• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli : 2 °C
  • İstanbul : 4 °C
  • Sakarya : 2 °C

MHP, Bahçeli ve Akşener üzerine

Mustafa Küpçü

MHP, 1 Kasım seçimlerinde en büyük hüsranı yaşayan parti oldu.

Çok çeşitli yorumlar yapılabilir ama görünen o ki; bu olumsuz sonucun birinci derece sorumlusu Devlet Bahçeli’dir.

AKP’nin iktidar olduğu günden bu güne, bir yandan en sert muhalefeti yaparken, AKP’nin sıkıştığı hemen her konuda AKP’ye omuz veren parti de MHP olmuştur! 202’den bu güne gazete ve Meclis tutanaklarını izlerseniz, bu görüşüme karşı çıkamazsınız. Bu destekte en büyük pay, parti genel başkanı olarak sayın Bahçeli’ye aittir!

MHP,  7 Haziran seçimleri sonucu 80 milletvekili ile Meclis’e girdi. Son 13 yıldır ilk kez, AKP tek başına hükümet kuramıyordu. MHP ya AKP ile koalisyon kuracak ve “Devlet içi yapılanmada AKP’yi tek başına bırakmayacak” ya da; CHP ile koalisyon kurarak HDP’nin “desteğini” içine sindirecekti.

Bahçeli, “Her şeye hayır diye adam” olarak damgalandı!

Bu ülkenin “vatandaşı” ve “yasal seçmeni” olan bir kitlenin oy vererek Meclis’e gönderdiği HDP’yi “yok” saydı.

Gerçek şu ki;  Bu ülkede “Kürt Sorunu” vardır ve biz bu sorunu Osmanlı’dan bu yana yaşıyoruz!

Bu sorun ya “iç savaş” yoluyla ya da “Barış” yoluyla çözülecektir! Bu sorunun çözümünü “emperyalist devletlere bırakamayız!” Zaten bu sorunun ortaya çıkması ve bugünkü boyutlara gelmesi “Başta ABD olmak üzere, Batılı emperyalist ülkelerin katkılarıyla olmuştur!”

Bana göre, Devlet Bahçeli; “Bu sorunu barış yoluyla biz çözeriz” diyebilmeliydi.

Yoksa, emperyalist güçler hemen her ülkede emperyalist planlarında kullanacakları “işbirlikçi siyasetçileri” buluyorlar!

Devlet Bahçeli, AKP’nin ve onun gerçek liderinin “siyasal becerilerini” ve yeniden tek başına iktidar olabilmek için neler yapabileceğini ve “devlet olanaklarını sonuna kadar kullanacağını” görebilmeliydi!

Yaşadığımız ve failleri ölmeden yakalanamayan! Terör olayları ve özellikle MHP genel başkanının uzlaşmaz tutumu, geniş kitleler üzerinde KORKU ve UMUT KIRIKLIĞI yarattı.

Öte yandan; düne kadar “Türk” kimliğini reddeden, “T.C.” simgesini devlet dairelerinden çıkaran, “her türlü milliyetçiliği ayağımın altına aldım” diyenlerin birdenbire “Milliyetçi söylemler” takınmasındaki hınzırlığı görememiştir!

Üstelik Bahçeli, “Meral Akşener” gibi “iyi yetişmiş, devler deneyimi olan, kitle üzerinde etkili” bir siyaset insanını “kişisel hezeyanları” sonucu bir kenara atmıştır.

Bir gemi kaza yaparsa, tek sorumlu geminin kaptanıdır!

Bahçeli’nin kaderine elbette MHP Kurultay delegeleri karar vereceklerdir. Ama şu unutulmamalıdır ki; “Partisinde, kendi yol arkadaşları arasında demokrasiyi işletmeyen liderin ülke genelinde tüm yurttaşlara karşı demokrat olacağına kimse inanmaz!”

23 Eylül 2015 tarihli ve konusu “Akşener” olan yazımı şöyle tamamlamışım;

“Gecenin en koyu karanlığından sonra gün aydınlanmaya başlar, sözünü unutmamak gerek! (..) Bahçeli, 1 Kasım seçimlerinde kendi geleceğini de belirleyecektir! Akşener’in, kendi siyasal kulvarında ve ülkemiz siyasal yaşamında önemli sorumluluklar üstleneceğine inanıyorum.”

Bu yazı toplam 738 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim