• BIST 106.991
  • Altın 152,004
  • Dolar 3,6781
  • Euro 4,3218
  • Kocaeli : 18 °C
  • İstanbul : 20 °C
  • Sakarya : 18 °C

Musluğun ağzında dürüst bir insan…

Hasan Altınkaya


Günümüzde sistem o kadar değişti ki şaşırmamak elde değil.
Yok liyakat sahibiymiş, yok ehil kişiymiş hepsi hikaye.
Yandaş mısın, yada sisteme uyuyor musun?
Bu iki soruya cevabınız evet ise gerisi kolay!
İşten anlamam, hiç daha önce böyle bir iş yapmadım yada tecrübem yok gibi gerekçelerle sistemden uzaklaştırılmıyorsunuz merak etmeyin!
Dedik ya, sesini çıkartmayacaksın, sisteme uyum sağlayacaksın o kadar.
Birde şakşakçılık yaptın mı dile ne dilersen!
Hee birde yanlış mı gördün, kafanı çevir başka tarafa bak! Onu da görme senin ilgilendirmiyor(!) çünkü…
Perdeciye gidip biraz yüzsüzlük perdesi alıyorsun, biraz ahlaksızlık üzerine tecrübe ediniyorsun, birazda dini kullandın mı oldun müteahhit!
Peki haya, edep, ahlak, dürüstlük ne olacak?
Tabii ki bunlara da sahipsin!
Yoksa sen hiç kimsenin hakkını yemiyorsun ki! Bu işi birileri yapacaktı zaten!
İşte sen yapıyorsun…
Başkası akşam sabah hesap kitap yapsın, canı çıksın, en iyisini en ucuza nasıl veririm diye uğraşadursun, sen yandaş vasıtasıyla öğren fiyatı az şişir yada biraz altında ver al işi.

Daha kalitesiz iş, sıfır zahmet ve zarara uğrayan kurum.
Alınteri döken emekçiye ver üç kuruş, sen elini işe sürmeden hamuduyla götür!
İşte sana ahlaki ticaret, işte sana dürüstlük.

Kazandığın paralardan Cuma namazı çıkışı camiye biraz ver.
Tabiki olmazsa olmaz dostların görmesi lazım, Umre’ye gitmeden olur mu?
Olmaz tabii ki!
Bak parayı sen kazandın, Allah yolunda da harcadın!
Müslüman güçlü olmalı diyordun, Müslüman zengin olmalı diyordun ya.
Bak işte güçlü de oldun zenginde!

Evet maalesef bu yazdıklarım günümüzün gerçekleri. Bu anlayış sarmış dört bir yanımızı.
Hz Ömer’in gündüz el feneriyle ne arıyorsun demeleri üzerine ‘ADAM’ arıyorum demesi gibi.

Bizde geçtiğimiz günlerde el feneriyle aramadık ama gerçekten sistem içerisinde ‘ADAM’ bulduk.
Kirli çark düzenine uymayan, doğrunun yanında olan, bırakın makamının değişmesini işinden olmayı bile göze almış bu kişi.
Böyle insanları görmek inanın beni çok mutlu ediyor.
Kim diyeceksiniz bu kişi!
Dedik ya musluğun başında. Kurumu daha doğrusu bizlerin parası olan devletin bir lirasını yukarıda bahsettiğim şahsiyetsizlere kaptırmıyor. Şu partiden, şunun adamı, bunun adamı diye düşünerek iş yapmıyor.
Peki nasıl yapıyor?
Olması gerektiği gibi…
Yani kim ‘HAK’ ediyorsa ona göre işini yapıyor.
Ne diyelim helal olsun.
Bu tür insanların sayısının her yerde artması en büyük temennim.
Bu olgunluğa sahip olabilmek için öncelikle rızkı verenin Allah olduğuna inanmak gerekiyor.
Yoksa rızkını a partisinden, b belediye başkanından bilmem ne makamındaki kişiden ararsan kişiliksiz, kimliksiz bir kişi olur çıkarsın.


Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Pakmaya kanser yapar mı?
Köseköy’de bulunan Pakmaya Fabrikası son yıllarda hiçte iyi şeylerle anılmıyor!
İlimize kazandırdığı eğitim kurumları ve diğer faaliyet alanlarıyla büyük takdir toplayan bir kuruluş nasıl oluyorsa son yıllarda şimşekleri bu kadar üzerine çekebiliyor.
Son olarak haksız yere işten çıkardığı işçilerle gündeme gelmişti bildiğiniz gibi.
İşten çıkartılan bir avuç insan hala daha fabrika önünde direniyorlar.
Oradan geçerken dikkatli bakarsanız görebilirsiniz.
Eylemlerinin kaçıncı ayına girdiklerini bile unuttum.
Ama hala inatla ve sabırla bir ümit içerisinde direnişe devam ediyorlar.
Kentin ileri gelen yöneticileri bu durumu çözecekleri sözünü vermişlerdi oysa ki.
Acaba hiçbir şey yapmayarak mı bu sorunu çözdüler orası muamma.
Pakmaya ile ilgili değinmek istediğim konu müzmin problemi olan ‘pis koku’.
Bu problem Pakmaya’dan ziyade vatandaşın demek daha doğru olur.
Çünkü Pakmaya yönetiminin anladığımız kadarıyla yaydıkları koku ile ilgili pek sıkıntıları yok!
Bu kadar pis kokuya yıllardır nasıl ve ne şekilde müsaade edilmiş anlamak mümkün değil.
Önceleri bayağı bir para cezasıyla göz dağı verildiğini biliyoruz.
Ama bildiklerini okumaya devam ediyorlar gördüğümüz kadarıyla.
Siyasiler başta olmak üzere il sağlık ve çevre birimlerinin bu kokudan haberleri yok mu?
Kafama takılan soru bu? Kendilerine bu sorunun ulaşmasına gerek yok.
Çünkü Pakmaya’nın önünden sabah ve akşam saatlerinde geçerken o malum kokuyu hissetmemeleri neredeyse imkansız. Bu durumdan pekala haberlerinin olduğunu da biliyorsak geriye ne kalıyor?
Umursamazlık ve ciddiyetsizlik!
Kentimizin yöneticileri bazı meseleleri fazla ciddiye almıyorlar mı sorusunu sordurtur ki en ağırı da bu herhalde.
Sahipsiz, sorunlarının ilgili yerlere ulaşsa bile göz ardı edildiği bir kent algısını zihinlere yerleştirmek kimsenin istemeyeceği bir durum olsa gerek.
Bu algıyı tersine çevirecek adımlar atmakta yöneticilerin işi. Asıl benim bu pis koku ile ilgili merak ettiğim şey şu.
Acaba bu kokunun insan sağlığına olan etkileri araştırıldı mı? Orta ve uzun vadede ne gibi hastalıklara yol açabilir.
Birileri de bu sorulara cevap verirse çok seviniriz.

Bu yazı toplam 1268 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim