• BIST 106.926
  • Altın 151,366
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3291
  • Kocaeli : 20 °C
  • İstanbul : 22 °C
  • Sakarya : 20 °C

Milli Savunma Bakanı Işık, cevabını aldı mı?

M.Tanzer Ünal

Fikri Işık’tan iki bakanlık döneminde iki gaf!

Hatırlarsınız…

Işık, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koltuğuna oturduğu günlerde ne demişti?

“17-25 Aralık kasetleri montaj. Ben böyle hissediyorum…”

Bu sözleri nedeniyle epey tiye alınmıştı.

“Bilim Bakanı, hisleriyle karar verir mi” diye…

Fikri Işık son kurulan hükümette Milli Savunma Bakanı oldu, koltuğuna ısınmadan bir gaf daha yaptı.

“Operasyon emri verildiği halde, şehit veririm endişesiyle operasyon yapılmadığı dönemi de biliyoruz…”

Haydaaa!

Yine tartışma başladı.

Bu nasıl bir şeydi?

Bir bakan motive edeceği yerde, güç vereceği yerde, kadrosunu yerin dibine batırıyordu.

Türk Silahlı Kuvvetleri’ni…

*Emir verildiği halde görevini yapmamakla suçluyordu.

*Disiplinsizlikle itham ediyordu.

Şimdiye kadar herhangi bir bakanın böyle bir davranışı görülmemişti.

İşin garibi…

Fikri Işık Türk Silahlı Kuvvetleri’ni suçlarken, daha önceki dönemlerdeki AKP hükümetlerini de zan altında bırakıyordu.

“Türk Silahlı Kuvvetleri’nin görevini yapmadığı dönemler oldu, ama görevini yapmayanlarla ilgili o zamanki hükümetler bir işlem de yapılmadı” demeye getiriyordu.

Ağır bir suçlamaydı.

Acaba bu suçlamaya cevap verilecek miydi?

Ertesi gün bazı emekli komutanlar bu suçlamayla ilgili görüşlerini açıkladılar.

Ama bunlar çok önemli değildi.

Görevdeki komutanların açıklama yapmaları önemliydi.

En nihayet önceki gün beklenen makamdan, beklenen cevap geldi.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, şehit aileleri için düzenlenen iftarda, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık’a cevap verdi.

Hem de net bir şekilde.

Konuşmasının bir bölümünde dedi ki:

“Gözlerini kırpmadan, her sabah şehit olabileceklerini düşünerek, bunu da bile bile, kendilerine verilen görevi vatanları ve milletleri için yaptılar ve sarsılmadılar.”

Eeee, ne olacak şimdi?

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, “Askerin görevini yapmadığı dönemler oldu” iddiasında bulunuyor…

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ise, “Asker, vatanı ve milleti için kendisine verilen her görevi gözünü kırpmadan yaptı” şeklinde cevap veriyor.

Ortada bir iftira vardı, bu iftiraya birinci ağızdan cevap geldi.

Hulusi Akar, Ankara Gazi Orduevi’nde bu konuşmayı yaparken, yani Milli Savunma Bakanı Fikri Işık’a cevap verirken, bütün kuvvet komutanları da salondaydı.

Ankara Garnizonu’nda görev yapan general ve amiraller de…

Bunun anlamı şuydu:

“Söylenenler Orgeneral Hulusi Akar’ın şahsi görüşleri değil, tüm Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının ortak görüşüdür.”

Evet, bir kez daha soralım…

Ne olacak şimdi?

Şanlı Türk Ordusu’nu suçlayan Fikri Işık, Milli Savunma Bakanlığı koltuğunda oturmaya devam mı edecek?

Daha doğrusu, devam edebilecek mi?

 

 

“Hayvan” konusunda hükümet nihayet görüş açıkladı

 

Hele şükür!

Herkes konuşmuştu, herkes görüşünü açıklamıştı, ama iktidar cenahından tık çıkmamıştı.

Nihayet tepki, Başbakan Binali Yıldırım’dan geldi.

Yıldırım, “Oruç tutmayanlar hayvandır” diyen Prof. Dr. Mustafa Aşkar için “Kim bunları söylemişse, halt etmiş” dedi.

Söylenen sözleri de “zırva” olarak niteledi.

Böylece “hayvan” konusunda hükümet ayaküstü de olsa görüş açıklamış oldu.

Bakalım bu konuda, ülkemizin “en üst iradesi” olan Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüş açıklayacak mı?

 

 

Söyleyen akıllı, dinleyenler aptal

 

Her zamanki klasik yaklaşım…

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Aşkar, Başbakan Binali Yıldırım’ın ifadesiyle “halt etti” ya, “ettiği bu haltı” nasıl düzeltirim diye kıvranıp duruyor.

Efendim, sözleri yanlış anlaşılmış!

O doğru söylemiş, ama dinleyenler yanlış anlamış…

Yani söyleyen “prof” akıllı, dinleyen vatandaşlar aptal!

Duyduklarını anlamamışlar…

Prof. Dr. Mustafa Aşkar’ın TRT televizyonundaki konuşması aynen şöyle.

Noktasına virgülüne kadar…

“Dünyanın en büyük hayvanat bahçesi… Orada birimiz bir şey söyledi. Dedi ki, ‘Alnı secdeye gelen bir varlık var mı insanın dışında?’ Yok. İnsan, namaz ergonomik olarak yaratılmış. Secde eden tek varlık insan. O zaman ben düz söyleyeyim, ayette de bunu söylüyor. Ağır gelmesin. Yani namazı hayvanlar kılmaz, namaz kılmayan da hayvandır.”

Profesör olacak kişi bu sözleri söylüyor, sonra da bakıyor ki, tepki tepki üstüne, Sabah Gazetesi’ne demeç vererek kıvırıyor:

“Ramazan Sevinci programında, konunun önemini vurgulamak amacıyla kullandığım ifadeler maalesef yanlış anlaşılmıştır. Yanlış anlaşılmaya ve maksadını aşan yorumlara sebebiyet verdiğim için kamuoyundan özür diliyorum. Hayırlı Ramazanlar…”

Tabii tabii, sen hiç kimsenin yemeyeceği haltı ye, sonra da “Beni yanlış anladınız” deyip işin içinden çıkmaya çalış.

Üstelik bütün milleti de “aptal” yerine koyarak…

Yok öyle şey!

 

 

“Pembe taksi”den sonra, şimdi de “pembe vagon”!

 

İktidarın, kadınlara bakış açısı artık iyice netleşiyor.

“Pembe taksi” uygulaması, eğer yanlış anımsamıyorsam önce Sivas’tan başlamıştı.

 Pembe taksiler olsun, bu taksilere sadece kadınlar binsin…

Sanırım daha sonra bazı kentlerde de benzer uygulamalar başladı.

Şimdi Ankara’nın değişmez Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, bu “pembe” uygulamasını tramvaylarda denemek istiyor.

Güya internet ortamında bu konuda bir anket düzenlemiş, katılanların bilmem yüzde kaçta kaçı “pembe vagon” uygulamasına olumlu bakmış…

Yakında Ankara’da tramvaylarda “pembe vagon” uygulaması başlayabilirmiş…

Siz onu başlayacak kabul edin.

Taksileri kadın-erkek diye ayırıyoruz…

Tramvay vagonlarında da erkek-kadın ayırımına gidiyoruz…

Yakında, yaşamın her alanında, “kadınları soyutlama” uygulamalarına hazırlıklı olun.     

Kim bilir, “pembe AVM’ler” inşa edilmeye başlar.

“Pembe kafeler”…

“Pembe restorantlar”…

Kadınlar plajı yapıyoruz, bunların adını da “pembe plaj” diye değiştirebiliriz.

İşi “pembe parklar” ve “pembe caddeler”e kadar vardırmak olası.

Çünkü kadınlar, yönetenlere göre, insan değil başka bir varlık!

Onları, insanların ahlaksızlığından korumamız şart!

“Pembe taksi” ve “pembe vagon” uygulaması, Türkiye’nin nereye götürülmek istendiğiyle ilgili iki ibretlik örnek!

  

Bu yazı toplam 2473 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim