• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli : 17 °C
  • İstanbul : 12 °C
  • Sakarya : 17 °C

Muhalefet nerde?

Tarık Bağdat

Osmanlı zamanında Farsça, Fransızca ama daha çok Arapçadan birçok sözcük alarak kullanmış ve kendi diline yerleştirmiştir. Bunu yapan Osmanlı zaman zaman Arapçadan aldığı sözcükleri anlamlarının dışında kullanmıştır.

İhtilal kelimesi; Türkçede askeri darbe anlamında kullanılırken Arapçada bir ülkeyi ya da yeri işgal etme anlamındadır. Askeri darbenin Arapçası ise inkılâp. Türkçede inkılâp ise devrim demektir.

Örnekleri çoğaltabiliriz. ‘g’ ve yumuşak ‘ğ’ örneğinde olduğu gibi Türkçede ‘h’ ve ‘h’ olmadığı için Osmanlı Arapçada ‘h’ ve noktalı ‘h’ olarak yazılan harflerinin karşılığında aynı ‘h’yi kullanmış.

Durum öyle olunca muhalefet sözcüğünün kökeninde iki ihtimal var:

Ya normal ‘h’ kökenli sözcüğünden alınmış ya da noktalı ‘h’ sözcüğünden. Muhalefet’teki ‘h’ Arapçadaki normal ‘h’ kökenli kelimden alınmış ise o zaman muhalefet kelimesinin Arapça köken karşılığı “muhalef” tir. Arapçada ‘muhalef’ müttefik demektir. Türkçe anlamı ile muhalif’in Arapçası Muariz.

Yok eğer muhalefet kelimesindeki ‘h’ Arapçada aynı kelimenin noktalı ‘h’ sözcüğünden alınmış ise o zaman sözcüğün  kökeni yine muhalef  ama sözcüğün Arapça anlamı ‘ kurala uymayan’ olur.

Osmanlı bu sözcüğü hangi kökenden alıp ne niyetle kullanmış bilmiyoruz ama bizdeki muhalefetin durumu kimse alınmasın gücenmesin sanıyorum her iki sözcüğe de uyuyor.

Muhalefet bilerek veya bilmeyerek dolaylı yada dolaysız hemen hemen tüm söylem, tutum ve davranışlarındaki tutarsız adımlarla iktidara muhalef oluyor. Yani müttefik gibi davranıyor. Bunu ilçe’de, İl’de, Meclis’te yaşıyoruz, görüyoruz.

Yok ya! Bu kadar da değil diyenlere o zaman ikinci anlamı önerelim : Kurala uymayan. Yani muhalefet kurallarına uymayan anlamına geliyor.

Çünkü muhalefet dediğiniz kavram varlık nedenini iktidarı en etkin ve başarılı bir şekilde sıkıştırmaya dayandırır. Yani muhalefet tüm söz, tutum, davranış ve eylemlerinde en etkin yol ve yöntemlere başvurarak muhalefetini yapar.

Bizdeki muhalefetin bunu yapıp yapmadığına siz karar verin.

Özellikle meclis adayı belirleme süreçlerindeki yanlış adım attıklarını görüyor ve yaşıyoruz.

Nereden bakarsanız bakın yanıtlamaları gereken onlarca soru ve aydınlatılması geren birçok nokta var. Peki! Siyasi muhalefet bu durumda iken muhalif vatandaşların durumu ne? Daha karışık.

İkiyüzlü ve güvenilmez. Sol seçmene baktığımızda hepsinin kendi içinde ve aralarında sorunları var, bir türlü orta nokta bulamıyor. Sağ eksenli milliyetçilerin durumu ortada. Saadet seçmeni bildik çizgide.

Acı olsa da bir gerçek var ki; BDP ve yeni adı ile HDP son dönemin en tutarlı ve başarılı partisi. Var olan durumlardan maksimum yararlanmayı çok iyi biliyor.

Öcalan önümüzdeki dönemin kilit ve anahtar politikacısı olursa hiç şaşırmayın.

Peki kendine Türkçe kelime anlamı ile muhalif diyen insanların durumu ne? Tartışmalı!

Muhalif vatandaşlar her türlü zorluk, baskı ve tehditlere rağmen halka gerçekleri anlatmaya çalışan gazeteleri neden gidip satın almıyor? Muhalefet partilerine oy veren milyonlar kendi politik inanç ve tercihleri doğrultusunda yayın yapan gazetelere neden sahiplenmiyor? 

Muhalif olmanın hiç mi maddi sorumluluk ve yükümlülükleri yok? Yoksa Twitter veya Facebook’taki 140 karakter onlar için yeterli mi ?

Muhaliflerin gerçek anlamda muhalefet bilinci ile davranıp bireysel ve örgütsel sorumluluk ve yükümlülüklerini yerine getirmediği bir Türkiye’de fırsatlar her zaman iktidar’dan yana olacaktır. Kimse kızmasın ama böyle giderse Başkanlık sistemi de gelir,  Cımhuriyet’in 100. Yılını da iktidarda kutlarlar. Tabi o zamana kadar Cumhuriyet ortada kalırsa!

100. yılda da muhalif vatandaşlar boş konuşmaya ve bedavadan televizyondaki tartışma programlarını rahat koltuklarında seyretmeye devam eder. Muhalefet ise normal ‘H’ ya da noktalı ‘H’li muhalef olarak işine devam eder!

İç ve dış politikada bunca tıkanma, zorluk ve rezalete rağmen iktidar’ın rahat olması işte bundandır! İçeride, dışarıda neredeyse herkes bilerek – bilmeyerek ya da dolaylı - dolaysız onlar için çalışıyor!

Şans buna denir.

Bu yazı toplam 1265 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim