• BIST 97.713
  • Altın 144,195
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Kocaeli : 19 °C
  • İstanbul : 22 °C
  • Sakarya : 19 °C

Meclis üyeliğine olan ilgi!

Hasan Altınkaya



Bilindiği gibi Büyükşehir yasasıyla birlikte ilçe belediyeleri neredeyse Büyükşehir’in bir alt birimi haline geldi.
İlçe Belediyeleri sadece çöp toplama, parke kaplama, çocuk parkları yapma gibi artık icraattan bile sayılmayacak şeylere kaldılar.
İlçe Belediye başkanlarının bile bu kadar pasifize edildiği bir yapıda meclis üyeliği kavramının da pek önemi kalmadı.
Peki nedir insanları buraya bu kadar çeken güç?
Sadece basit bir koltuk mu?
Para mı veya toplumda ki itibar mı?
Öyle ya ne koltuğun doğru düzgün bir hükmü var, ne aldığı paranın. O parayı şimdi ki çocuklara verseniz geri çevirirler!
Meclis toplantılarında elleri indir kaldır vazifesini gören insanlar olarak biliniyorlar.
Hele iktidar partisi mensubuysan ve farklı düşünüyorsan yine hiçbir hükmü şahsiyetin yok.
Grup kararına uymazsan doğru kapı dışarı!
İşte bu meclis üyelerinin tek farklı oldukları yer protokol denen o tılsımlı yer ki ön sırada bir yer işgal etmekten başka hiçbir albenisi yok!
Tek artıları bu.
Edirne’den Hakkari’ye ne kadar il ve ilçe belediyesi varsa tümünün meclis üyelerinin yapısı hemen hemen aynıdır buna eminim.
Sorsanız hepsinin ortak söylemi aynıdır: ‘Halka hizmet için bu yola çıkıyoruz.’
Herkes biliyor ki herhangi bir yere aday olan kişi, mevcutlara bakarak kendisini tartıyor.
‘O yapıyorsa ben neden yapamayayım ki’ diye düşünüyor.
Birde, ‘senden iyisi mi var?’ diye etrafında pohpohlayanlarda oldu mu tamamdır.
‘Acaba bu mevkiyi ben hak ediyor muyum?’ diye düşünenin pek az olduğunu zannediyorum.
Yoksa, artık benimde dönemim geldi, bende meclis üyesi olayım anlayışı ile bu işler yapılacaksa hiç yapılmasın daha iyi.
Gerçekten hizmet etme anlayışıyla yola çıkanların bile sahip olmaları gereken bazı kıstaslar olmalı.
Yaşadığı bölgenin avantajları ve dezavantajlarını bilmeli mesela.
Halkın içerisine karışmalı. Vatandaşların hissiyatını yansıtabilmeli.
Eğitim seviyesi düşük olsa bile hayattaki bir takım başarılarıyla onun önüne geçmiş olmalı.
En azından çevresi tarafından şaibesiz, dürüst ve çalışkan insan olarak tanımlanmalı.
Başkalarının kuklası değil, kendi özgür iradesiyle hareket eden insan olmalı, en azından bu algıyı oluşturmalı.
Fırsatçı olmamalı, ahde vefa sahibi olmalı.
Göründüğü gibi olmalı, olduğu gibi görünmeli.
Belediyecilik terimlerini asgari düzeyde bilmeli. Mesela imar nedir, iskan nedir, kentsel dönüşüm ne demektir bilmeli.
Meclis üyeliği kriterlerini çok mu abarttık bilmem ama benim şahsi düşüncelerim böyle.

Xxxxxxxxxxxxxx

******************************
BİR TAŞTA İKİ KUŞ

Adamın tembel mi tembel bir uşağı vardı. Bir gün onu üzüm ve incir almaya gönderdi, ama uşak sadece üzümle çıkageldi.

- Ben sana demedim mi, sana bir iş verirsem iki iş birden yap diye ha?

Tesadüf bu ya, efendi o gün hastalandı. Uşağı doktor çağırmaya gönderdi. Uşak da doktorun yanında bir gassal bir de mezarcı getirmişti.

Efendi uşağına çıkıştı:

- Niye getirdin bu mezarcıları yahu?

- Efendim, sana bir iş verirsem iki iş birden yapacaksın demediniz mi? İşte, tedavi etsin diye doktor getirdim. Tedavi kâr etmez de ölürseniz, mezarcı hazır olsun bari dedim!

Bu yazı toplam 991 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim