• BIST 92.424
  • Altın 148,816
  • Dolar 3,6475
  • Euro 3,9001
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 12 °C
  • Sakarya : 5 °C

Meclis’teki gerilim sokağa yansımasın

Mehmet Özmen

İlginç bir referandum olacak.

Kılıçların çekildiği, kalkanların parlatıldığı bir savaş gibi…

Herkesin bakış açısına göre farklı anlamlar çıkardığı, güzelliği kadar çirkinliği de konuşulan, sonucu itibarıyla nasıl bir durumun ülkeyi beklediği tam olarak kestirilemeyen bir referandum yapılacak.

Fakat bir kere şunu herkesin iyi bilmesi ve buna göre sakin bir yapı ile hareket etmesi gerektiğini düşünüyorum.

Ülkemizin en başından bu yana rahatlamaya ihtiyacı var. Siyaset farklı bir dil kullanmaya başladı bu süreçte. Herkesin aklına gelen ve icraata geçirilen ilk mantık gerilim. Herkes bu gerilim denilen yapı ile anlaşma yapmış gibi birbirine sallayıp duruyor. Bu gerilimden bir önce uzak durmak lazım.

Siyasetin üzerinde uzlaşması gereken konu, son kararın millet tarafından verilecek olmasıdır. Yaşanan kavgalarıyla, hakaretleriyle, o çirkin görüntüleriyle bir şekilde yasa değişikliği teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçti. Değişikliği istemeyen partilerin yöneticileri de bu karara saygı duyup sonucu beklemek gibi bir olgunluk göstermeliler.

Tabi maddelerin kabul edilmesinin de verdiği gaz ile AK Parti ve MHP’de bu yönde bir beklenti var. Fakat bizim CHP’mizde ‘Millet her zaman doğruyu seçmez’ mantığından kurtulamayan bir zihniyet söz konusu. İşte gerilimin ana sebebi bence tam da burasıdır.

Bakın, 15 Temmuz’daki o hain darbe kalkışmasının ardından çok güzel bir ortam oluştu. Hem FETÖ’ye, hem bu örgütün işbirliği içinde olduğu PKK’ya ve hem de onlar gibi terör örgütlerine karşı büyük bir birliktelik sağlandı. Bu güzel oluşumun içinde elbette PKK’nın siyasi uzantısı olan HDP olamazdı.

Nitekim yoktu da…

Fakat bizi üzen husus ise Yenikapı’da ortaya çıkan o güzel görüntülerin maalesef bu yasa değişikliği görüşmelerinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görülememesi olmuştur. Önce erkek vekiller, ardından bayan vekiller birbirlerine girdi.

Tekmeler, tokatlar, yumruklar, arkadan saldırmalar, engelli bir kadın vekile yapılanlar, hepsi milletin gözünün önünde gerçekleşti.

Sorumlu sadece iktidar mı?

Ya da sadece muhalefet mi?

Elbette ki ikisi birden bu işin sorumluluğunu üstlenmek durumunda. İktidar ve ana muhalefet partilerimiz, yurdum insanının gözünün içine baktığı iki önemli kurumdur. Haliyle onların sebep olduğu her türlü gerilim millete de aynı oranda yansıyacaktır.

Şunu herkesin bilmesini istiyorum; referandumda çıkacak her sonuç bu ülke insanını ve yaşanan siyasi ortamı rahatlatacaktır. Sonuç evet de olsa, hayır da olsa söz verildiği üzere ilgili siyasiler tarafından baş tacı edilmelidir. Ortaya toplumsal bir karar çıktıktan sonra milletin sözünün üzerine söz söylemeye çalışan birileri çıkarsa onlara anladıkları dilden konuşmak da yine bu halka düşer.

Söz konusu parti, yapılacak olan ilk seçimlerde inanın bana hayatının en büyük kahrını yaşayacaktır. Çünkü millet affetmiyor. Açık açık yazmakta fayda var. Millet ile aynı dili kullanmayan kim olursa olsun toplum tarafından cezalandırılır. Çünkü milletin bir doğrusu vardır.

Ve doğru da her zaman en doğru olmuştur…

Bu yazı toplam 1709 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim