• BIST 89.764
  • Altın 145,339
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • Kocaeli : 9 °C
  • İstanbul : 9 °C
  • Sakarya : 9 °C

Moody’s ve emperyalizm!

Haluk Ulusoy

Haftada bir kez yazınca ve Türkiye’de gündem son sürat değişince, gündemdeki konular hakkında fikir beyan etmek zor oluyor. Gene de Moody’s ile ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. 

 

Kendi web sitesinden Moody’s

Moody's şeffaf ve bütünleşik finansal piyasaların kredi derecelendirme, araştırma ve analizini sağlayan, küresel sermaye piyasalarının önemli bir bileşenidir.

Moody's şirketi kredilendirme, ekonomik analiz, mali yazılım, danışmanlık hizmetleri ve araştırma hizmetleri sunar. Kredi derecelendirme ve araştırmalarını kapsayan borçlanma araçlarının ve menkul değerlerin risk yönetimini yapar. Moody's ve Moody's Analytics, şirketi 2015 yılında 3.5 milyar $ gelir beyan etmiştir. Şirket, dünya çapında yaklaşık 10.800 kişiyi istihdam etmekte ve 36 ülkede varlığını sürdürmektedir.

“Ben kısaca şöyle tercüme ediyorum; Parayı veren düdüğü çalar.” Vermeyenin düdüğünü ben çalarım… Nasıl bir şirket ki hiçbir şey üretmeden 3.5 milyar dolar gelir elde edebiliyor. İşte emperyalizm bu demek… 

 

Bizi küçük düşüren imzaları kimler attı…

St. Xavier's College Hindistan’dan mezun Bay Alpona Banarji (Başkan Yrd.) ve bölüm yöneticisi Bay Yves Lemay. Bu iki bey 75.milyonluk ülkeyi ekonomik olarak esir almaya yönelik imzaları attılar.
Attılar ama bizim hiç mi suçumuz yok? Durduk yerde mi bizim notumuzu düşürdüler. “Efendim bu bir siyasi karardır”. Doğru, bence de bu sefer birileri bu beylerin kulağını çekmiş. Peki ya biz ne yaptık. Başımıza gelenleri bile doğru dürüst anlatmayı beceremedik. Darbe girişimini, yaşadıklarımızı bile anlatamadık neden? Neden olduğunu söyleyeyim. Anlatması gerekenler sadece kendilerini düşünüyorlar ve konuşurlarsa dünkü kankalarının kendileri hakkında bilgi paylaşacağından korktukları için konuşamıyorlar. Sayın Gökçek’in parsel, parsel Ankara’yı verdiğini bizler gene bir sayın bakandan öğrenmedik mi?   
Yani bütün suç Moody’s’in bizim hiç suçumuz yok. Eyy yönetmeye talip olan ve aldıkları oyu babasından miras kaldı sanan politikacılar, Allah aşkına kendi menfaatlerinizi kolladığınız kadar ülke menfaatlerini de kollayın artık. 

 

Lozan’ın gizli protokolü 2023’ de ortaya çıkacak olan gerçekler!

Lozan'ın, üzerinde 'çok gizli' yazan 21 maddelik bir ek protokolü vardır. Herkesin bildiği yayınlanmış maddelerin hükmünün sadece yüz seneliğine, yani geçici olduğu kayıt altındadır…


GİZLİ PROTOKOL

Bize uzak, korunması kolay diye, İzvelanda’nın devlet kasasında muhafaza edilen bu gizli protokolün, yani Lozan Anlaşması'nın gizli maddelerinden çok önemli olan bazılarını sizlere açıklıyoruz ; 

MADDE 2: Türkiye, Boğazlar üzerindeki hâkimiyetinden 24.07.2023'ü 25.07.2023'e bağlayan gece yarısı tamamen vazgeçecektir.

MADDE 7: Türkiye 24 Temmuz 2023 tarihi itibariyle bütün yeraltı servetlerini ve doğal kaynaklarını kullanma hakkından feragat edecek, bu hak anlaşmada imza sahibi olan diğer memleketlerin olacaktır.

MADDE 9: Türkiye, Fener Patrikhanesi'nin EKÜMENİK olduğunu kabul edecektir. 

Patrikhane 24 Temmuz 2023'ten itibaren milletlerarası hükmî şahsiyete sahip olacak, Aya Yorgi Kilisesi merkez kabul edilerek 25 kilometre çapında ve Ayasofya'yı da içine alacak olan arazi bedelsiz olarak

Patrikhane'ye devrolunacaktır. Ayasofya kilise olarak ibadete açılacaktır.

MADDE 17: Bu anlaşmanın imzalanmasından 100 yıl sonra 24 Temmuz 2023’de Sevr Anlaşması tekrar yürürlüğe girecektir. Vahdettin’in torunu sultan olacaktır. Torunu yoksa, cumhurbaşkanını sultan olacaktır. 

MADDE 18: Marmara da bulunan tüm adalar ve dahi kayalar da dahil olmak üzere Ege ve Karadeniz’deki bütün kayalıklar ve adalar Yunanistan’a verilecektir. Kıbrıs’ın tamamı Rumların olacaktır.

MADDE 21: İşbu anlaşma 24 Temmuz 1923 günü Lozan Palas Oteli'nin restaurantının kapıdan girişte sağdan beşinci masasında sabaha karşı saat 03.00’de Türkiye Hariciye Vekili İsmet ile İstanbul'daki İngiliz Yüksek Komiseri Sir  George Rumbold tarafından gizli olarak, başgarson Hans Södler şahitliğinde imzalanmıştır. 

 

YOKSA İNANDINIZ MI?,

kesinlikle inananlar olmuştur….

Lozan'ın nasıl kan ve gözyaşı ile dolu senelerin ardından ve hangi şartlar altında imzalandığını düşünmeyi bir türlü akıl edemeyip yıllardan bu yana "Lozan'ı zafer falan zannetmeyin, apaçık bir yenilgidir", "Bağımsızlık belgesi falan değil, Türkiye'yi ele geçirme planıdır", diyenler var ya...  İşte onlar için, aslı astarı olmayan hayali bir gizli protokolün maddeleriymiş gibi yukarıda maddeleri bu muhaliflerin verdiği ilhamla uydurmuş.

 

Kim mi? Çoğunu, tarihçi ve gazeteci sayın Murat Bardakçı ve kendimi alamayıp bir kısmını da ben.

 

Kaynak : http://yunturk.org.tr/?Syf=26&Syz=318427   

Lozan Anlaşmasının aslını okumak isteyenler için : http://www.ttk.gov.tr/index.php?Page=Sayfa&No=273

Bu yazı toplam 1078 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
ülker taylan
05 Ekim 2016 Çarşamba 16:19
16:19
çok güzel- kibar bir kelime bulamıyorum.ama güzel alay etmişiniz
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim