• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 25 °C
  • İstanbul : 29 °C
  • Sakarya : 26 °C

Mustafa Kemal diyor ki (II)

Feridun Güray

Zor bir konferans'tı Lozan görüşmeleri. Daha baştan bizi küçük düşürmek istediler. Kendilerinin oturdukları koltuklardan daha küçük bir sandalyeyi İsmet Paşa'ya tahsis ettiler. Paşa bunu kabul etmedi ve oturmadı, aynısını buldular ve getirdiler ondan sonra toplantı başladı. İşin başında Paşa kendisine bu görevin verileceğini bilmiyordu. Mustafa Kemal paşa ''İsmet Paşa'ya oldu-bitti halinde Dışişleri Bakanı olacağını ve ondan sonra da barış konferansına Delege Heyeti Başkanı olarak gideceğini söyledim. Paşa birden bire şaşırdı. Asker olduğundan bahsederek özür diledi. En sonunda, teklifimi emir sayarak boyun eğdi.'' diyor. Kolay bir görev değildi. Onca harpler kazanmış, hesap ve detay adamı, yılmak nedir bilmeyen İsmet Paşa dahi bu görevi kabul etmek istemedi, emir büyük yerden gelince Lozan'ın yolunu tuttu. Müzakereler iki ay sonra durdu. Mustafa Kemal Paşa Nutuk'ta bakın bu durumu nasıl anlatıyor. ''İtilaf Devletleri delege heyetleri heyetimize bir barış projesi verdiler. Bu proje mana ve ruh bakımından istiklalimize aykırı şartlar taşıyordu. Bihassa mali, ekonomik ve adli maddeler dayanılır gibi değildi. Reddetmemiz zaruri idi.'' Bilindiği gibi kapitülasyonlar, yabancılara verilen diğer imtiyazlar başımızın üstünde Demoklesin kılıcı gibi asılı duruyordu. Yabancıların ülkede yargılanması bile mümkün değildi. Bunun üzerine Heyetimiz anlaşılan maddelerin imza edilmesini teklif etti ise de kabul görmedi ve konferans ertelendi.

 Paşa Ankara’ya dönerken Eskişehir'de Mutafa Kemal Paşa ile görüşünce Ankara'da kıyamet koptu. Nasıl görüşürler, muhatabı Hükümettir vs. Konu meclise intikal etti, günlerce görüşüldü, tartışıldı. Heyet, ''Sözde barış olmuşken, İsmet Paşa yapmamış, Hükümetin talimatına aykırı hareket etmiş.'' ithamında bulundular. Tartışmalar günlerce sürdü, muhaliflerin amacı başkaydı. Seçime gidilecekti, Mustafa Kemal Paşa'yı seçim dışı bırakmak için bir kanun teklifi verildi. Seçilebilmek için ülke sınırları içindeki bir ilden olmak veya en az bir yerde beş yıl ikamet etmek şartları getirilmek isteniyordu. Doğduğu yer sınır dışında kalmıştı, Kuzey Afrtika'dan, Halep'e, Anafartalar'dan Diyarbakır'a koşup duran, İstanbul'da oturup, saray nimetlerinden yararlanmak yerine Samsun'a çıkıp, rütbelerini istiklal için tüm rütbelerini terk eden Komutana reva görülen bu hakaret şüphesiz unutulmayacaktır. Bu teklif üzerine bütün illerden büyük tepkiler gelmeye başlamış ve Ulu Önder onlardan bir tanesini kürsüden okumuştur. Rize Milletvekili Osman Efendi iline yazdığı mektupta övünürcesine bu teklife katıldığını ve muhalif guruba mensup olduğunu bildirmesi üzerine halktan gelen telgrafta,  ''Şahsınız ve değerli çalışma arkadaşlarınız aleyhinde, ilimiz adına söz söyleyen ve muhalefet ve bozgunculuk fikri besleyen ve bizce Hiçbir şahsiyet ve değeri olmayan mebusu lanetleriz. O ilimizi temsil hakkına artık sahip değildir. Şu zamanlarda, vatansızların bile iştirak etmeyeceği muhalefet ve bozgunculuk fikrini bize tavsiye eden mebus efendinin fikrine iştirak edecek, ilimizde bir fert dahi mevcut olmadığını, bundan duyduğumuz şükran hissiyle ve yüksek şahsiyetinize olan hürmetlerimizle arz ederiz, Efendim.'' Rize halkı böyle düşünüyor, vekili öyle. Sonra seçim kararı verildi. Seçimler yapıldı, 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması 24 Ağustos’ta Meclis’te onaylandı.

İşin başında Rauf Bey görüşmelere başkan olarak katılmak ve İsmet Paşa'nın da mahiyetinde olmasını istemişti. Mustafa Kemal Paşa bu teklifini kabul etmedi ve onu Dış İşleri Bakanlığına atayarak heyet başkanı yaptı. ''Böylece Rauf bu işten memnun olmadı ve karşı tavır aldı.'' Yunanistan'ın ödeyeceği harp tazminatına karşılık Karaağaç'ın Türkiye'ye verilmesi talebini hükümete bildirmiş ve acele cevap istemiştir. Üç gün geçer cevap alamaz, tekrar yazar on gün sonra cevap gelir. Hükümet tazminat alınması görüşünü teklif eder, İsmet Paşa ise para almanın zorluğunu düşünerek kalıcı çözüm olarak Karaağaç'ın sınırlarımız dahil edilmesi teklifini uygun görmektedir. Mustafa Kemal Paşa'da bu görüşe katılır. Temmuz ortalarında konferans sona erer, Rauf Beye durum ve kabul edilen koşullar bildirilir, ama cevap alamaz, ızdırap içinde Mustafa Kemal Paşa'ya tel çeker.  Paşa'nın cevabı, ''Hiç kimsede tereddüt yoktur. Kazandığınız başarıyı en sıcak ve en içten duygularımızla tebrik etmek için antlaşmanın usulüne göre imza olunduğunun bildirilmesini bekliyoruz.''  İsmet Paşa'nın tarihi cevabı, ''Her dar zamanımda Hızır gibi yetişirsin. Dört beş gündür çektiğim azabı tasavvur et. Büyük işler yapmış ve yaptırmış adamsın. Sana bağlılığım bir kat daha artmıştır. Gözlerinden öperim pek sevgili kardeşim, aziz şefim.''  Resmi imzalar atılıyor, barış sağlanıyor, Paşa tebrik telgrafında,''Memlekete birbiri ardı sıra yararlı hizmetlerden ibaret olan ömrünüzü, bu defa tarihi bir başarı ile taçlandırdınız. Uzun mücadelelerden sonra vatanımızın barış ve istiklale kavuşturduğu bu günde, parlak parlak hizmetiniz dolayısı ile zatıalinizi şükran duygularımla tebrik ederim.'' Başbakan tebrik etmek istemedi ve karşı tavrını devam ettirdi. Baskı üzerine çektiği telgrafta başka hikayeler anlatıyordu. İsmet Paşa'yı karşılama törenine katılmak istemeyen Başbakan'a istifa etmesi söylendi ve Meclis İkinci Başkanı Ali Fuat Paşa ile birlikte istifa ettiler.

Kolay elde edilmedi Lozan Konferansı. Orada dünya'nın en azgın delegeleri yanında birde kendi Başbakanı ile mücadele etti, İnönü Savaşlarında olduğu gibi ısrarı, inadı ve dayanıklılığı ile hepsinin hakkından geldi.

Bu yazı toplam 1260 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim