• BIST 107.303
  • Altın 152,979
  • Dolar 3,7134
  • Euro 4,3645
  • Kocaeli : 14 °C
  • İstanbul : 23 °C
  • Sakarya : 14 °C

Memleketimden insan manzaraları…

M.Tanzer Ünal

Eskisi gibi değil…
Araştırmacıların işi artık çok kolaylaştı.
Bir ülke ile ilgili sosyal araştırmalar mı yapmak istiyorsunuz,TV kanallarını izleyin yeter.
Bu söylediğim,her ülke için geçerli.
TV programlarının konuları ve reyting sonuçları,o toplumu hemen ele veriyor.
Biliyorsunuz…
O ilgiyle,heyecanla izlenen programların hepsinin formatı,dünyada tek bir merkezde üretiliyor.
“Var mısın,yok musun?”
“O ses Türkiye…”
“Yok böyle dans!”
“Yetenek sizsiniz.”
“Kim milyoner olmak ister?”
“Esra Erol’la izdivaç.”
Benzer bir çok program…
Bu programlar,İsviçre’de bir şirket tarafından üretilip,tüm dünyaya satılıyor.
Günahlarını almayayım…
Bu programlar,dünyayı yönlendirmek,dünyayı uyutmak isteyenler tarafından da hazırlattırılıyor olabilir.
Sadece yarışma programları mı?
Dizilerimize de diyecek yok!
“Fatmagül’ün suçu ne?”
“Muhteşem Süleyman.”
“Adını Fahire koydum.”
“Pis yedili.”
“Yalan dünya.”
“Arka sokaklar.”
Tamamını yazmaya kalksam,yazı biter.
Gördüğüm şu.
Diziler,toplumumuzu tamamen esir almış durumda.
Yüzde 10’u hariç tut…
Yüzde doksanı,TV dizileriyle yatıp,TV dizileriyle kalkıyor.
Çevrenizi dikkatle gözleyin,bunu siz de göreceksiniz.
Tam bir “uyutma” politikası…
Bizim gibi geri bırakılmış ülkelerde uygulanan bir yöntem…
Evde televizyon varsa…
Belediyeden de yakacak,yiyecek,giyecek geliyorsa…
Değmeyin insanımızın keyfine!
Haber saatlerinde Recep Tayyip Erdoğan’ı,diğer saatlerde de dizi ve yarışmaları izleyerek,günlerini gün ediyorlar.
*******
Evlenme programları…
Türk toplumunun aynası gibi…
İzleyenleri hem eğlendiriyor,hem düşündürüyor.
Kırık kalpli,gözü yaşlı insanlar,televizyona çıkıp kendilerine eş arıyorlar.
Daha önceki eşlerinden ağrılı-sancılı ayrılanlar,yeni bir umutla bu programlara sarılıyorlar.
Hatırlarım da…
Eskiden “Boyu boyuma,huyu huyuma uygun olsun” denirdi.
Şimdi öyle mi ya…
Özellikle kadınlar,önce para soruyorlar.
“Kaç para kazanıyorsun?Aylık gelirin ne?”
“Evin,araban var mı?Yalnız mı oturuyorsun?”
Sevgi,saygı,karşılıklı anlayış,duygusal yaklaşım sonra geliyor.
Mutluluğun kapısını,paranın açtığına inanıyorlar.
Parasıza yüz veren yok.
Parayla kaleler de,kalpler de fethediliyor.
Yazımın başında söylediğim gibi…
Evlilik programlarını izleyerek,insanlarımızın içinde bulunduğu ruh halini,sıkıntılarını anlayabilirsiniz.
Toplumun genel yapısını tahlil edebilirsiniz…
Adam yaşlı…
Ayakta zor duruyor.
Konuşurken sanki uyuyacak gibi…
Ama gelir düzeyi iyiyse,hele evi ve otomobili de varsa,kızı yaşındaki genç kadınlar bile ona talip olabiliyor.
Ekonomik güvence,iyi para,sürekli gelir,her şeyden önce geliyor.
Tabii bu arada,yalanlar da havada uçuşuyor.
Ben şöyleyim,ben böyleyim,ben sevdiğim kadını prensesler gibi yaşatırım…
Derken,bir telefon bağlantısı kuruluyor.
Öfkeli bir kadın sesi,”Yalancı…Ahlaksız adam…Bana da aynı sözleri söylemiştin” diye bağırıyor.
Ve tartışma başlıyor.Dakikalarca…
Evlilik programlarında hem komedi,hem dram iç içe…
Gençler,yaşlı amcalar,dedeler,teyzeler,nineler…
Çoğu yalnızlıktan bıkmış,çaresiz kalmış insanlar…
Evlenmek istiyorlar…
Aralarında…
Yaşlanınca, kendine bakacak koca veya kadın arayanlar da var.
Aç kalmayan,yoksulluğu bilemez.
Yalnız yaşamayan,yalnız yaşamanın ne olduğunu anlayamaz.
Dedim ya…
Komedi ve dram, bir arada…
Dünya böyle…
Kimi ağlar,kimi güler…

Bu yazı toplam 1152 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim