• BIST 82.779
  • Altın 147,178
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 6 °C
  • Sakarya : 5 °C

Mesele, artık “vatan meselesi” haline geldi

M.Tanzer Ünal

Dün, Kurban Bayramı idi…
Dört günlük bayramın son günü…
Kardeşliğe…
Dostluğa…
İyiliğe…
Güzelliğe…
Yardımseverliğe…
Hoşgörüye…
Birlik ve beraberliğe…
Vurgu yapıldığı günler…
Benim görüşüme göre, “maskeli günler”…
Geride kaldı…
********
Bugün, Cumhuriyet Bayramı…
En büyük ulusal bayramımız.
Dün, “dün” de kaldı.
Bugün artık “gerçek kimliğimize” dönüyoruz.
Var olduğu söylenen…
Kardeşlik, dostluk, iyilik, güzellik, hoşgörü, birlik ve beraberlik bitti.
Maskemizi çıkarıp, gerçek yüzümüzü göstereceğiz.
********
Artık gizlisi saklısı kalmadı.
Toplumun beyni yıkansa da…
Gerçeklerin üstü örtülmeye çalışılsa da…
Türkiye yol ayrımında.
(Bazı şer güçler, buna “makas değiştirme noktası” diyor.)
*“Rejim” yönünden yol ayrımında…
*“Üniter devlet” yapısı yönünden yol ayrımında…
*“Ulusal kimlik” yönünden yol ayrımında…
“Rejim yönünden yol ayrımında” dedim, ama tam da öyle değil.
“Yol ayrımını” biraz geçtik.
Türkiye, artık “Ilımlı bir İslam devleti”…
Adı konmasa da…
Kitaplar öyle yazmasa da…
Her alanda “dini kurallar” geçerli.
“Üniter devlet” yapısına gelince…
“Türkiye’nin bütünlüğü” artık tartışılıyor.
Tartışılmasına izin veriliyor…
Bazı dangalaklar, bunu “demokrasinin gereği” olarak görüyor.
Ben ise buna “demokrasi budalalığı” diyorum.
Batı, Türkiye’nin bölünmesini çoktan kafasına koydu.
Senaryosunu yazdı, uygulamaya koydu.
Adım adım sonuca gidiyor.
Gerekli şartlar tamamlanmak üzere…
En büyük engel Türk Silahlı Kuvvetleri idi…
Komutanlar hapse atıldı, Ordu devre dışı bırakıldı.
Medya susturuldu…
Tüm dinamik güçler, uyuşturuldu.
Özetle…
Toplum, tepkisiz hale getirildi.
İğne değil, çuvaldızı batırıyorsunuz, toplum yine de tepki vermiyor.
Şimdi tartışma konusu şu:
Türkiye, bazı hainlerin söylediği gibi 15-20’ye mi bölünsün?
Yoksa 26’ya mı, 46’ya mı?
Ülkemizde kaba olarak 26, ince olarak 46 etnik grup belirlemişler.
Her etnik gruba bir parça verecekler.
Plan bu!
Onun için ağızlarından “Çerkezler, Lazlar, Boşnaklar, Gürcüler, Kürtler…” sözcüklerini eksik etmiyorlar.
******
Gelelim, “ulusal kimlik” konusuna…
Ulusal kimlik, yani “Türklük”, sizlere ömür!
“Türklük”, artık sıradan bir etnik kimlik…
Dikkat edin!
İktidar yöneticileri, bu ve benzer sözcükleri hiç ağızlarına almazlar.
“Türk milleti” demezler, “Milletimiz” derler.
Hiç kuşkunuz olmasın!
Yakında “Türk Bayrağı”na da, “Türkiyeli Bayrağı” diyecekler.
“Türkiye Cumhuriyeti Devleti” isminin, “Anadolu Cumhuriyeti Devleti” olarak değiştirilmesi bile tartışılıyor.
Kim bilir, belki değişiklik sırasında araya bir de “İslam” kelimesi eklerler.
*******
İşte, Cumhuriyetimizin 89. yıldönümünde Türkiye böyle bir ortamda.
Doğal olarak da, böyle bir ortamda Cumhuriyet Bayramı’nın kutlanmasına karşı olanlar da var.
Dinciler…
(Dindarlar, demiyorum)
Kürtçüler…
(Kürtler, demiyorum)
Ve her kesimdeki ayrılıkçılar…
Bunlar, “ulusal” kavramlarımızı yok etmeye çalışıyorlar.
Dinciler, ülkemizin modernleşmesine, çağdaşlaşmasına karşılar.
Kürtçüler ise “ulusçuluk” anlayışına…
Her kesimden ayrılıkçılar ise devletimizden, varlığımızdan zaten rahatsızlar.
*******
Hatırlar mısınız?
Eskiden “1 Mayıslarda” gerginlik yaşanırdı.
Devlet, “Kutlamayacaksın veya şöyle kutlayacaksın!” derdi, kavga çıkardı.
O günler aşıldı, şimdi en büyük bayram olan Cumhuriyet Bayramı’nın kutlama biçimi güncel sorun oldu.
Orada yürüyüş yapamazsın!
Burada toplanamazsın!
Atatürk Anıtı’na çelenk koyamazsın!
Böyle bayram kutlaması olur mu?
Hani eskiden bayramları “devlet” kutluyordu da, artık “millet” kutlayacaktı!
Hani bayramların sahibi milletti!
Bırakın millet bayramını içinden geldiği gibi kutlasın!
Dileyen, yürüyüş yapsın…
Dileyen, şiir okusun, nutuk atsın.
Şarkı söylesin, türkü söylesin, konser dinlesin…
Dans etsin, eğlensin.
Şenlik havasında geçsin.
İsteyen çayını içsin, isteyen rakısını…
Coşku, böyle yaratılır…
Coşku, böyle yaşanır…
Kısıtlama ve yasaklamalarla değil!
********
Bugün, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı.
En büyük ulusal bayramımız…
89. yıldönümünde böylesine “sıkıntılar” yaşıyoruz.
Mesele, artık “vatan meselesi” haline geldi.
Ne yazık ki, bu böyle!

Bu yazı toplam 959 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim