• BIST 94.655
  • Altın 144,935
  • Dolar 3,5508
  • Euro 3,8707
  • Kocaeli : 11 °C
  • İstanbul : 13 °C
  • Sakarya : 11 °C

MHP, ortağının ortağını acaba iyi tanıyor mu?

M.Tanzer Ünal

MHP, referandumda AKP’nin ortağıydı.

AKP’nin başka ortakları da vardı.

BBP ve HÜDA-PAR…

HÜDA-PAR, genellikle Güneydoğu Anadolu’da “Evet” için çalıştı.

Referandumdan kılpayıyla da olsa “Evet” çıkınca, hem Cumhurbaşkanı Erdoğan hem de Başbakan Yıldırım üç partiye de teşekkür etti.

MHP’ye, BBP’ye ve HÜDA-PAR’a…

Gözlemciler, HÜDA-PAR’ın, Güneydoğu’daki yüzde 10’luk oy artışının belirleyicisi olduğunu söylüyorlar.         

MHP ve BBP’yi biliyoruz, izliyoruz…

Her ikisi de “milliyetçi” çizgide.

HÜDA-PAR ise Batı’da fazla bilinmez, genelde Doğu ve Güneydoğu’da faaliyet gösterir.


 

Türklüğü reddeden parti

Araştırdım…

HÜDA-PAR’ın parti programında öne çıkan görüşleri şöyle:

*Yeni anayasanın, “değiştirilemez” nitelikte hiçbir maddesi olmamalıdır.

*Askerlik hizmeti zorunlu olmaktan çıkarılmalıdır. Vicdani ret hakkı, insani temel bir hak olarak tanınmalıdır.

* Türklük dayatmalarına tepki olarak vuku bulan Şeyh Said Kıyamı, Dersim ve Ağrı Ayaklanmaları büyük bir şiddetle ve katliamlarla bastırılmış, bunlar ve Zilan'daki katliamlarla beraber yüz binlercesi öldürülmüş, yaralanmış ve çok daha fazlası da aç ve çıplak bir halde batıya sürgün edilmişlerdir. Bu dönemde yapılan zulüm ve vahşet akıl almaz boyutlara ulaşmıştır. Normalleşmenin gerçekleşmesi ve toplumsal barışın tesisi için; Öncelikle bugüne kadar yapılan zulümlerden dolayı devlet adına özür dilenmeli ve mağdurlara tazminat ödenmelidir.

*Türkiye Cumhuriyeti devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesin Türk olduğu nitelemesinden vazgeçilerek Kürtlerin varlığı anayasal olarak tanınmalı, Türkler ve Kürtler, ülkenin asli kurucu halkları olarak kabul edilmelidir.

*Kürtçe, Türkçe ile beraber ikinci resmi dil olarak kabul edilmeli, Kürtçe aynı zamanda eğitim dili olmalıdır.

* İlköğretim öğrencilerine okutulan, ırkçılık kokan 'Andımız' ve benzeri metinler kaldırılmalıdır. Muhtelif yerlerde yazılan 'Ne Mutlu Türküm Diyene' gibi yazılar silinmelidir.

*Zulüm ve ayrımcılık uygulamış olan tarihi şahsiyetlerin isimlerini taşıyan okul, kışla, cadde, sokak ve benzeri yerlerin isimleri derhal değiştirilmelidir.

* Başta vatandaşlık tanımı olmak üzere, anayasa ve sistemin bütün resmi literatürüne hâkim olan Türklük esaslı söylem terk edilmelidir.

* İsimleri değiştirilen yerleşim yerlerine eski adları geri verilmelidir.

* Bölgede çok yönlü sorunlara yol açan koruculuk sistemi derhal lağvedilmeli.

* Başta Şeyh Said olmak üzere Kürtlerin büyük bir saygı ile andıkları Kürt âlimlerine zulmedildiği resmen kabul edilmeli, yakınlarından ve bütün halktan özür dilenmelidir. Said-i Nursi, Şeyh Said ve Seyyid Rıza gibi şahsiyetlerin mezar yerleri açıklanmalı, İstiklal Mahkemeleri ile ilgili arşivler derhal açılmalıdır.

* Medreseler iyileştirilmeli, asli fonksiyonlarına kavuşturulmalı ve medreselerde verilen icazetlere resmi statü tanınmalıdır.

* Katı merkeziyetçi yönetime son verilerek yerel yönetimler güçlendirilmeli ve tüm yerel yöneticiler halk tarafından seçilmelidir.

* İdari yetkilerin bir kısmının yerel yönetimlere devri ile beraber bölge halkının yönetime katılımı arttırılmalı, kendi bölgeleriyle ilgili alınacak kararlarda söz sahibi olmaları sağlanmalıdır. Bu şekilde oluşacak özerk yapı ile merkezi yönetimin vesayeti kırılacaktır.

* Mevcut yapının tabu olarak kabulünden vazgeçilerek eyalet sistemi, özerklik, federasyon gibi yönetim modelleri üzerinde serbestçe tartışılabilmelidir. Toplumun huzur, refah ve güveni için gerekli olduğunun toplumun çoğunluğu tarafından kabulü halinde bu modeller uygulanabilmelidir.


 

Nasıl parti ama!

HÜDA-PAR’ın parti tüzüğündeki hükümleri böyle.

Milliyetçiliğe toz kondurmayan, milliyetçiliği kimselere bırakmayan MHP ve BBP, referandumda “dolaylı ortaklık” yaptıkları HÜDA-PAR’ın  “Türklüğü reddeden” bu görüşlerine ne diyorlar acaba?

Yine referandumda “Evet” oyu kullananların HÜDA-PAR’dan ve HÜDA-PAR’ın bu görüşlerinden haberleri var mıydı?


 

Kamil Çöpür’ün üçüncü kitabı

Kamil Çöpür, gazetemizin yazarı.

Benim eğitimci dostum.

Üçüncü kitabını da çıkardı.

*“Esey ile Haydar Çavuş”…

*“Serpil”…

*“Suçum Kadın Olmak”…

İlk ikisini okumuş, beğenmiş, bunu sizlerle paylaşmıştım.

Referandum şu bu derken yeni kitabını henüz okumadım, ilk fırsatta okuyacağım.

Ancak Kamil Çöpür’ün bugün “imza günü” var, bunu size duyurmalıyım.

Saat 17.00-19.00 arasında KYÖD Sosyal Tesisleri’nde.

Bir aksilik olmazsa imza gününe ben de katılacağım.

Kamil Çöpür, yeni romanını bakın nasıl anlatıyor:

“Suçum Kadın Olmak adlı romanım İzmit’te geçiyor. Romanın konusunu olaya bizzat tanık olan bir arkadaşım anlattığında hayretler içinde kalmıştım. Çünkü ayvaya aşeren eşine fabrikanın bahçesinde kopardığı bir ayva için işten atılan bir işçinin hikâyesidir. Yıllarca içimi kemiren bu olayı yazarak vücudumu saran prangalardan kurtulmak istedim.

Suçum Kadın Olmak adlı romanımı yazarken, kadının toplumuzdaki yerini ve bazı kesimlerin, hatta bugünkü bazı siyasetçilerin kadına bakışını, kocasını öldüren bir kadının mahkemede yaptığı savunmayla bu kadının dünyaya bakış açısını kaleme aldım. Bu romanım ezilmeyen, horlanmayan ötekileştirilmeyen, kendileri hakkındaki kararların erkekler tarafından verilmesine bir başkaldırıdır.

Bir kadının doğurmasından hatta doğuracağı çocuk sayısına, örtünüp örtünmeyeceğine, gülüp gülmeyeceğine, gülerse gülmenin şiddetinin erkekler tarafından belirleneceği çalışıp çalışmayacağına erkekleri tarafından karar verildiği bir toplumda, kadınların bir isyanıdır bu roman.  Toplumumuzda kadın olmanın zorluklarını, toplumu yönetenlerin kadınlarımıza bakışını mahkeme huzurunda cesurca anlatarak ülkeyi sarsan bir kadının hikâyesidir bu roman.

Suçum Kadın Olmak adlı romanın en önemli iletisi, acıyı yaşamadan güzelliği göremiyor, tutsak olmadan özgürlüğü anlamıyoruz. Sevginin kaç türevi vardır? Kaç kere sevebilir bir insan? Sevdiği için neleri göze alabilir? Hangi son sevginin eseridir? Sevginin ve sevmenin tüm tonlarını bu romanımda anlatmaya çalıştım. Ayrıca bu romanımda bir yanda saflığı, yüce gönüllülüğü, fedakârlığı diğer yandan ise ihaneti ve bataklığı hissedeceksiniz. Asıl suçluyu siz bulun. Selam olsun tüm kadınlara…”


 

Üç görüş

*”Dibini görmediğin suya atlama, boğulursun.” - BACON

*Özgürlükten vazgeçmek, insanlıktan vazgeçmek demektir.” J.J.ROUSSEAU

*”Devir değişti; insanlar komedyenleri ciddiye alıyor, politikacılara gülüyor.” WILL ROGERS

Bu yazı toplam 1772 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
salih
21 Nisan 2017 Cuma 16:16
16:16
Devlet'in!!!!! bekası için her yol mübah????????
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim