Fazla konuşma, bak Türkiye büyüdü!

MAKALEYİ DİNLE

Türkiye’nin yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 11.1 oranında büyümesi, bazı münafıkların sesini soluğunu kesti.

Şimdi kim ağzını açsa, kim kalemini oynatmaya kalksa, aynı cevabı alıyor.

*Ekonomi çok kötü…

Fazla konuşma, bak Türkiye büyüdü.

*Enflasyon çok yüksek…

Fazla konuşma, bak Türkiye büyüdü.

*İşsizlik sorunu çözülemiyor…

Fazla konuşma, bak Türkiye büyüdü.

*Tarım çöktü… Et, nohut, mercimek, kuru fasulye, barbunya gibi en temel ürünlerimizi bile dışarıdan alıyoruz…

Fazla konuşma, bak Türkiye büyüdü.

*Avrupa ülkeleriyle, komşularımızla aramız çok kötü…

Fazla konuşma, bak Türkiye büyüdü.

Bu yüzde 11.1 büyüme oranı var ya…

İç ve dış münafıkların yüzüne şamar gibi indi.

Bu oran şimdi hükümetin elindeki en büyük koz!

Büyüme hızı ve bir soru

Türkiye, yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 11.1 oranında büyümüş.

Büyümüş ve “en hızlı büyüyen ülkeler” sıralamasında zirveye oturmuş.

Bir sevinç, bir sevinç!

Bir böbürlenme, bir böbürlenme!

Bazılarının ağzı kulaklarında!

Şimdi bir soru:

Bir vatandaş, bankadan aldığı yüklüce borç para ile altına lüks bir araba çekse…

Lüks bir kışlık konut, lüks bir yazlık ve lüks bir yat alsa…

Her gün arkadaşlarına ziyafet çekse…

Fırsat buldukça yurt dışına eğlenmeye gitse…

En pahalı markalardan giyinse…

Büyümüş ve zenginleşmiş mi olur?

Ülkemizin durumu da aynı!

Cebimizdeki para…

Kasamızdaki para…

Harcadığımız para…

Bizim değil, başkasının parası.

Borç alıp kullandığımız para…

Bir gün bu paraları geri ödeyeceğimize göre…

Borçla satın aldıklarımız, bizim mi sayılır?

Borçla satın aldıklarımızla kendimizi büyümüş ve zenginleşmiş mi kabul etmeliyiz?

Büyüdük ve zenginleştik de…

Türkiye yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 11.1 oranında büyüdü…

Tamam, kabul!

Sözümüz yok!

Rakamlar öyle söylüyorsa, öyledir.

İyi de…

Madem büyüdük ve zenginleştik…

İcra dairelerindeki dosya sayısı neden her geçen gün artıyor?

Neden iflas eden edene?

Neden sektörler sıkıntıda?

Neden piyasalar kan ağlıyor?

Neden borçsuz kişi yok?

Neden aileler önlerindeki dört beş yılın gelirini bugünden yedi?

Neden?

Gerçek büyüme…

Benim bildiğim gerçek büyüme…

*Çalışmakla olur.

*Üretmekle olur.

*İhracatla olur.

*Tasarrufla olur.

*Yatırımla olur.

Bunlar var mı bizde?

*Yeteri kadar çalışıyor muyuz? Çalışkan bir millet miyiz?

*Yeteri kadar üretiyor muyuz? Soframızdaki et, mercimek, nohut, kuru fasulye, barbunya bizim üretimimiz mi?

*Yeteri kadar ihracat yapabiliyor muyuz? 500 milyar dolarları hedefledik, ama yıllardır 150 milyar dolar bandında debelenip duruyoruz.

*Ekonomimiz yeteri kadar “istihdam” yaratıyor mu? Yaratmıyor…

*Yeteri kadar tasarruf ediyor muyuz? Tasarruf oranımız çok düşük. Bu nedenle yatırımlarımızı ve cari harcamalarımızı hep dışarıdan finanse ediyoruz.

Demek ki…

Bizim büyümemiz, gerçek büyüme değil.

Yani “üreterek” değil, “tüketerek” büyüme!

Bunun da çok fazla övünülecek bir tarafı yok!

Kendi kendimizi aldatmayalım!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Cenk Cemil - Büyüme işinin uzmanları bir "yoksullaştıran büyüme" çeşidinden söz ediyor! Hiçmerak edip de araştıran var mı acaba bizim büyümemiz de bu çeşit bir büyüme olmasın diye ?.. "Büyümüşüz" deyip yan gel osman mı diyeceğiz ?

Yanıtla . 2Beğen 14 Aralık 12:45
Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR