Çöp fabrikası konusuna Nuri Doğan’dan farklı bakış

Sevgili okurlarım, hafta sonu gelen “E-Posta”lardan biri de okurlarımdan Nuri Doğan’a aitti.

Kendini tanıtmamış, kim olduğunu bilmiyorum.

Çöp fabrikası konusunda “farklı bir görüş açısı” ortaya koymuş.

Şimdiye kadar hiç konuşmadığımız, hiç tartışmadığımız bir görüş açısı…

Türkçesi de son derece düzgün.

Noktasına, virgülüne dokunmadan sizlerle paylaşmak istedim.

Duyarlı davranışı nedeniyle kendisine teşekkür ediyorum.

Sanırım yazdıkları önümüzdeki günlerde tartışmaya yeni bir boyut kazandıracaktır.

Çöp fabrikası, sadece çevreye vereceği zararlar yönünden değil, ekonomiye getireceği yük yönünden de tartışılacaktır.

Nuri Doğan’ın gönderdiği mesajı, buyurun birlikte okuyalım.

“Sayın Tanzer Bey,

Gazete köşenizde yazdığınız makaleleri uzun zamandır okuyorum. Bu köşeden siyasileri, yetkilileri, yaptıkları icraatları olumlu veya olumsuz yönleri ile bizlere aktarmaktasınız.

Son zamanlarda çöp fabrikası ile ilgili dik duruşunuz takdire şayan niteliktedir. Mesela belediye yetkililerinin bilgilendirme toplantısında yapacaklarını bir gün önceden tahmin ederek yazmanız gibi…

Olaylara bakış açınıza yardımcı olmasını umut ederek sizlerle bir şeyler paylaşmak istedim. Sanırım çöp fabrikası ile ilgili şu yazacaklarım aklınıza gelmemiştir. Çöp fabrikası İZMİT UMUTTEPE bölgesine yapılmamalı konusundaki bütün sebeplerinize katılıyorum. Hastaneye yakınlık, ormanlık alan olması nedeniyle katledilecek ağaçların fazla olması,İzmit halkının nefes alabileceği bir yer olması, tabiiki en önemli sebeplerin başında geliyor.

Bana göre, bu alanın seçilmesinin arkasında başka sebepler de aramak lazım. Öncelikle kurulacak çöp fabrikasının ömrü hakkında herhangi bir bilgiye sahip olmadığımı belirtmek isterim.

Bu noktadan sonra birazda matematiksel konuşmakta fayda olduğunu düşünüyorum.

2017 yılı nüfus verilerine göre KOCAELİ ilinin toplam nüfusu 1,883,270 kişidir.

İlçelere göre bakıldığı zaman

Gebze 368,278

Darıca 198,153

Çayırova 128,135

Dilovası 47,663

Körfez 162,130

Derince 140,800.

İZMİT 360,409 kişiden oluşmaktadır.

Kısaca Gebze’ye kadar (Derince-Körfez-Dilovası) 350,763 kişi, yani İZMİT nüfusundan fazla.

Gebze’den İstanbul’a kadar (Gebze-Çayırova-Darıca) 694,566 kişi. Yani İZMİT nüfusunun iki katı.

Gebze’ye OSB bölgesinde çalışmaya gelen ve çöpünü orada bırakacak nüfus hariç.

Burada size kurulacak fabrikanın maliyetinden hiç bahsetmek istemiyorum. Çünkü sizde yazının devamında maliyetin önemli olmadığını anlayacaksınız.

Şimdi İZMİT çöp fabrikasına taşınacak çöpün miktarını siz düşünün artık.

Bu kadar çöp nasıl taşınacak, bu taşıma işlerini kimler yapacak, bu işten kimler kazançlı çıkacak?

Kimin ödeme yapacağı belli, devlet dolayısıyla millet, ama kime ödeme yapılacak belli değil.

Şimdi kendinizi İŞ İNSANI olarak düşünün, elinizin altında o kadar çok arazi var ki sınırını siz bile bilmiyorsunuz. Kendi arazilerinizden birinin üzerine fabrika kurmaya karar verdiniz.

Hammaddeyi kilometrelerce uzaktan birilerinin taşıması gerekecek araziniz üzerine mi, yoksa hammaddeye en yakın yerdeki taşımaya gerek olmayan araziniz üzerinde mi kurarsınız? Fabrikanız çalıştığı süre içerisinde taşıma parası vereceğinizi biliyorsunuz. Sakın unutmayın.

Bu yazıyı bir okurunuz olarak farklı bir boyuttan bakmanızı sağlamak için yazdım. Umarım dikkatinizi çekmiştir. Sizi takip etmeye yazılarınızı okumaya devam edeceğim. Umarım bu yazdıklarımla dikkatinizi çekmişimdir.Teşekkürler…”

Tam “dolarize” olduk, ama biz hâlâ doların neden yükseldiğini tartışıyoruz

*Bankalara bakın, tasarruf mevduatlarının çoğu döviz. Dolar… Euro…

*Devlet ihaleleri genelde dövizle yapılıyor…

*Köprü ve tünel geçiş ücretleri dolarla belirleniyor…

*Yapımına başlanan nükleer santralin üreteceği elektriğin garantili alımı dolarla…

*AVM kiraları dolarla…

*Daha yeni Hürriyet Gazetesi dolarla satıldı…

Özetle piyasada herkes alacağını vereceğini dolara bağlamış.

Boğazımıza kadar “dolarize” olmuşuz, biz hâlâ “Döviz neden düşmüyor, neden yerli ve milli paramız değersiz?” diye tartışıp duruyoruz.

İki arada bir derede…

İşimiz çok zor!

ABD ile yakınlaşalım, diyoruz…

ABD, PYD’ye desteğini çekmiyor.

Rusya ile yakınlaşmış gibi görünüyoruz…

Rusya, Esad’ı korumaya devam ediyor.

Tam “İki arada bir dere”deyiz.

Aşağı tükürsek sakal, yukarı tükürsek bıyık!

2 görüş

*”Bazı insanların değişmesini beklemeyin. KÜTÜK tersten okununca da KÜTÜK’tür.”

*”Asıl sorun hata yapmak değil, denememektir.” Sanford MEİSNER

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

04

Hukukçu/ İzaydaş - İZAYDAŞ ÇALIŞANLARI MAĞDUR EDİLİYORMUŞ -2

SARAÇ’sürekli maşa kullanıyormuş,çalışanlara benim haberim yok diyormuş.

Düşününüz ülkemizdeki insanların durumunu ve yönetici profillerini İzaydaş çalışanları Tehlikeli zehirli atıkların içinde çalışıyor,siz birde bu insanları tehtit ediyorsunuz.

Bu çalışanlara kıymet vereceğinize tehtit ha…yazıklar olsun sizin insanlığınıza.

SİRMEN'dönemi elde ettikleri sendikal hakları her sözleş tehtitlerle ellerinden alınmış ve baskı her sözleşmede devam ediyormuş!

Bu çocuklar Türkiyenin atıklarını imha ediyor,insanlık için çevre için emek veriyorlar daha önemlisi,sağlıklarıda tehtit altında yarın,öbür gün hiçbir garantileri yok!

Sizlerinde çocukları var… ‘’Zalimin zulmü varsa,Mazlumun Allah’ı var’’

Yanıtla . 1Beğen 18 Nisan 20:58
05

Emekli Helalzade - @Hukukçu/ İzaydaş 04 nolu yoruma cevabı: Fabrika içerisinde çalışanlar hergün tehlikeli,kimyasal atıkların içinde çalışıyorlar,hergün zehirli gazları soluyorlar ileride sürünerek ölecekleri aşıkar.

Fabrika içerisindeki insanlar kimsenin umurunda değil yöneticiler bunların dışında,her zaman olduğu gibi zehirlenen arkadaşlara psikolojik olarak zehirleniyorlar deniliyormuş,zehirlenmenin psikolojisimi olur.

İşyeri Doktoruda çalışma ortamından dolayı hasta olanlara hastalık psikolojik olarak kafanda diyormuş,kafanda bitirmelisin diyormuş hastalığı,arkadaşım solunum yollarından rahatsızlığı çıkmış gittiği Doktor gazlı zehirli çalışma ortamı etkiler bu meslek hastalığı demiş.

Arkadaşlarımı arıyorum konuşuyoruz İzaydaş dahada kötüye gidiyormuş bana siz kurtuldunuz diyorlar,artık her türlü atığı yakıyorlarmış Yakma Müdürü Şahan efendi rekor kırma peşindeymiş bu aralar zehirli tarım ilacının etkisi ve diğer açık havuza boşaltılan atıklar,ağzı açık bırakılan zehirli variller fabrika içini kokuları ve gaz sarmış,çalışan arkadaşlarım siz zamanında sağlıklı bir şekilde emekli olup kurtuldunuz diyorlar.

Gerçekten İzaydaşta uzun yıllar normal çalışma süresinde çalışılmaz İzaydaşa özel yıpranma hakkı verilmeli,mevcut yönetim iktidar partisi Akp yönetimi hani insanlar sizin için önemliydi.

Yanıtla . 0Beğen 19 Nisan 21:09
03

Hukukçu/ İzaydaş - İZAYDAŞ ÇALIŞANLARI MAĞDUR EDİLİYORMUŞ -1

İzaydaş çalışanları sözleme dönemi süreci içindeymişler yine yeni,yeni baskı ve tehtitlere maruz kalıyorlarmış!..

İzaydaş’ın kaymağını yiyenlerde haksızlıklar karşısında hiç ses yokmuş,Adeta ‘’Dilsiz şeytan olmuşlar’’ 90’çeşit yevmiye uygulaması varmış İzaydaş’ta!

Listenin en başında torpilliler varmış,Kıdem falan ‘’Hak getire’’ durumu varmış!

Genel Müdür SARAÇ’ın yakın akrabasıda yevmiyesi listesinin üst sıralarındaymış.

İzaydaş’ın adeta belli bir grup tarafından palsellendiği söyleniyor,Bu grubun Fetö bağlantısı olduğu söyleniyor,Diplomaları Fetö dersanelerine giderek,Fetö okullarından aldıkları söyleniyor,Eğitim masraflarınıda kuruma fatura etmişler.

Pazarlama Şefliği yapan bir Fetöcünün konuşacak diye tazminatı verilerek,başka bir yerde iş imkanıda sağlanarak kurumdan uzaklaşması sağlanmış…Fetöcü yakıştırması yapılarak iftirayla tazminatsız Fetöcü diye haksız yere işten atılan personelin mahkeme süreçleride devam ediyormuş.

Fetöcü olduğu söylenen grup ŞENGÜN’dönemi sonrası yönetim kademelerini tamamen ele geçirmişler,Bu Fetöcü grubun seçimlerde AKP’ye oy vermedikleri söyleniyor…

İnsanlara baskı yaparak Mevcut AKP Hükümetine karşı kin beslemeleri için sözleşme dönemide baskı yapıyorlarmış…

Çalışma saatlerini arttırmakla tehtit ediyormuş İzaydaş’ın kaymağını en çok yiyen Müdürleri…

SARAÇ’sürekli maşa kullanıyormuş,çalışanlara benim haberim yok diyormuş.

Yanıtla . 1Beğen 18 Nisan 20:56
02

Önce Sağlık - Vatandaş olarak yerleşim yerlerine bir kaç km uzaklıkta olan bu tesisi kabul etmiyoruz. Bu mesele ne muhalefet ne iktidarın meselesi değildir. Yerede para verilsin izmitin tepesine olmasın. Binlerce insanımızın sağlığı o yere verilecek paradan çok çok daha kıymetli...Bu fabrikalardan koku özelliği olmayan kanser gazıyla birlikte insan sağlığına zararlı parteküller çıkar...Hastanelerimiz daha çok taşar...Sonuç sağlığı dahada bozulmuş bir toplum , kaybeden devlet, kaybeden sağlığımız...Büyükşehir en uygun yere yapmak zorundadır. Bu hatalı yerden bir an önce dönülmelidir. İzmitin neresine yapsak daha çok zarar verir diye düşünsek birinci olacak bu yet asla olmamalıdır. Halkımız gerçekleri görmekte kesinlikle istememektedir.

Yanıtla . 0Beğen 17 Nisan 17:16
01

Oy Yok - O ormanın o tepenin etrafı yaşam bölgesi. Etrafında 7/24 yaşayan binlerce insan var. O kadar atıl o kadar uygun başka yermi yok koskoca Kocaelide...Akıldan mantıktan uzak...İnsan ,çevre ,doğa düşmanı bir tesis. Avrupadaki fab. lardan kat kat büyük olduğu söyleniyor. Bu tesisi yapmayı becerebilecekmiyiz...Binlerce ton çöp yakılacak. Avrupadaki gibi ayrıştırmadan. Bu nedenle daha yüksek ısıyla yakılacağından kanser gazının çok daha fazla çıkacağı söylenir. Ağaç diksenizde alikahyadakiler gibi kurumuyacakmı...izmitin son ormanı oksijen depomuz çöp deposu yapılırmı. Bu şehre nefessiz bırakmayı benzedi...

Yanıtla . 6Beğen 17 Nisan 08:49

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?