Aykome ne işe yarar?

Bir sistem dahilinde olmadan yapılan her iş ya verimsizlik, ya da zararla sonuçlanıyor. Önce planlama yapmadan işe koyulmanın, etap etap düşünülmeden işe devam etmenin cezasını ne yazık ki yine biz çekiyoruz. Bu plansızlığı yerel yönetimler bazında düşünürsek, bu faturalar da ne yazık ki vatandaşın başına kalıyor. Kartepe’de yeni yapılan birçok cadde ve sokakta olduğu gibi… Üzerinden bir ay bile geçmeden, tonlarca asfalt atılan yollar yine köstebek yuvasına dönmüş durumda. Geçtiğimiz gün rastladığım bir haberde, Aykome’nin (Altyapı Koordinasyon Merkezi) vatandaşın parasının çar çur edilmemesi için çok hassas davrandığı ve sürekli ölçümler yaptığını okuyunca, “yeni dökülmüş asfaltı kazıp altyapı yapmanın zararı ne olacak?” diye düşünmeden edemedim. İnsan bu tip “yaptırılmış” haberleri okumak yerine, sahada icraat görmek istiyor. Altyapı yatırımlarını koordine eden bir merkez var ve kurumlar arasındaki altyapı-üstyapı koordinasyonunu sağlayamıyor mu? Üstelik tek görevi bu iken… Mevzu bahis milletin parası, bizim paramız, milli servet değil mi? Bu tür aleni savurganlık ve beceriksizliklere karşı önlem alınması gerekiyor. Kurum olarak ya da şahıs olarak, kimin ihmali varsa, kim işini düzgün yapmıyorsa, kim “şimdi yapalım, olmadı bozarız” diye iş yapıyorsa, hepsinin görevden alınması ve hatta kamuyu zarara uğrattıkları tespit edilenlerin haklarında işlem başlatılması gerekir. Yoksa bu köhnemiş “devletin malı deniz…” zihniyeti yerleşik beyinlerden bir türlü çıkmayacak!

Nedir bu İstasyon ışıklarından çektiğimiz!

İstasyon Mahallesi’nde yapılması düşünülen Dal-çık projesi belirsizliğini koruyor. Ne zaman ihalesinin yapılacağı, ne zaman sonuçlanacağı henüz belli değil. Yol çalışmaları bilindiği gibi başlamış ve müteahhidin işi bırakmasıyla süreç askıya alınmıştı. Yol çalışmasının durmasını fırsat bilen idareciler de yolu trafiğe açarak geçici de olsa trafik yükünü azaltmayı düşündü. Düşündü düşünmesine de… Yeni yapılan düzenleme bölgede çok ciddi bir sıkıntıyı da beraberinde getirdi. Mevcut durumda belki ondan fazla kaza yaşandı ve ölüm olmaması bir mucize! Yeterli güvenlik tedbiri alınmadan, sinyalizasyon ayarları yeni yol bağlantılarına göre yapılmadan, bu şekilde akışa izin vermek nereden bakarsanız bakın büyük bir hata… Sonucunda da her gün kaza…

Dumlupınar Mahallesi’nden Sakarya yönüne ve İstasyon Mahallesi’ne gitmek isteyen araçların birçoğu yolun ortasındayken, İzmit-Adapazarı yönüne giden araçlara yeşil yanıyor. Haliyle araçlar yolun ortasında çakışıyor. Üstüne bir de bizim insanımızın yeşili beklemeden yola çıktığını, kırmızı yansa da geçmeye çalıştığını hesaba katarsak, kazalar kaçınılmaz oluyor. Kavşağın eski haline uygun olan bekleme süresi, yeni düzenlemeye uymuyor. Bu sorun belediye yetkililerinin ilgili makamlarla yapacağı görüşmelerle kolaylıkla çözülebilir. Konu ivedilikle çözüme kavuşturulmalı. Ya güvenlik önlemleri alınarak sorun çözülsün, ya da kavşaktaki dönüşler yeniden kapatılsın. Yoksa orada yaşanacak muhtemel bir ölümlü kazadan sonra kimse “ihmal ettik, üzgünüz” demesin.

Üretmek gerekir…

Türkiye son yıllarda hiç olmadığı kadar terör odaklarının hedefi durumunda. Hem içerden, hem dışardan, sayısı belli olmayan operasyonlarla ülke çökertilmek isteniyor. Yetmedi darbe yapılarak elli yıl geriye götürülmek isteniyor. Terörden kurtulduk demeye başladığımız şu günlerde, yeni bir terör

saldırısıyla karşı kaşıyayız. Soğuk savaş olarak da adlandırılan bu durumun adı “ekonomik terör”. Özellikle Doların tırmanışı, Euro’nun fırlaması, mazot zamları gibi parametreler ülkenin ekonomisine karşı oynanan oyunların boyutunu gösteriyor. Birçok insan bu yaşananların ne alakası var gibi düşünse de, detaylara hakim olduğumuzda her birinin istikrar ve milli bütünlüğüne yönelik saldırılar olduğunu görebiliyoruz. Gezi olayları, çukur eylemleri, 17-25 Aralık ve darbe girişimi ile başarılı olunamamıştı. Tüm bunların üstüne Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı gibi iki başarılı operasyonla dimdik ayakta duran ülkemize karşı yeni ve sinsi bir saldırıyla karşı karşıyayız. Elbette artan fiyatlar herkesin canını sıksa da, bu durumu fırsat bilerek kaynaklarımızı verimli ve tasarruflu kullanmayı öğrenmeli, üretmeye tüketmekten daha fazla önem vermeliyiz. Ne kadar üretirsek, ekonomik olarak o kadar bağımsız oluruz. Ne kadar bağımsız olursak da, küresel dalgalanmalardan o kadar az etkileniriz. İthal ürünlere ihtiyacımızı azaltmanın, ekonomimize sahip çıkmanın yolu üretmekten geçiyor, unutmayalım.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Hasan Altınkaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Gncgl - defalarca şikayet etmemize ramen hiç birşey yapılmuyor çünkü onların umurunda deyiliz maddi hasarlı kazalar yada yaralananlar yada mağdur edilmiş esnaflar mahalle sakinleri 3 şeritli yan yol yaptılar belde yolunu daralttılar 3 metreye düşürdüler yaya yolu yaptılar inmeye merdiveni yok korkuluk yaptılar sanki uhu ile yapıştırmışlar tonlarca agırlıkta korkuluklar devriliyorlar yerde duruyor. bunlara 24 HAZİRANDA hakettikleri cevabı verecez

Yanıtla . 0Beğen 18 Nisan 22:59

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?