• BIST 108.394
  • Altın 142,809
  • Dolar 3,5301
  • Euro 4,1252
  • Kocaeli : 32 °C
  • İstanbul : 31 °C
  • Sakarya : 31 °C

“Müslüman Müslüman’ın…

Banu Gürer


“Müslüman Müslüman’ın…


…aynasıdır.”
Hz. Peygamber (S.A.V.) “kardeşinin aynasıdır” diyerek böyle buyurmuş.
Ne kadar güzel buyurmuş.
Zira bir cümle din kardeşliği hukukunun neredeyse tüm ahlaki ilkelerini bize özet biçimde sunmaktadır.
Nasıl mı?
Şöyle ki:
Ayna, ona bakanın, kendisini ondan görmek isteyenin görüntüsünü “olduğu gibi” kişiye yansıtır.
Hatta zaman zaman o kadar net yansıtır ki bu gerçekleri görmek kişinin hoşuna gitmez.
Ama hoşuna gitmeyeceğini bilse de “kendini gerçekten görebilmek” için yine aynaya müracaat eder.
Çünkü bilir ki ayna sadece “onu” yansıtır.
Görmek istediğini değil.
Yani riyası yoktur.
Bu nedenle de kişi, insanların karşısına çıkmadan önce aynada görüp de beğenmediği yönlerini düzeltmeye gayret eder.
Diğer insanlar karşısında mahçub olmamak için…
Aynı zamanda daha ilk bakışta kendini güzel biçimde ifade edebilmek için…
Ya da yanlış bir izlenim vermemek için…
İşte bir Müslüman da Müslüman kardeşi için ayna vazifesi görerek onun hatalarını düzeltmesine ve kendine çeki düzen vermesine yardım eder.
Kendisinin içine düşmek istemediği bir duruma onun da düşmesine izin vermemek adına, onun kendisini “olduğu gibi anlamasına” yardımcı olur.
İyi yönüyle de kötü yönüyle de…
Ancak bunu yaparken aynanın çok önemli bir özelliğini de taşır…
Hatta çoğu zaman unutulan bir özelliğini…
Neyi mi kastediyorum?
Ayna gibi insanın görüntüsünü yansıtan bir başka nesneyi, “camı” bir düşünelim…
Aradaki temel fark nedir?
Evet, cam da sizin görüntünüzü size gösterir ama hem ayna kadar net değildir hem de bunu yaparken bu görüntüyü “başkalarına” da yansıtır.
Yani siz cama bakarken başkaları da size bakar, sizi görür…
Ancak aynanın arkasındaki “sır” sizin görüntünüzün sadece ayna ile siz arasında kalmasını sağlar.
Arkadan dışarıya yansımasına izin vermez.
İşte bir Müslüman da ayna gibi kardeşinin hatalarının ve kusurlarının düzelmesinde ona yardımcı olurken bunları başkalarına ifşa etmez.
Kardeşi hakkında dedikodu yapmaz, zanda bulunmaz…
Dolayısıyla “görünen” şey bakanla yansıtan arasında kalır ve hatalar insanların karşısına çıkmadan düzeltilme imkanı bulur…
Peki, biz bu “ahlakın” neresindeyiz?
Birbirimizin “camı” mı “aynası” mıyız?
Tabandan tavana toplumumuzu göz önüne aldığımızda sorunun cevabı açık sanırım, değil mi?

Bu yazı toplam 1378 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim