• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • Kocaeli : 7 °C
  • İstanbul : 14 °C
  • Sakarya : 7 °C

Mehmet Akif’i anmak ve anlamak…

Mustafa Küpçü

Tarihimizde kimlik, kişilik ve eserleriyle “ölümsüzlük” mertebesine ulaşmış saygın insanları yeterince tanımıyoruz! Tanımak için de emek vermiyoruz.

Özellikle, cehaletin pençesine düşmüş, başındaki çobanın anlattıklarıyla yetinenler, kimilerini “koşulsuz seviyor” ya da kimilerinden “ölesiye nefret ediyorlar.”

Örneğin; “Dini kişisel ve siyasal çıkarları için kullanan” kimi yoz-yobaz takımı için Mustafa Kemal, “tüm kötülüklerin sebebi” olarak görülüyor! Mustafa Kemal’le ilgili olarak anlatılan tüm yalanlara koşulsuz inanıyorlar!

Öte yandan, kendisine “laik, demokrat” kimliği yakıştıran ve Mustafa Kemal’i çok sevdiğini söyleyen –kimileri de, “karşı cephede” saygı-sevgi gören kimi kişilere aynı “önyargı” ile bakıyor!

Her iki “fanatik” kesimin de ortak özelliği; “okuma ve araştırma özürlü” olmalarıdır.

Gazeteci kimliğimle, çok okumak ve araştırmak zorundayım. İstiklal Marşımızın yazarı Mehmet Akif Ersoy’u çeşitli kaynaklardan araştırdım. İslamiyet’in kutsal kitabı Kur’an’ı tefsir edebilecek kadar Arapça ve Farsça bilen, sözcüklerle derin mesajlar ortaya koyabilen Akif’in, Cumhuriyet kurulduktan sonra Mustafa Kemal’e tepki olarak Mısır’a gittiği anlatılır. Akif’in Mısır’a gittiği ve Mustafa Kemal’in “Türk Devrimi’ni” pek içine sindiremediği doğrudur. Ama, 11 yıl sonra, siroz hastalığı ilerleyince 17 Haziran 1936’da tedavi için İstanbul’a döndüğünde söylediği şu sözler de unutulmamalıdır;

“Mısır’da 11 yıl kaldım. Fakat, 11 saat daha kalsaydım artık çıldırırdım. Sana halisane bir fikrimi söyleyeyim mi; insanlık da Türkiye’de, Müslümanlık da Türkiye’de, hürriyet de Türkiye’de. Eğer varsa, Allah benim ömrümden alıp Mustafa Kemal’e versin.”

Akif,  27 Aralık 1936’da vefat ediyor. Ama eserleriyle ve en büyük eseri İstiklal Marşımız ile sonsuza dek yaşayacak.

Mehmet Akif’in en çok kızdıkları, “dini yeterince anlamadığı halde, din adına yalanlar uyduran yobaz takımıdır.” “Mütevekkil” adlı şiiri, “KADER” inancını çıkarına göre kullanan ahlaksız takımına bir Osmanlı tokadı gibidir! Bu şiirini bir süre önce bir yazımda yayımlamıştım.

Şimdi, Mehmet Akif’in sanki bu günleri görmüş gibi yazdığı ve SAFAHAT  adlı eserinde yer alan bir başka şiirini sizlerle paylaşmak istiyorum.

 

“Sofuluk satıyorsun, elinde tespih

Çevrende dalkavuklar, tapınır gibi la-teşbih!

Sarık, cübbe ve şalvar; hepsi istismar, riya.

Şekil yönünden sanki; Ömer’in devri güya!

Herkes namaz oruçta; hepsi sözünü dinler

Zikir Kur’an sesinden, yerler ve gökler inler!

Ha bu din, iman, takva; inan hepsi yalan

Sen onları kendine taptırırsın vesselam!

Derdin, davan sadece, hep nefsi saltanatın

Şimdilik putu sensin, tapılan menfaatin!

Hey, kukla kafalı adam; dinle sözümü tut,

Bunların dilinde Hak; ama kalbi put!..”

 

Hazreti Muhammed; “DİN AKIL SAHİPLERİNE SESLENİR” diyor.

O’nun yolunda yürüdüğünü söyleyenler;

İçleri “kin ve öfke dolu”; dini, kişisel ve siyasi çıkarları için kullanan, cehaleti körükleyen, yalanlarla saf insanların aklını hiçe sayan maskaraları değil, aklınızı kullanarak Mehmet Akif’i okuyun ve anlamaya çalışın.

O da yetmez; Kur’an’ı “Arapça ve anlamadan ezbere okumak” yerine, tefsirini okuyup Allah’ın “gerçek emirlerini” asıl kaynağından öğrenin.

Unutmayın;

İslam dininde “aracıya” gerek yoktur!

RUHBAN SINIFI yoktur!..

Bu yazı toplam 1270 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
selâmi
03 Ocak 2016 Pazar 12:43
12:43
Yav cümle alem bilir ki, Mehmet Akif Ersoy iman ve İslâm cenahının Milli bir şairidir. Onun çok tartişilacak bir kaç mısrası ile kendisini

müslümanlara karşı imiş gibi gösteremezsiniz ! Çünkü, safahat nam adlı eserindeki mısralarının yüzde doksan dokuzu müslümanlara büyük bir

destek verir ve bu mısralartın içeriği hep iman ve İslâm kokar...

Şimdi buradaki yazıda nakledilmiş mısralara karşılık biz de merhumun bir-kaç mısrasını ekleyelim dedik !

Buyrun okuyunuz :



Kul olmak çağdışıyken, soyunmak çağdaşlık,

Din kardeşliğini bıraktık biz, ecnebiyle kaynaştık..

Sünnet sakal yobazlık, top sakalsa medeni..

Unuttun sen ey vefasız ehli sünnet dedeni..



Mehmet Akif ERSOY
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim