• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • Kocaeli : 6 °C
  • İstanbul : 7 °C
  • Sakarya : 6 °C

MHP’de kazananlar ve kaybedenler

M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, tarih, “Almak isteyenlerle, vermek istemeyenlerin mücadelesidir.”

Bu yönüyle baktığımızda…

MHP’de pazar günkü olağanüstü kurultaydan sonra…

Parti yönetimini almak isteyen “muhalefet grubu”, kazanmış…

Parti yönetimini vermek istemeyen “iktidardakiler”, kaybetmiştir.

Sonuç, bu kadar nettir.

Artık evelemenin gevelemenin anlamı yok!

Kurultay yasal değilmiş de…

Yok hükmündeymiş de…

Şu olmuş da, bu olmuş da…

Hepsi fasarya!

MHP’de tabanın değişim talebi vardı…

Devlet Bahçeli, 20 yıldır partisini iktidar yapamamıştı…

Üstüne üstlük, her zor durumunda iktidara koltuk çıkıyordu…

Yaptığı çalışmalar ve aldığı kararlar; partinin büyümesine değil, küçülmesine yönelikti…

Önemli isimler, sürekli partiden dışlanıyordu…

MHP artık “Devlet Bahçeli partisi” haline gelmişti…

Taban, bu gidişatı beğenmiyordu ve duruma el koydu.

 

 

MHP’de yaşananlar, demokrasi tarihimiz için çok önemli

Sevgili okurlarım, MHP’de aylardır devam eden “taban harekâtı”nı yakından izlemeye çalıştım.

Bu, şimdiye kadar gördüklerimize benzemiyordu.

“Kişisel bir sürtüşme” değildi.

“O gitsin, ben geleyim” olayı hiç değildi.

Ya neydi?

“Başaramayan gitsin, başarabilecek olan gelsin” olayıydı.

İsim, söz konusu değildi.

Kişisel sürtüşme, yoktu.

Gidecek olan, gitmesi gereken Devlet Bahçeli ve ekibiydi…

20 yıldır girdikleri her seçimi kaybetmişlerdi…

Artık işin tadı tuzu kalmamıştı…

Gelecek olan, gelmesi gereken ise “tek bir isim” yoktu.

Ortada pek çok isim vardı, parti tabanı birini tercih edecekti.

“Zorlama”, söz konusu değildi.

“Ayak oyunu” ve “delege bloke etme”, hiç kimsenin aklından geçmiyordu.

Kendine güvenen ortaya çıktı.

“Ben de varım” diye tüm Anadolu’yu karış karış dolaşmaya başladı.

 

 

Genel başkan adayları baktılar gördüler ki…

 

MHP’deki bu “yeni genel başkan arayışları”, demokrasimiz için, gerçek anlamda “hayırlara vesile” oldu.

Genel başkan adayları, Anadolu’yu dolaşırken gördüler ki, toplumda, “MHP’ye yeni genel başkan bulma”nın ötesinde bir beklenti var.

Toplum, Türkiye’yi yönetecek yeni bir siyasi kadronun arayışında!

AKP kadrolarına alternatif arıyor…

Başbakana ve cumhurbaşkanına alternatif arıyor…

Heyecanları daha da arttı.

MHP’deki yönetim değişince, kim bilir belki ülkemizin de kaderi değişecekti.

Böyle bir hava vardı…

MHP’deki muhalifler bunu çok net bir şekilde tespit ettiler.

Sadece “muhalifler” değil, parti gücünü elinde tutanlar ve iktidardaki AKP’liler de “muhalefetin yarattığı bu halk hareketi”ni çok net bir şekilde görüyorlardı.  

İftiralar attılar, tedbirler aldılar, ama bu halk hareketinin ateşini söndüremediler.

 

 

Bir parti ilk defa “taban tarafından” dizayn ediliyor

 

Çok partili demokrasiye geçtiğimiz 1946’dan bu tarafı şöyle bir tarayın.

Partiler, hep tepedekiler tarafından dizayn edilir.

Tepedekiler istemediği sürece, hiçbir değişim yaşanmaz.

Parti tüzüğünün tek bir cümlesine dokunamazsın.

Çünkü bizde Siyasi Partiler Yasası da, “al gülüm, ver gülüm” esasına göredir.

Genel başkanlar delegeleri, delegeler de döner genel başkanları seçerler.

İlk defa MHP’de, bu “al gülüm, ver gülüm” siteminin dışına çıkılıyor.

Devlet Bahçeli tarafından seçilen delegeler…

Daha bir yıl önce Devlet Bahçeli’yi bilmem kaçıncı kez yeniden genel başkan seçen delegeler…

Bu kez kendi iradeleriyle genel başkanlarını değiştirmek, “yeni bir genel başkan” seçmek istiyorlar.

Bu, şimdiye kadar rastlanan bir olay değil!

İlk kez bir parti, “tabandan tavana” doğru yeniden yapılanıyor.

İlk kez “tabanın dediği” oluyor.

İlk kez “delegelerin iradesi” egemen kılınıyor.

Bence bu çok önemli bir olay!

Türk demokrasisi için önemli bir adım.

Diğer partiler için iyi bir örnek.

 

 

Bu hareket, Türkiye’yi normalleştirebilir

 

MHP’deki değişim, Türkiye için bir “normalleşme hareketi” olabilir.

Türk siyasetindeki tıkanılmışlığı giderebilir.

“Bu millet AKP’ye mahkûm mu” kötümserliğini yok edebilir.

Ülkemizin geleceği ile ilgili umutları yeşertebilir.

Tabii bir şartla.

Daha geniş bir yelpazeyi kucaklamak şartıyla…

Türkiye’nin buna ihtiyacı var.

Türkiye’nin geniş halk yığınlarını kucaklayabilecek bir “merkez partisi”ne ihtiyacı var.

MHP önce iç huzurunu sağlamalı, yelpazesini genişletmeli, sonra ülke yönetimine talip olmalı.

İktidara alternatif olmalı.

Daha doğrusu alternatif olabilmeli.

Ülke olarak “bir partiye ve bir kişiye mahkûm olmaktan” kurtulmalıyız.

Yarışın, rekabetin olmadığı yerde felaket olur.

 

 

Bahçeli, daha fazla uzatmamalı

 

Artık yolun sonu göründü.

Pazar günkü kurultay her şeyi net olarak ortaya koydu.

Taban, değişim istiyor.

Taban, MHP’nin ülke yönetimine talip olmasını istiyor.

Sen ne kadar karşı çıkarsan çık, ne kadar karalarsan karala, muhalefet çığ gibi büyüyor.

Devlet Bahçeli’nin yapacağı tek ir şey kaldı.

Parti tabanının iradesine saygı duymak ve parti yönetimini bu iradeye teslim etmek!

Biraz daha uzatırsa, işin rezilliği çıkar.

Kendisine de azık olur, MHP’ye de yazık olur, ülkemize de yazık olur!

Bu yazı toplam 2124 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim