• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli : 1 °C
  • İstanbul : 4 °C
  • Sakarya : 2 °C

Müftü Bey, İmam Selami Tarcan’la ilgili ne işlem yaptı acaba?

M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, böylesine mübarek bir günde, kentimizdeki değişik çevrelerinin sonucunu merakla bekledikleri bir konuyu yeniden gündeme getirmek istiyorum.

Neydi o konu?

İzmit Yeşil Cami İmamı Selami Tarcan’ın yaptıkları…

Yazımın başlığı “Cemaate verir talkını kendi yutar salkımı” şeklindeydi.

Hatırladınız mı?

İsterseniz gelin, 26 Şubat 2016 tarihli o yazıyı tekrar bir okuyalım, sonunda da söyleyeceğimizi söyleyelim.

“Sevgili okurlarım, hani çok tartışılan İzmit Fevziye Camii müezzini” konusu vardı ya…

Hani o tartışmaya, Fevziye Camii avlusunda toplanıp tekbir getirip bildiri okuyarak katılan bir grup vardı ya…

Hani bildiriyi okuyan o kişi, milleti kışkırtıp gazetemizi ve beni kınamıştı ya…

Olaylardan sonra arkadaşlarımız “o kişiyi” mercek altına aldı.

Kimdir, nedir?

“Öz”ü ile “söz”ü aynı mı?

Bir din adamı olarak cemaate verdiği öğütleri kendisi tutuyor mu?

Bildiriyi okurken esip gürlediği gibi, “haktan- adalet”ten yana mı?

Bugün “o kişiyi” sizlere tanıtmak istiyorum.

Adı, Selami Tarcan.

İzmit Serdar Mahallesi Yeşil Camii İmamı…

İmamlığın ötesinde bir görevi daha var.

Memur-Sen’e bağlı Diyanet-Sen Sendikası’nın Kocaeli Şube Başkanı…

Yani, başkan olarak, sendikaya üye din görevlilerinin hakkını ve hukukunu korumakla görevli.

Arkadaşlarımız, Selami Tarcan’ı araştırırken, gelen ihbarları da değerlendirerek, “çok çarpıcı bilgiler”e ulaştılar.

“Okurlarımızın haber alma hakkı” bizim için çok önemli olduğundan, elde ettiğimiz bu bilgileri sizlerle paylaşacağız.

 

 

Önce sizlere “Toplum Yararına Program” uygulamasını anlatmalıyım

 

Sevgili okurlarım, İŞKUR’u tanıyorsunuz.

İş ve İşçi Bulma Kurumu…

İŞKUR, ülke çapında çok güzel bir program uyguluyor.

Bunun adı, “Toplum Yararına Program”…

Değişik kurumlarla işbirliği yapılarak yürütülen programın özü şu:

İşi gücü olmayan, evine ekmek girmeyen, fakir fukara kesimin sıkıntısına derman olmak!

Çok güç durumda olan aileleri belirleyip, aile fertlerinden birini yapabileceği işe yerleştirip, geçici de olsa o evde tencere kaynamasını sağlamak!

Ülkemizin gerçekleri doğrultusunda düşünülüp uygulanan bence muhteşem bir program!

Öyle sanıyorum ki, bu program sayesinde pek çok ailenin evine ekmek girmiş, tenceresinde çorba kaynamıştır.

Düşünenlerden ve uygulayanlardan Allah razı olsun!

Programla ilgili elbette pek çok ayrıntı var.

Bunlarla sizi meşgul etmek istemiyorum.

Programa katılanlara 9 ay boyunca asgari ücret ödeniyor.

Ayrıca sigortası yapılıyor.

İkinci kez programdan yararlanmanın şartları var.

Her şey kurallara bağlanmış.

 

 

İŞKUR, bu programı Diyanet İşleri Başkanlığı ile de yürütüyor

 

İŞKUR’un “Toplum Yararına Program”ı değişik kurumlarla işbirliği yaparak yürüttüğünü yazmıştım.

Bu kurumlar arasında Diyanet İşleri Başkanlığı da var.

Diyanet İşleri Başkanlığı, İŞKUR’la bu program çerçevesinde protokol imzaladıktan sonra, “programdan yararlanacak toplam insan sayısı”nı illere paylaştırmış.

Arkadaşlarımızın elde ettiği bilgiye göre, Kocaeli’ne 90 kişi düşmüş.

Bu 90 kişi de ilçelere dağıtılmış.

İzmit’e şu kadar, Gölcük’e bu kadar…

Bunun anlamı şu:

Her ilçenin en fakir insanlarını, evine ekmek dahi alacak parası olmayan insanlarını tespit edin, bu program dahilinde çalıştırın ve kendilerine para ödeyin!

Evine ekmek dahi girmeyen aileler, fakir insanlar belirlenirken muhtarlardan ve camilerin din görevlilerinden yararlanılmış.

Doğru da yapılmış.

Köy ve mahallerdeki fakir fukarayı ancak muhtar ve din görevlileri bilir.

Yönteme diyeceğimiz yok!

2015 yılı yaz başlarında, Kocaeli’de bu program için “90 fakir” belirlenmiş, prosedür tamamlanmış ve program uygulanmaya başlanmış.

Nerelerde, nasıl çalışacakları kendilerine anlatılmış.

 

 

İmam Selami Tarcan’ın eşi de bu programda

 

Şimdi gelelim esas söyleyeceğimize…

Sevgili okurlarım, arkadaşlar, “İmam Selami Tarcan, sadece fakir fukaranın yararlanabileceği programa eşini de dahil ettirmiş” dediklerinde, inanamadım.

Öyle ya, bir imam, üstelik din adamlarının sendika başkanlığını yapan bir imam, böyle bir yanlışlığa nasıl düşer?

Nasıl, devletin, fakir fukara için ortaya koyduğu ekmeğe el uzatır?   

Arkadaşlara, “Böyle bir şey olamaz, olmaması gerekir, bir daha iyice araştırın” talimatı verdim.

Hem İl Müftülüğü’nden, hem İŞKUR’dan araştırdılar, bilgi doğru.

Selami Tarcan’ın eşi Sündüz Tarcan da bu programda.

Yani İmam Selami Tarcan, nasıl yaptıysa (herhalde görev yaptığı Serdar Mahallesi’nde fakir bulunamadı) eşini de Kocaeli’nin “en muhtaç 90 kişisi” arasına yazdırmayı başarmış.

En ilginci de, Selami Tarcan Yeşil Cami’de imam, eşi Sündüz Hanım da aynı camide görevli.

Sündüz Hanım’ın görev yeri, resmi kayıtlarda “Yeşil Cami” olarak geçiyor.

 

 

İmam Selami Tarcan’ın bu davranışına ne demeli?

 

Sevgili okurlarım, Müslümanlık “hak” dinidir.

“Kul hakkı yemek”, en büyük günahtır.

Cenab-ı Hak, “Kul hakkıyla karşıma gelme” buyurmuştur.

Bakara Suresi’nin 118.ayeti, “Mallarınızı haksız ve uydurma yollara başvurarak yemeyin” buyuruyor.

Nisa Suresi’nin 29.ayeti ise şöyledir:

“Ey iman edenler, karşılıklı rızaya dayanan ticaret hali müstesna, mallarınızı batıl (haksız ve haram yollar) ile yemeyin!”

Nesai’de geçen hadis-i şerif, “Kibri, hıyaneti ve kul hakkı borcu olmayan mümin cennete girer” der.

Benzer yığınla ayet ve hadis vardır…

Bunları, İmam Selami Tarcan’ın bilmemesi mümkün mü?

Binlerce kez cemaate bu konularda öğüt vermiştir.

Her defasında “Aman ha kul hakkı yemeyin, Allah sadece kul hakkı yiyenleri affetmez” demiştir.

İyi de Selami Tarcan’ın bu yaptığı ne?

Cemaate verdiği öğüdü, kendisi neden tutmamış?

Neden, eşini “Toplum Yararına Program”a dahil ettirerek, fakir fukaranın hakkına el uzatmış?

“Kulun kula olan borcu” konusunda çok sıkı dini kurallar varken, Selami Tarcan, bu hatası nedeniyle “kulun kullara olan borcunu, kulun kamuya olan borcunu” nasıl ödeyecek?

Bir şey daha…

İmam Selami Tarcan, Diyanet-Sen Kocaeli Şube Başkanı.

Ben, sendikacıların, öncelikle üyelerinin hakkını koruduğunu bilirdim.

Ama görüyoruz ki, Selami Bey, öncelikle “kendisine menfaat sağlamakla” meşgulmüş.

 

 

Şimdi de İl Müftüsü Yusuf Doğan’a seslenmek istiyorum

 

Siz kentimize yeni geldiniz, bilmezsiniz.

Elinizde tuttuğunuz gazete, Kocaeli’nin en eski gazetesi.

Tam 41 yıldır yayın hayatında…

Şimdiye kadar, il müftülerimizle iyi muhabbetimiz vardı.

İlişkilerimiz, karşılıklı saygı ve sevgi çerçevesinde yürütülüyordu.

Ama görüyorum ki, siz böyle bir yaklaşımdan uzaksınız.

Geçenlerde Hilal Güdücü arkadaşımız randevu alarak makamınıza gelmiş, İmam Selami Tarcan ile ilgili sizinle konuşmak istemiş.

Kovmaktan beter etmişsiniz.

“Gazete olarak İmam Selami Tarcan hakkındaki iddiaları araştırmak size düşmez. Şikâyeti olan bize gelsin. Yanlış bir durum varsa, araştırır, müdahale ederiz. Bilgileri sizinle paylaşmak durumunda değilim. Olup bitenler sizi ilgilendirmez” deyip kesip atmışsınız.

Biz, şimdiye kadar hiçbir müftüden böyle bir davranış görmedik.

Bütün müftüler bizim değerli kardeşlerimiz, ağabeylerimizdi.

Siz böyle davranmak istiyorsanız, bu davranışlarınızı sürdürün.

Davranışlarınız sizi bağlar…

Haa, “asker arkadaşınıza” güvenerek böyle davranıyorsanız, şunu unutmayın, bizler şimdiye kadar pek çok “asker arkadaşı” gördük.

Onlar hep “yolcu” oldu, biz hep “hancı” olarak kaldık.

Şimdi Kocaeli kamuoyu sizden bir açıklama bekliyor.

“İmam Selami Tarcan, eşini programa dahil ettirerek, fakir fukaranın hakkına el uzattı mı uzatmadı mı?” diye sormuyorum.

Yazdıklarım, yüzde yüz doğru.

Siz Selami Tarcan’la ilgili ne yapacaksınız, onu söyleyin!

Kurumunuzda “başka Selami Tarcanlar” var mı, onu açıklayın!

Kocaeli’de yaklaşık 2700 din görevlisi var.

Selami Tarcan, 2700 kişi içinde “kul hakkı” yiyen tek kişi mi?

Açıklamalarınızı toplum adına bekliyorum.

Suskunluğunuz, “olup biteni kabul ettiğiniz” ve “yazılanları doğruladığınız” anlamını taşır.”

 

 

 

Bu yazı yayınlanalı 100 gün oldu, müftü beyden tık yok

 

Yazının sonunu iyi okudunuz değil mi?

İl Müftüsü Yusuf Doğan’a demişim ki, “Suskunluğunuz olup biteni kabul ettiğiniz ve yazılanları doğruladığınız anlamını taşır.”

O tarihten bu yana 100 gün geçti.

İl müftülüğünden herhangi bir cevap gelmediğine göre, yazılanlar harfiyen doğru.

Biz zaten yazdıklarımızın doğruluğundan şüphe etmiyorduk, ancak merak ettiğimiz, müftülüğün Selami Tarcan’la ilgili ne işlem yaptığı idi.

Bunu sadece biz merak etmiyoruz…

İnanın şimdiye kadar yüzden fazla muhtar, müftülük çalışanı, cami imamı ve müezzini telefon açıp, Selami Tarcan’la ilgili müftülüğün ne işlem yaptığını sordu.

Cevap veremedik, cevap veremediğimiz için de bu yazıyı yazıp tekrar bir soralım istedik.   

Müftü Bey, cevap bekliyoruz…

İmam Selami Tarcan hakkında herhangi bir işlem yaptınız mı?

Yaptıysanız, ne gibi bir işlem yaptınız, bunu Kocaeli kamuoyu bilmek istiyor.

Yapmadıysanız da neden yapmadınız?

 

 

Selami Tarcan tekzip istedi, mahkeme reddetti

 

Sayın müftü, bu aradaki bir gelişmeyi de bilmenizi istiyorum.

İmam Selami Tarcan, yazımla ilgili Kocaeli 2.Sulh Ceza Hakimliği’ne 10 Mart 2016 tarihinde başvurarak tekzip talep etti.

Kendisine ve eşine, kendi ifadesiyle çamur atmışız.

Mahkeme, bu tekzip talebini 14 Nisan 2016 tarihli kararıyla reddetti.

Kararda, şu ifadelere yer verildi:

“Söz konusu yazının güncellik, kamu yararı, toplumsal ilgi unsurlarını içermekte olduğunda kuşku yoktur. Yazının bütünü dikkate alındığında, talep edenin eşinin İşkur ile Diyanet işbirliği kapsamında yapılan Toplum Yararına Program kapsamında çalıştırılması hususunun irdelendiği, yazının kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunmadığı, yazının Anayasa tarafından koruma altına alınan basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaati ile…”

Müftü Bey, gördüğünüz gibi, İmam Selami Tarcan’ın artık yaptıklarını ettiklerini yalanlama durumu da yok.

Mahkeme tekzip talebini reddettiğine göre, yazılanlar doğru.

İçinde bulunduğumuz “mübarek günlerin yüzü suyu hürmetine” kamuoyu adına sizden açıklama bekliyorum.

Unutmayın, bu gibi olaylar örtbas edildiği sürece, camianızdaki Selami Tarcanlar’ın sayısı artar.

      

Bu yazı toplam 3165 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim