• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Kocaeli : 16 °C
  • İstanbul : 27 °C
  • Sakarya : 16 °C

Müslüman Kur-an yakmaz.

Kamil Çöpür

Farkhunda 27 yaşında Afganistanlı genç bir kız. Öğretmen olmak istiyordu.

19 Mart 2015 tarihinde bir caminin önünde muska satan bir molla ile tartışmasının bedelini bir grup öfkeli erkek tarafından linç edilerek ödedi. Taşlar ve sopalarla feci şekilde dövüldü, cesedi sokaklarda sürüklendi ve bir binanın çatısından atıldı. Öfkesini alamayan bu grup genç kadının cesedini benzin dökerek yaktı.

İslam’a yönelik her eleştirinin karşılık bulacağını ve buna cüret edenlerin sonunun ne olacağını bilmeleri için bu vahşeti videoya alıp servis edenler bile vardı.

Peki ne yapmıştı Farkhunda?

Bu genç kadın kötülükleri kovduğunu iddia eden bu molladan muska satın almamaları konusunda “ Kadınlara buna para vermeyin, bunun İslam’da yeri yoktur.”diye uyarıda bulunmak istemişti. Bu genç ve aydın kadın çocuğu olmayan, hastalıklardan kurtulmak isteyen zavallı insanların mollanın yazdığı kağıt parçalarından medet ummalarını doğru bulmuyordu.

Bunu gidip o din satıcısıyla tartışma cesaretini göstermişti Farkhunda Hanım. Ancak bedelini canıyla ödeyeceğini hesaplayamamıştı.

Kesesini doldurmak için küçük kağıt parçalarına dualar yazıp insanlara hap gibi din satan o mollanın bir kadının cesareti karşısında şaşırıp “Kuran’ı yaktı bu kadın” iftirasıyla ortalığı velveleye vereceğini ve bunun sonunda oraya toplanan bir grup hayvansı tarafından vahşice linç edileceğini bilebilir miydi?

Farkhunda “Ben bir Müslüman’ım. Müslümanlar Kuran yakmaz” dediyse de sesini duyuramadı. İşin ilginç yanı olayı gören polisler bu hayvani gruba hiçbir müdahalede bulunmadılar. Onlara göre bu olay herkese ders olmalıydı.

Farkhunda’nın babasını aradılar. ‘Gel kızın bir günah işledi. Cesedini al’ diye.

Öyle ya, bir din satıcısının sahtekarlığını yüzüne vurmaktan daha büyük bir günah olabilir miydi. Hakkında bir sürü yalan uydurdular. Akli dengesi bozuk bir kadın Kuran’ı yaktı dediler. Oysa onun istediği hurafelerden ve din tüccarlarından arındırılmış bir dini topluma anlatabilmekti.

Ne var ki, din tüccarlarının istediği gibi olmadı. Farkhunda’nın parçalanmış ve yakılmış cesedi tüm Afgan kadınları tarafından omuzlarından taşındı. Yüzyıllardır süren erkek düzenine, alınıp, satılmaya, cinsel tacize uğramaya ve aşağılanmaya karşı Farkhunda’nın ölü bedeninde hayat bulan bir öfke seline dönüştü.

O baba kızının söylediklerinden utanmadı ve onu sahiplendi. Ailesinin soyadını Farkhunda olarak değiştirdi.

Bu vahşetin ardından gerek Afganistan’da ve gerekse tüm dünyada tepkiler çığ gibi büyüdü. O güne kadar bu tür cinayetlere ses çıkarmayan, kadını eve hapseden, onu ikinci sınıf bir vatandaş olarak gören Afganistan hükümeti sorumlular hakkında soruşturma açtı. 26 kişi tutuklandı. 13 polis açığa alındı.

Ülkemizde yobazlar, din tüccarları sıkıştıkları zaman “Camiye bomba attılar, Kuran’ı yaktılar” naralarıyla toplumu sokağa dökebiliyorlar. 1968 yılında Kayseri’de “Komünistler camiye bomba attılar” diyerek sinema salonunda toplanan öğretmenler yakılmak istenmedi mi? 1991 yılında “Komünistler Sivas’a giremez” diyerek Madımak Otelinde toplanan aydınlar, şairler, ozanlar yakılmadı mı? Bu yangında otuz yedi vatandaşımız cayır, cayır yanarken o öfkeli kalabalık “Tekbir” getirmedi mi? Bazı siyasiler parti binalarında elleri cebinde olayı seyretmediler mi?

Sonuç ne oldu? Hiç. Asıl sorumlular yurt dışına kaçtılar, bazıları milletvekili dokunulmazlığına büründüler. Böylece olaydan kolayca sıyrıldılar.

6, 7 Eylül olayları nasıl oldu? Azınlıkların mallarına nasıl el konuldu? Siyasi iktidar tarafından “Camiyle bomba attılar” yalanını bahane eden halk, azınlıkların, gayri Müslimlerin mallarını yağma etmediler mi? Daha dün Gezi olaylarında dönemin başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan camiye ayakkabı ile girdiler, bira içtiler demedi mi? Cami imamı başbakan Sayın Erdoğan’ı yalanladıysa da Sayın Erdoğan camiye ayakkabı ile girdiklerini ve camide içki içtiklerini her konuşmasında dile getirdi. İmama yalan söyletemeyince onu sürgün ettiler.

Mit Müsteşarı Hakan Fidan’ın tapeleri yayınladığında “Canım camiye bir iki bomba atar halkı galeyana getiririz” demedi mi?

Müslüman ülkelerde her nasılsa din simsarları, tüccarları “Din elden gidiyor veya camiyi bombaladılar veya Kuran’ı yaktılar” gibi toplumun hassas olduğu konularda halkı galeyana getirebiliyorlar. Her nasılsa başka toplumlarda başka dine ait olanlar hiçbir zaman halkın dini duygularını sömürmüyorlar. Bugüne kadar İncil’i yaktılar, kiliseye bomba attılar diye halkın sokağa çıktığı bir olay anımsamıyorum.

Bu yazı toplam 888 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim