• BIST 109.211
  • Altın 151,058
  • Dolar 3,6671
  • Euro 4,3282
  • Kocaeli : 15 °C
  • İstanbul : 20 °C
  • Sakarya : 18 °C

Mustafa Koç’u ayaküstü “itibarsızlaştırma” gayreti

M.Tanzer Ünal

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, önceki gün, vefat eden Mustafa Koç ile ilgili yaptığı konuşma bilmem dikkatinizi çekti mi?

Ayaküstü, televizyon ekranlarına şunları söyledi:

“Kader planı işliyor. Kader planından kurtuluş yok. Ne bir an ileri, ne bir an geri. Bakın bir gün önce Mustafa Bey ve Ali Bey, bendeydiler, akşam saatlerine kadar oturduk, hatta şakalaştık. Kilo verme sürecini kendisi ile paylaştık. Sayın Hanımefendi’nin kilo verme olayını yine aynı şekilde konuştuk, hatta latife yaptık, ‘alkolü de azalttın mı’ diye, ‘azalttım’ dedi. ‘Hepten bırak’ dedim. Bunları da konuştuk…”

Erdoğan’ın sözlerinin giriş bölümü böyle.

Ne diyor, “Şakalaştık, latife yaptık” derken, Mustafa Koç’un “çok alkol alan biri” olduğunu ima ediveriyor.

Erdoğan,“Azalttın mı?” diye sormuş.

Mustafa Koç, “Azalttım” diye cevap vermiş.

Erdoğan, “Hepten bırak” demiş.

Ben buna; çaktırmadan, şaka yollu, latife yaparak “itibarsızlaştırma” derim.

Ölenin arkasından olumsuz konuşma, derim…

Bilmem, dinimiz bu tür davranışlara cevaz veriyor mu?

 

ABD Başkan Yardımcısı Biden’e “fırça” yok mu?

Namus fukarası…

Şeref düşkünü…

Cahil…

Ahlaksız…

Pişkin tip…

Zavallı…

Serseri mayın…

Teneke gürültüsü…

Bir avuç lümpen…

Müsvedde…

Yüzüne tükürsem…

Bu sözcükler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son muhtarlar toplantısında yaptığı konuşmadan derlendi.

Bu ifadeler kime?

Kendi fikrine katılmayan herkese!

Muhalif parti liderlerine…

Kendisini eleştiren kişi ve kurumlara…

Akademisyenlere, gazetecilere…

Kim olursa…

Bu ifadelerin onda birini bir başkası Erdoğan’a hitaben söylese, hemen dava açılır, sürüm sürüm sürünür.

Ama yukarıdaki sözlerin Cumhurbaşkanı tarafından söylenmesi suç değil.

Çünkü ülkemizde Cumhurbaşkanı sadece “cumhurbaşkanlığı görevindeki ihmalleri” nedeniyle yargılanabiliyor.

 

Biden de Erdoğan’ı kızdıracak çok şeyler yaptı

Biliyorsunuz, ABD’nin iki numaralı ismi Başkan Yardımcısı Joe Biden, birkaç gündür Türkiye’de…

İlk günkü temaslarını televizyon kanallarından izledim, gazetelerden okudum.

Yaptığı toplantılar, girdiği ilişkiler, belirli konularla ilgili konuşmaları; ulusal benliğimizi yaralayıcı idi.

Düpedüz ülkemize karşı “müstemleke” gibi davrandı.

Bir ülkenin başbakanı, başkanı, başkan yardımcısı her neyse, bir başka ülkeye gidince ne yapar, gittiği ülkedeki muhatabı ile görüşür, söyleyeceğini söyler, varsa sorunları konuşur…

Biden, ne yaptı?

Başkent Ankara’ya değil, İstanbul’a geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmeden önce, bir dizi görüşmeler yaptı.

Gazetecilerle görüştü…

Akademisyenlerle görüştü…

MHP hariç mecliste grubu bulunan partilerin milletvekilleriyle görüştü…

Tutuklu gazeteci Can Dündar’ın eşi ve oğlu ile görüştü…

Öldürülen Hrant Dink ve Tahir Elçi’nin eşleri ile görüştü…

 Söylediği sözlerin bir bölümü ulusal benliğimizi zedeleyici, bir bölümü de devletimizi yönetenlerin temel görüşlerine ters sözler.

Örneğin ne dedi?

”PYD’yi PKK’dan ayrı tutmak gerekir” dedi...

“PYD, IŞİD’e karşı savaşıyor” dedi…

Parlamenter sistemi savundu, “Parlamentonun demokratikleşme konusundaki gücü ve oynayacağı rol çok önemli” dedi…

“Türkiye’nin demokratikleşmeye dönmesi, hem Türkiye için, hem bölge için, hem de Türkiye’nin müttefiki ABD için önemli” dedi…

“Binden fazla akademisyenin dilekçe imzaladığı için ihanetle suçlanması, bölge için sergilenmesi gereken örnek değil” dedi…

“Türkiye’nin kendi iç sorunlarını çözmesi, Ortadoğu’da daha güçlü bir müttefik olmasını sağlayacaktır” dedi… Yani “çözüm süreci”nin yeniden başlatılmasını istedi.

Can Dündar’ın oğlu Ege Dündar’la konuşurken, “Senin cesur bir baban var, onunla gurur duymalısın” dedi…

Özetle…

*Devletimizi rahatsız eden sözler söyledi…

*Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun politikalarını beğenmediğini ifade eden sözler söyledi.

Akıl verdi.

Yapın, yapmalısınız dedi.

                    

Biden’in bu davranışı doğru mu?

Sevgili okurlarım, siz ne dersiniz, Biden’in bu davranışı doğru mu?

Uluslararası ilişkiler etiğine uygun mu?

Devletimizi yöneten hükümeti, beğeniriz beğenmeyiz…

Beğendiğimiz yönleri vardır, eleştirdiğimiz yönleri vardır…

Hataları vardır, hem de çoktur…

Ama bütün bunlar, bizim sorunumuz.

ABD Başkan Yardımcısı Biden’e ne!

Bu davranış tarzı, “Türkiye’yi dizayn etme” amacını taşımıyor mu?

 

Bu yazı Erdoğan-Biden görüşmesinden önce yazıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkan Yardımcısı Biden, dün İstanbul’da görüşecekti.

Bu satırlar, görüşmeden önce yazıldı.

Görüşmenin nasıl geçeceği bilinmeden…

Merak içindeyim…

Acaba Erdoğan, Biden’e nasıl davranacak?

“Sen bizim içişlerimize nasıl karışırsın?” diye sorabilecek mi?

“Ben başkanlık istiyorum, sen parlamenter sistemi nasıl savunursun?” diyebilecek mi?

“Ben HDP’yi muhatap almıyorum, sen nasıl muhatap alırsın?” sorusunu yöneltebilecek mi?

“İmzacı akademisyenleri nasıl savunursun?” çıkışı yapabilecek mi?

“Çözüm sürecini başlatıp başlatmamayı sana mı soracağım?” ifadesini kullanabilecek mi?

Özetle, Biden’e “Van minut” çekebilecek mi?

Öyle ya, Türkiye’de Biden’in söylediklerinin yarısını söyleyenlere demediğini bırakmıyor…

Ne ahlaksızlığı kalıyor, ne cahilliği…

Ne şeref düşkünlüğü, ne namus fukaralığı…

Eğer Erdoğan, Biden’a da fırça çekerse, “Siz kim oluyorsunuz da bizim iç işlerimize karışıyorsunuz” derse, “Helal olsun” diyeceğim.

Yok demezse, zaten biraz var olan, Türkiye’nin “müstemleke ülke” olduğu şüphesi, daha çoğalacak.

Türkiye’nin, Biden’ın davranışlarını içine sindirememesi gerekir.

Biz, böyle davranışları hak eden bir ülke değiliz.

Biz, bu tür davranışları hazmedebilecek bir millet değiliz.

Türkiye’nin bu hale düşürülmesinde payı olan herkes utanç duymalı! 

Bu yazı toplam 2201 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
cevizdereli
24 Ocak 2016 Pazar 17:04
17:04
Konuşmaları gizli kaldı. Kimbilir neler dikte etti, kimbilir neler için söz aldı.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim