• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Kocaeli : 0 °C
  • İstanbul : 5 °C
  • Sakarya : 0 °C

Münafıklığın akıbeti!

Banu Gürer

 

“Kesinlikle münafıklar, ateşin en alt tabakasındadırlar.” (Nisa, 145)

İslam'a göre ateşin en alt tabakasında kimler bulunur diye sorsak sanırım pek çok kişi "Allah'ı inkar edenlerin" olduğunu ifade eder.

Fakat ayet-i kerimede bu tabakaya ait kişilerin "münafıklar" olduğu vurgulanmaktadır.

Peki, kimdir münafık?

“...inanmadıkları halde ‘Allah’a ve ahiret gününe inandık’" (Bakara, 8) diyenler, “… Ağızlarıyla kalplerinde olmayanı..."  (Al-i İmran, 167) söyleyenlerdir.

Yani inanmadığı bir şeye “inandım” diyen, dışarıya karşı böyle “görünen” kişilerdir.

Bir başka ifadeyle gönlü ayrı dili ayrı konuşan kimselerdir.

Kısacası şahsiyet zaafiyeti içinde olan, şahsiyet bölünmesi yaşayan insanlardır.

Ve “…Allah, münafıkların kesinlikle yalancı olduklarına şehadet etmektedir.” (Münafıkun, 1)

Anlaşılan o ki, Kur'an-ı Kerim'e göre Allah'ı inkar edenler dahi onlardan bir derece üstte tutulmuştur.

Neden?

Açıkça inkar edenler en azından açık yüreklilikle kalplerinde olanı dilleriyle ifade edebilme cesaretini göstermektedirler.

Karşısındaki insanı "kim olduğuyla" ilgili aldatma yoluna girmemişlerdir.

İnanmadıkları şeyler üzerinden menfaat elde etmeye teşebbüs etmemişlerdir.

İslam açısından inkar edenler arasında bile gösterdikleri tavır ve şahsiyet bütünlüğü açısından derecelendirme söz konusu ise, bir Müslüman'ın "yalandan" nemalanması kabul edilebilir mi?

Tevhid dininin mensubu olan birinin kalp ve dil birliğini yani "tevhidini" sağlayamamasının mazereti olabilir mi?

"Elinden ve dilinden diğer insanların emin olduğu" kişi olarak tanımlanan müminden insanların, eliyle ve diliyle verebileceği zararlardan dolayı kaçması düşünülebilir mi?

Elbette hayır!

Peki, böyle örnekler görüyor muyuz?

Ne yazık ki evet!

Ve bir toplumda böyle örneklerin artması demek, toplumun geleceğinin tehlike altına girmesi demektir...

O saatten sonra cehennem için ölmeyi beklemeye de gerek kalmaz!

Bizzat dünyada onu yaşamaya başlarsınız...

Ve ne yazık ki kendinizden başka suçlayacak kimse de bulamazsınız...

İş işten geçmeden nefsimizi sorgulamamız ve hatalarımızı düzeltmemiz dileğiyle Cenab-ı Hak cümlemizi böyle bir akıbetten korusun!...

Bu yazı toplam 960 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim