Karamürsel sepeti ve profesör (!)

MAKALEYİ DİNLE

İlginç bir ilçe şu Karamürsel…

Kendi insanı onunla ilgilenmiyor, elin adamı ilgileniyor!

Uzun süredir bir konusu var; KARAMÜRSEL SEPETİ!

Tarihe geçmiş Karamürsel sepeti…

Karamürsel sepetini yaşatmaya çalışan Ali Koygun var. Babadan bu mesleği sürdüren biri. Karamürsel sepetini “yaşatmaya” çalışıyor. “Sepetçi” kelimesi kulağa hoş gelmese de, o; bu işi severek ve bilerek yapıyor.

Nedeni sadece Karamürsel sevgisi. Karamürsel’in Cumhuriyet Caddesi üzerindeki babadan kalma dükkanında “Ufak tefek gördün de Karamürsel sepeti mi sandın?” sözünü, tarihe yazdıran Karamürsel sepetini, tıpkı yaptığı sepeti gibi dıştan “daracık” binada, ama 3 katlı mekanda bir sepet sarayında sergiliyor.

Karamürsel Sepetçisi Ali’yi, Karamürsel’de pek önemsemezler! Fakat Karamürsel sepetçisini dünya tanıyor…

Tıpkı Gazanfer Bilge, Aydın Demir, Ahmet Taşçı’yı hatta Karamürsel’e okullar yaptıran Nazmi Oğuz ve Necdet Calp’ı olduğu gibi.

Karamürsel ilginç bir ilçedir. Değerlerine “değer” vermez. Neredeyse, selamsızların birlikte yaşadığı bir ilçedir. Ama Karamürsel dışında bu saydıklarımın değerini bilen çok olduğu gibi, ilçenin değerlerini “araştıran” Karamürsel’i tanımak isteyen birçok yazar-çizer tarihçi, bürokrat, profesörler ilçeye gelir.

Karamürsel halkı arasında çok “basit” bilinen Karamürsel sepeti, dışarıdan gelenlerin hayranlıkla izleyip, merakla hikayesini ve yapılışını dinledikleri, Karamürsellilerin “Kiraz ve Zeytin” zamanı ihtiyaç duyup aradıkları, “KARAMÜRSEL SEPETİ” neredeyse yok oluyor.

Sepetin son ustası yaşlandı, çırak yok… Karamürsel sepetçisi Ali’ye gelenler sepet soruyor, ama aldıkları cevap “Yok!” oluyor.

Dünyanın öbür ucundan internet aracılığı ile Karamürsel sepeti isteniyor. Karamürsel’in adını dünyaya duyuran SEPET yok olmak üzere.

KARAMÜRSELLİ, adını dünyaya duyuran bu sepet için kılını kıpırdatmazken, İstanbul Üniversitesi’nden bir profesör Karamürsel’e gelmiş. Karamürsel sepetinin “Coğrafi” yapısını araştırıyor. Geçenlerde Karamürsel’e gelen bir ünlü iş adamı “Bu dükkan burada bir sıkışık yerde değil, devlet yolu üzerinde olmalı” demiş.

Bu konuda Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Karaosmanoğlu, Genel Sekreter Yardımcısı Ali Yeşildal ve Kültür Müdürlüğü ile İl Kültür ve Turizm Müdürü Adnan Zanburkan’ın temasları var. Ancak tavsiye ve temenniden ileri gitmeyen temaslar bunlar. Yetkililer bu konuda ellerini taşın altına sokmalı.

Karamürsel Sepetçisi Ali Koygun, D-130 Karayolu Ereğli bölgesinde yol kenarında bir arsa bulmuş. İşyerini ve mağazasını buraya taşımaya çalışıyor. Amacı, yeni işyerinde hem sepeti ve yapılışını teşhir etmek hem de sepet imalatı yapan yeni elemanlar yetiştirmek.

Düşüncesi ile sadece Karamürsel’e değil Kocaeli’ye de müthiş bir katkı sağlayacak işletmenin bir anca hayata geçirilmesi gerek. Hani bir söz var; “Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmak!” diye,Karamürsel’e dünyaca ün kazandırmış bu el sanatı mesleğin yaşatılması ve gelişmesi için, Karamürsel dışındakilerin gösterdiği ilgi kadar olmasa da, KARAMÜRSEL’in yöneticilerinin “Karamürsel Sepetçisi”ne köstek değil, sahip olmaları gerekir…

KARAMÜRSEL SEPETİ, Sepetçi Ali Koygun’un değil, Karamürsel’in ve Karamürsellilerin öz malıdır…

Hatta Karamürsel sepeti, Ali Koygun’un daracık işletmesinde değil, ilçeye girişte devlet yolunun kenarında sergilenmeli, teşhir edilmeli, Gölcük’teki Yavuz’un pervanesi gibi görülmelidir…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Abdullah Karagöz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR