Özgür basın, demokrasinin teminatıdır, ama var mı?

Aristo’nun tam demokrasi için önerdiği yasama-yürütme ve yargı bağımsızlığı, yani erkler ayırımı teriminin demokrasinin olmazsa olmaz kuralı olduğu artık tartışmasızdır.

Biliyoruz ki; buna göre meclis hükümetin denetimine girmeyecek ve bağımsız olacak.

Mahkemeler meclisin ve hükümetin etkisine girmeyecek ve bağımsız olacak.

Hükümet, yani yürütme de meclis ve mahkemelerin baskısı altında olmayacak.

Hukukun üstün olduğu, düşünce ve ifade özgürlüğünün bulunduğu, insanı esas alan bir Anayasa ve buna bağlı bu üç bağımsız güce halkın iradesi tam olarak yansıdığında, demokratik devlet halkın devleti olacak.

**

Zamanımızda iletişimin çok gelişmesi, basının kitle iletişim araçları haline gelmesi ile bu üç bağımsız güce bir dördüncü güç daha eklendi. İçinde televizyonun da bulunduğu kitle iletişim araçları ile basın iktidarları yıkmaya, yeni iktidarlar oluşturmaya, yani halkın iradesini dilediği gibi yönlendirmeye başladı.

Böyle olunca basının özgürlüğü çok daha fazla önemli olmaya, basın demokrasinin dördüncü gücü olmaya başladı.

Önceleri yargıya hakim olarak iktidarlarını devam ettirmeyi amaçlayan iktidarlar bu defa basını da elde ederek halkı etkilemeyi ve iktidarlarını korumayı amaçlamaya başladı.

**

Bir düşünün bir tarafta elinde gazete ve televizyonları bulunan bir siyasi güç, sürekli beyin yıkamaya dönük haber ve programlarla halkı dilediği gibi yönlendiriyor.

Diğer tarafta haklı ve doğru bile olsa elinde basını bulunmayan diğer siyasi güçler halka ulaşamıyor ve derdini anlatamıyor.

Basını eline geçiren iktidarlar muhalefetin söylediklerini ya hiç ya da çarpıtarak halka ulaştırmayı başarıyor.

Bu durum sizlere yabancı gelmiyor değil mi? Pekiyi böyle bir yapıda halkın iradesinin tam olarak sandığı yansıdığını, demokrasinin hayata geçtiğini ifade etmek mümkün mü?

**

Son dönemlerde basın, büyük tekellerin ya da siyasal iktidara yakın iş adamlarının eline geçmeye başladı.

Daha yeni Doğan grubunun tüm basın ve kitle iletişim araçları iktidara yakın olduğu söylenen bir iş adamı tarafından devlet bankasından verilen ciddi kredilerle satın alındı.

Hatırlarsınız daha önce ATV vs gibi basın kuruluşları da öyle el değiştirmişlerdi.

Kocaeli’de etkili bir gazete siyasal iktidara çok yakın olduğu bilinen bir şirket tarafından satın alındı.

Basın büyük ölçüde susturuldu. Bu durumda basının yurttaşlarımızı doğru bilgilendirmesini beklemek mümkün mü? Bu şartlarda özgür basından bahsetmek mümkün mü ?

**

Cumhuriyetimizin kurucusu büyük ATATÜRK bile 108 gün kaldığı Sivas Kongresinin 11 Eylül tarihi oturumunda arkadaşları ile birlikte milli mücadelenin halka duyurulması, İstanbul hükümetini tek taraflı destekleyen gazetelere karşı halkın bilgilendirilmesi için İRADE-İ MİLLİYE adında gazete çıkartmaya karar vermişti. Kurtuluş savaşında bağımsız gazeteler halkın doğru bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi için çok önemli görevler yapmıştı.

**

Bu nedenledir ki; artık çağdaş Dünyanın demokratik anayasalarında “basın özgürdür, susturulamaz, vatandaşların bilgi edinme hakları sınırlandırılamaz ve engel olunamaz” şeklinde düzenlemeler vardır. Anayasalar bunu yazarken tabi ki Anayasaya uygun basın kanunu yapılarak basın mensubu olmayan kişilere basın kuruluşlarını işletme ve satın alma yetkilerinin verilmemesi, basın kuruluşlarına eşit olarak sosyal devlet ilkesi gereği devlet katkısının verilmesi, basının siyasal iktidar ve iş adamı dayatmasından kurtarılması, basın mensuplarının siyasal ve ekonomik saldırılardan korunması, sansürün yasaklanması, düşünce ve ifade özgürlüğünün sonuna kadar korunması ile halkın doğru bilgilendirilmesinin sağlanması gibi unsurların basın kuruluşlarına sağlanması gerekir.

**

Böyle olunca basın iktidara değil, halka ve kendi vicdanına hesap verir.

Basın özgürce hata arar ve eleştirir, basının görevi budur.

Ciddi eleştiri ise iktidarı diri tutar ve hatadan arındırır.

Basını özgür olamayan bir ülkede artık demokrasiden bahsetmek mümkün olmaz.

Bu durumda yurttaşlarımızın doğru bilgi almaları ve siyasi iradelerini sandığa doğru yansıtmalarını beklemek de hayal olur.

Özgür basın demokrasinin teminatı olduğuna göre muhalefete ve milletvekillerimize bu konuda daha ciddi çalışma sorumluluğu düşmüyor mu, ne dersiniz?

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Fahri Örengül - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?