• BIST 106.991
  • Altın 151,481
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196
  • Kocaeli : 7 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 6 °C

Müslüman

Banu Gürer

 

 

Müslüman kimdir?

Belli başlı özelliklerini sıralayalım:

Müslüman "insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir." (Tırmizi)

Dolayısıyla Müslüman "güzel hikmet ve öğütle" konuşandır. (Nahl, 125) Hakaret etmek kesinlikle onun üslubu değildir.

Aynı zamanda "zannın birçoğundan da sakınır, başkasının ayıbını ve kusurunu araştırmaz ve dedikodusunu yapmaz." (Hucurat, 12) İnsan ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanabilir mi? (Hucurat, 12)

"Bir kavme olan kini onu adaletsizliğe itmez." (Maide, 8) Yani bir grubu sevse de sevmese de muamelesinde adildir.

Sevgiyi de nefreti de zulmün mazereti olarak görmez. Zira "Allah için hakkı titizlikle ayakta tutmanın ve adaletle şahitlik etme"nin (Maide, 8) asli görevlerinden biri olduğunu bilir.

Kısacası ne zulmün kaynağı olur ne de zulme karşı sessiz kalarak "dilsiz şeytan" olup onurunu yerle bir eder.

"İyiliği emretmenin ve kötülükten menetmenin" de (Nahl, 90) temel görevlerinden biri olduğunun ve bu görevin kendi menfaatini kollamak anlamına gelmediğinin bilincindedir. Dini "az bir menfaat karşılığında" suistimal etmeyi aklından bile geçirmez (Bakara, 41).

Ancak iyiliği emredip kötülükten menederken zulmetmeyi bir araç olarak kullanmaz. Zira "zulmedenlerin ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık yapanların" (Şura, 42) "ıslah etmek adına ekini ve nesli bozanların ve bozgunculuk yapanların" (Bakara, 205) dünyada da ahirette de hazin bir sonla muhatab olacaklarını da bilir.

Allah'a olan saygısı ve bağlığı, başkalarının kutsalına saldırmasının önünde en büyük engellerden biridir (En'am, 108).

O "müjdelemeye ve kolaylaştırıcı olmaya" çalışan,  "zorlaştırıp nefret ettirmekten kaçınan"  kimsedir (Buhari).

"İnsanların arasını bulmaya" çalışır (Hucurat, 10). Bu nedenle "sadece zulmedene değil, tüm insanlara sirayet eden fitneye" (Enfal, 25) sebep olmayı bırakın, bulaşması bile söz konusu değildir.

Dolayısıyla "bölücülüğe meydan vermek"ten, toplumu kutuplara ayırıp birbirine düşman etmekten bütün varlığıyla kaçar (Al-i İmran, 103).

Bunun yanında ne "Allah'ın ayetleriyle dalga geçer (haşa!) ne de geçenleri dost edinir" (Maide, 57). Şahsiyetli insandır.

Kul hakkı en çok korktuğu günahlardan biridir. Zira onun günahını hakkını gasbettiği insanlardan helallik almadıkça, "şehit dahi olsa", ödeyemeyeceğini bilir (Müslim).

Haram lokmadan da şiddetle kaçar. Çünkü yine bilir ki haram lokma "hayayı" ortadan kaldırır A'raf, 22), insanın "hem maddi hem de manevi dünyasını değiştirip" altüst eder (A'raf, 24).  

İlahiri...

Şaşırmayın! Ben size Kur'an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde tanımlanan "Müslüman"dan bahsediyorum.

Yoksa her Müslüman "böyledir" demiyorum.

Ne yazık ki diyemiyorum...

Öyle olsaydı Yusuf İslam "Müslümanları görseydim Müslüman olmazdım. İyi ki İslam'ı Kur'an'dan öğrenmişim" dediğinde ona hak verir miydik?

O nedenle yanılıp da yanlış örneklerden hareketle dini anlamaya kalkmayalım...

Kaynağına inelim ki ne kendimize ne de başkalarına haksızlık yapalım...

Ve unutmayalım: Hatada ısrar edip kendini düzeltmeyenlerin hazin sonunu sadece Kur'an-ı Kerim değil, tarih kitapları da yazıyor...

Mevla'm cümlemizi bu akıbetten muhafaza eylesin...

 

 

 

Bu yazı toplam 1850 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim