıyorum, bazı gerzekler, domates fiyatının yüzde 45.29 oranında artmasını eleştiriyor.

Sanki eleştirecek başka bir şey yok!

Yine bazıları, konuşacak başka bir şey yok, dillerine domates fiyatını dolamışlar.

Efendim, bir ayda domates fiyatı yüzde 45 artar mıymış…

Yeme güzel kardeşim!

Kışın ortasında domates yenecek diye bir kural yok!

Yaz gelir, domates bollaşır ve ucuzlar, yersin.

Her sebze, mevsiminde…

Bu kadar sorun arasında, ülkemiz pek çok konuda ciddi sıkıntı içindeyken, sorun ettiğimiz şeylere bakın!

Domatesin fiyatı yüzde 45, kabağın fiyatı yüzde 23, patlıcanın fiyatı yüzde 14, salatalığın fiyatı yüzde 13 artmış.

Çok sosyetik olduk, çok!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR