• BIST 97.628
  • Altın 144,079
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0023
  • Kocaeli : 18 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • Sakarya : 21 °C

Milli Eğitim Bakanı Dinçer’le “Cumhuriyet düşmanı” davası başladı

M.Tanzer Ünal

İşte o yazı…
******
Sevgili okurlar, dün Kocaeli 2.Asliye Ceza Mahkemesi’nde ilginç bir davanın ikinci duruşması vardı.
Bu davada ben “sanık” idim…
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer ise “mağdur”…
Dava konusu, basın yoluyla hakaret…
15 Eylül 2011 tarihinde…
Yani okulların açılmasından 4 gün önce bir yazı yazmıştım.
Yazıma, “Cumhuriyet düşmanı Bakan Dinçer’le yeni ders yılınız kutlu olsun!” başlığını atmıştım.
Önce Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma…
Sonra 2.Asliye Ceza Mahkemesi’ne açılan dava…
İlk duruşmaya, şehir dışında bulunmam nedeniyle katılamadım.
Bakan Ömer Dinçer üç avukat göndermiş.
Av. Abdurrahman Öz, Av. Doğan Özcan, Av. İbrahim Kayıkçı…
Davayı tam olarak anlatabilmem için, o yazıyı bir kez daha köşeme alıyorum.
İşte o yazı!
“Bugün,15 Eylül Perşembe…
Hafta başında ilkokul birinci sınıf öğrencileri uyum derslerine başladılar.
Önümüzdeki pazartesi günü de tümüyle yeni eğitim ve öğretim yılı başlayacak.
Hayırlı olsun öğrenciler!
Hayırlı olsun öğretmenler!
Hayırlı olsun anne ve babalar!
Yeni ders yılı hayırlı olsun!
*******
Biz “âdet olduğu üzere”, nasıl “Hayırlı olsun!” diyorsak…
Pazartesi günü sabah da yine “âdet olduğu üzere” konuşmalar yapılacak.
Konuşmacılar, bir önceki yılın konuşma metnini çekmeceden çıkarıp aynısını okuyacaklar.
Atatürk ilkeleri, diyecekler…
Cumhuriyet ilkeleri, diyecekler…
Demokrasi, diyecekler…
Vatan, diyecekler…
Millet, diyecekler…
Sonra bu “zorunlu konuşmalar” bitecek…
Türk milli eğitimi gerçekleriyle baş başa kalacak…
******
Bugün size iki şeyden söz edeceğim.
Kocaeli’deki eğitimin durumundan…
Ve Milli Eğitim Bakanlığı koltuğunda oturan Ömer Dinçer’den…
Eğitim, 40 yıldır ilgi alanım içinde.
Bir süre öğretmenlik yaptığım için…
Eşimin mesleği öğretmen olduğundan…
Çocuklarımın eğitimi nedeniyle…
Türkiye’nin en gelişmiş şehrinde oturuyoruz.
Milli gelir sıralamasında Kocaeli ilk sırada.
Ama gel gelelim, eğitimle ilgili değerlendirmelerde diplerde sürünüyoruz.
Sadece bugün mü?
Dün de aynıydı…
İktidarlar geldi, iktidarlar gitti…
Eğitimin fiziki sorunları bir türlü giderilemedi.
Nedir bunlar?
Dershane ve öğretmen açığı…
Dikkat edin, müfredattan ve öğretmenlerin niteliğinden söz etmiyorum.
Sözünü ettiğim, öğrencilerin oturacağı sınıf ve o sınıfta ders verecek öğretmen…
Ne kadar acı!
Dört gün sonra yeni ders yılı başlayacak…
Kocaeli gibi bir kentte, dershane ve öğretmen açığı var.
Bu gerçek, beni kahrediyor.
Ders zili çalınca, çocuklarımıza sınıf ve öğretmen bulamıyoruz.
İşin üzücü tarafı da bu gerçek gizleniyor.
Bu yıl 1343 derslik hizmete girecek de…
Derslik sorununun çözümü için en az iki yıl gerekli de…
Geçen yıl 1982 ücretli öğretmenle sorunu çözdük de…
“Bu yıl durum ne?” diye soruyorsunuz…
Geçen yılki rakamlarla cevap alıyorsunuz.
Demek sorun devam ediyor.
Aklıma gelmişken sorayım.
Hani üniversiteye giriş sınavlarında sondan 7’nci olmuştuk ya…
Yani 81 il arasında 74’ncü…
Bu başarısızlığı araştırmak için komisyon kurulmuştu…
Sanırım 20 kişilik bir komisyon…
Komisyon şu tarihte raporunu verecek, denmişti…
Aradan epey zaman geçti…
Hatırlatılmasına rağmen…
Raporun sonucu açıklanmadı.
Evet, rapor kimde ise açıklama bekliyoruz.
Sorun nedir, bunu bilmek ve bilgileri kamuoyuna duyurmak bizim görevimiz.
Eksiklik, aksaklık nerede, bunu bilelim.
Eğitimde durum bu kadar rezaletken, kenti yönetenlerin vatandaşın karşısına çıkıp neler söyleyeceklerini çok merak ediyorum.
*******
Gelelim Milli Eğitim Bakanlığı koltuğunda oturan…
İsminin başında “Prof. Dr.” bulunan muhtereme…
Hayır hayır o “intihal” olayından söz etmeyeceğim.
Profesörlük tezinin çalıntı olduğu kanıtlanınca, akademik unvanının geri alınmasından…
Sadece Sivas’taki bir sempozyumda yaptığı konuşmadan bir iki pasaj vereceğim.
Yer, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi.
Tarih, 21 Mayıs 1995.
Tebliğ konusu, “21.Yüzyıla Girerken Dünya ve Türkiye Gündeminde İslam.”
İşte Bakan Ömer Dinçer’in o konuşmasından bazı bölümler:
“O dönemden bugüne kadar geçen süreç içerisinde gerçekte İslam’a yönelik olarak modern devletin bizlere bir takım dayatmaları da olmuştur. Şeriata karşı olmak, ama modern kalmak, bunun en önemli boyutlarından bir tanesidir. Bu arada ifade edilen şey, gerçekte İslam’ın kültürel bir hareket olduğunun vurgulanması ve ondan ibaret kalması şeklindedir. Eğer siz, karar verme hakkı talep etmeyecekseniz, yaşama hakkına sahipsiniz.”
“Türkiye’de cumhuriyet ilkesinin yerini katılımcı bir yönetime devretmesi gerektiği ve nihayet laiklik ilkesinin yerinin İslam’la bütünleşmesinin gerekli olduğu kanaatini taşıyorum. Böylece Türkiye Cumhuriyeti’nin başlangıçta ortaya koyduğu temel ilkelerin laiklik, cumhuriyet ve milliyetçilik gibi birçok temel ilkenin yerini daha Müslüman bir yapıya devretmesi zorunluluğu ve artık bunun zam

Bu yazı toplam 1173 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim