• BIST 98.613
  • Altın 143,476
  • Dolar 3,5623
  • Euro 3,9842
  • Kocaeli : 23 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 23 °C

Mutlu: Aile hekimleri nöbet tutmalı

Mutlu: Aile hekimleri nöbet tutmalı
Doruktakiler 2014’te ‘Yılın Sağlıkçısı’ seçilen Prof. Dr. Nazım Mutlu, gazetemize verdiği röportajında aile hekimliği ile ilgili nöbet tartışmalarına dahil oldu. Mutlu, “Nöbet konusunda Bakan Bey’i haklı buluyorum” dedi.

Gazetemiz tarafından düzenlenen Doruktakiler 2014 değerlendirmelerinde ‘Yılın Sağlıkçısı’ seçilen Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi eski Başhekimi Prof. Dr. Nazım Mutlu, yaptığı görev ve çalışmaları hakkında gazetemize bilgilendirmede bulundu. Özellikle 9 yıllık başhekimliği döneminde önemli başarılara imza atan, şu anda da Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Bölümü Öğretim Görevlisi olarak mesleğini icra eden Mutlu ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Mesleğin inceliklerini bizimle paylaşan Nazım Mutlu, hekimliğin sevgi işi olduğunu vurguladı.

 

“NÜKLEER TIPTA PET CT HİZMETİ”

Geçtiğimiz yıl KOÜ Araştırma Hastanesi’nde başhekim olarak ne gibi çalışmalar yaptınız?

Kalp Damar Cerrahisi ve Beyin Cerrahisi için iki yeni ameliyathane ve bir yoğun bakım yapıldı. Çocuk yoğun bakımı büyütüldü ve ruhsatlandırıldı. Çocuk ve erişkin acil düzenlemesi sıfırdan yapılarak kapasitesi artırıldı. Nükleer Tıpta PET CT hizmeti verilmeye başlandı. Endokrinoloji ve Podoloji Ünitesi yapılarak malzemeleri ihale edildi. Fizik tedavi ünitesine yürüme analiz ünitesi, ESWT, yürüme robotu alımı yapıldı. Tüp bebek ünitesi kurularak büyütüldü. Perinatoloji bölümü kurularak teçhizat sağlandı. Transplant bölümü kuruldu. Kemik iliği nakli merkezi yapıldı. Genel kullanım tuvaletleri yenilendi. Yangın hidrant hattı yeniden yaptırıldı. Poliklinik asansörünün ve yangın asansörünün ihalesi yapıldı. Ameliyathaneye anestezi cihazı alındı. KBB polikliniği yenilendi.

 

“BAŞHEKİMLİK 1 DÖNEM YAPILMALI”

Toplam 9 yıllık başhekimlik sürecinizi değerlendirir misiniz?

Helikopter pistimiz yoktu o alanı oluşturduk. Kan ışınlama cihazı bölgede bir tek bizde var. Başhekim olarak bu hastaneyi ayakta tutmaya çalıştım. 9 senede 2 bin 300 personelin sorunuyla uğraştım. Kimisi evleniyor, kimisi ayrılıyor, kimisinin çocuğu hastalanıyor... Bir talep devamlı geliyor. Hastaların sorunları yine ayrı. Bunları yapacak birileri gerekiyordu. Ben de üzerime düşeni yaptığımı düşünüyorum. Genç arkadaşlar devam etsin, artık yeter. Hatta bana göre bir dönemden fazla başhekimlik yapmamak lazım. 5 seneyi geçmemeli. Çünkü gerçekten yıpratıcı bir görev. Akademik kariyerde olan bir kişiye zarar veriyor.

 

“HEKİMLİK ANLAYIŞI DEĞİŞTİ”

Şu an üzerinde çalıştığınız bir proje var mı?

Yakın zamanda karaciğer ve böbrek nakline başlayacağız. Hemşirelerimizi kursa gönderdik. Hedefimiz yılda 10 böbrek nakli. Bir nakil gerçekleşti, hasta gayet sağlıklı. Bu ay da bir nakil yapılacak. Ürolojide işler bu şekilde devam ediyor. Ben de bölümümde çalışmalarımı sürdürüyorum. Taş kırmayla ağırlıklı olarak ilgileniyorum. Yeni projemiz şu anda olanları götürmek.

 

Yılın sağlıkçısı olarak seçilmek sizin için ne anlam ifade ediyor?

Aday olduğumu bilmiyordum. Sürpriz oldu. Bizim rektörler önermiş anladığım kadarıyla. Tüm arkadaşlarım bütün işlerini özveriyle yapıyor zaten. İşimiz sağlıkçı olmak. Ama çok hoş bir şey de değil artık. Maalesef yatan hastadan, yakınından dayak yiyorsunuz. Hastayla farklı diyaloglar oluşuyor. Bizim zamanımızdaki hekimlik anlayışı ile günümüz hekimlik anlayışı çok farklı.

 

“TÜM SAĞLIKÇILAR ÖDÜLLENDİRİLMELİ”

Hekimlik ciddi anlamda değer kaybetti. Hekimin hastaya, hastanın hekime olan saygısı farklı boyutlara taşındı. Maddiyat ön plana çıktı. Sağlık çalışanları artık kendisini korunmasız hissediyor. Hastaya yapılan en ufak bir laf yanlış anlaşılabiliyor. Tüm sağlıkçıların bu işi yaptıkları için ödüllendirilmesini düşünüyorum. Eskisi kadar cazip bir görev değil. Hekim ve hemşire arkadaşlara sataşılıyor. Umarım bundan sonra da böyle olmaz.

 

Hastanedeki bu çalışmaları gerçekleştirirken devletten maddi destek alabiliyor musunuz?

Toplum sağlığında yeni gelişmeler var. Her yere kolayca ulaşılabiliyor. Hastanelerin, özellikle de üniversite hastanelerinin maddi sıkıntıları var. Biz bunları yaptık, ama devletten beş kuruş para almadan yaptık. Hepsini kendi paramızla yapıyoruz. Hastaneler desteklenmeli. Biz de hastanemizde güzel hizmet verebilmek için çırpındık. Sağlık sektörü eski cazibesini kaybetti.

 

Aile hekimliği nöbet uygulaması ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

Ali hekimliği nöbet uygulamasında Bakan Bey’i haklı görüyorum. Aile hekimleri tabi ki nöbet tutmama konusunda ısrarcı olabilir. Şu anki sayıları yüzünden belki biraz sıkıntı var. Hafta sonu hastalanan bir hastanın aile hekimliğinden küçük bir ilaç alabilecekken acile gelmesi çok da doğru değil. Arkadaşlarımızın sorunlarını çözebilmek için yapılabilecek tek şey aile hekimlerinin sayısını artırmak.

Bakan Bey de en kısa sürede artıracağız diyor. Bizim asistan sayımız azaltıldı. Eskiden 2 bin 200 öğrenci tıp fakültesini bitirir asistan olurdu. Bu rakam 5 bine çıktı şimdi. Uzmanlık sayısı ise 2 bine düştü. Açık kapandığı zaman vardiya koyulacak. Çok zorlayıcı olmadan, farklı bir yöntemle nöbet uygulaması yapılabilirdi. Ama halk açısından bakarsan nöbet tutmak zor değil. Aciller bizim için de sıkıntılı. Biz de acilde adam bulamıyoruz. 1-2 senede bu sorun çözülecektir.

 

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Bölümü deyince öncelikli olarak ne ön plana çıkıyor?

Üroloji alanında kanser üzerine spesifik olduk artık. Tüm kanser cerrahileri burada yapılıyor. Böbrek kanseri, prostat kanseri, mesane kanseri ameliyatları gibi. Bu ameliyatları yapan da sayılıdır. Bu ameliyatlar için hep buraya geliniyor. Boğazı ağrıyan, idrar yolu enfeksiyonu olan hasta ile artık bizim uğraşmamamız lazım. Vatandaş da buraya güvendiği için geliyor. Çok sayıda hastamız var.

 

Tıp fakültesi öğrencilerine, bölümlerini seçerken önerileriniz nelerdir?

Tüm öğrencilere bölümlerine ayrılırken önce neyi sevdiklerini soruyoruz. İnsanlar çeşitli sebeplerden ötürü cerrahi dallardan çekinmeye başladı. Önce bunu kafalarında oturtmalılar. Cerrahi mi, aile hekimliği mi, çocuk mu, dahiliye mi gibi. Çoğu arkadaşlarımız acili, nöbeti ve komplikasyonu olmayan işlerle uğraşıyor. Bu bir sevgi meselesi. Hekimlik sevgisiz olmaz. Bu mesleği sevmezsen zaten hekim olamazsın. Gecenin bir yarısı kim ister uykusundan kalkmak. Sevmiyorsan yapamazsın. Önce mesleğini sevmeli öğrenciler. Sonra da sevdiği branşı sevmeliler.

 

Mesleğinizle uğraşmak yanı sıra sosyal aktivitelere katılabiliyor musunuz?

9 senedir bu hastanede her gün mesaimiz 8’de başlıyor. Bu hastanenin tavanlarında çok dolandım. Bundan sonra kendime zaman ayırabilirsem dolaşırız. Yazın tatilimizi yaparız. Ama özel bir sosyal aktivitemiz yok. Kongrelere gideriz. Röportaj: Seda DEMİRAL

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
MEVLÜT KOCA
29 Ocak 2015 Perşembe 16:44
16:44
Hafta sonu hastalanan bir hastanın aile hekimliğinden küçük bir ilaç alabilecekken acile gelmesi çok da doğru değil. demişya SAYIN MUTLU.O ZAMAN O AİLENİN AİLE HEKİMİ 7/24MÜ ÇALIŞACAK.HAAAA DİYORSA İNSANLAR BASİT HASTALIKLARINI HAFTA SONLARI BAKTIRSINLAR.O ZAMAN BAŞKA BİR SİSTEM GETİRECEKLER ADI AİLE HEKİMLİĞİ OLMAYAN.BEN BİR AİLE HEKİMİYİM.BENİM DE BİR AİLEM OLDUĞU UNUTULMAMALI. ZATEN HAFTA İÇİ ÇALIŞIYOR VE YORULUYORUZ.BEN NÖBETTEYKEN BENİM AİLEMLE KİM İLGİLENECEK?.BENİM HASTALARIM BEN NÖBETÇİ DEĞİLKEN BAŞKA AİLE HEKİMİNE MUAYENEYE GELECEK.BU SİSTEMİN ADI AİLE HEKİMLİĞİ OLAMAZ.
ahmet arslan
28 Ocak 2015 Çarşamba 15:01
15:01
9 yıl hekimlik yerine idarecilik yapan birinin yılın sağlıkçısı olduğu ülkede böyle bir açıklamadan başka bir şeyde beklememek gerekir zaten
Dr. Eyüp SAMAN
28 Ocak 2015 Çarşamba 14:40
14:40
Hocamın kaliteli sağlığı savunmasını gereksiz acil başvurularının önlenmesini,sağlıkta öncelikli olan koruyucu sağlığa özen ve önem gösterilmesinin kıymetini anlatmasını beklerdim

Günü kurtaracak çözümleri savunmasını yadırgadım,ancak gacetenin bir üniversite hocası ile yaptığı röportajdan hiç bağı olmayan bir konu olan aile hekimlerine nöbet konusunu başlık seçmesini talihsizlik olarak değerlendiriyorum
Mustafa KARA
28 Ocak 2015 Çarşamba 14:21
14:21
Sevgili hocam; keşke başhekimlik yaptığınız dönemde Fakülte Hastanesinin dışına çıkıp bu ülkedeki diğer sağlık yapılanmaları nasıl çalışıyor, neler yapıyor konularında da bilgi sahibi olsaydınız. O zaman bu ülkenin birinci basamak sağlık yapılanması olan aile hekimliği sistemini malum politikacıların yaptığı gibi popülist bakış açısıyla hafta sonu küçük bir ilaç yazdırılacak kuruma indirgemeyecek, halkımıza da doğru bilgi verme şansınız olacaktı… Ama halen bu şansınız var lütfen sistemi öğrenip mezun ettiğiniz öğrencilere de doğru bilgi verin. Eğer bu bakış açısını değiştiremezsek korkarım bu gidişat bir süre sonra sizden de hafta sonu küçük bir sonda değiştirmenizi isteyecektir…
ibrahim yıldız
28 Ocak 2015 Çarşamba 13:46
13:46
Türkiye 'de Aile hekimlerinin 200 kadar sorumluluğu vardır.Ayda 2 kez 24 saat Adli nöbet ve defin nöbeti tutmaktadır. Hoca sen bunları biliyor musun?Acillere kişi başına Avrupa dan 7 kat fazla başvuru olduğunu biliyor musun?HOCA.
RECEP PEHLİVAN
28 Ocak 2015 Çarşamba 13:31
13:31
sayın hocam, keşke "aile hekimleri nöbet tutmalı" diye beyanet vermeden önce aile hekimleri neden nöbet tutmuyor? diye merak edip, aile hekimleri ile görüşmüş olsaydınız? Aile hekimliği sizin de bildiğiniz gibi koruyucu sağlık hizmeti amacında kurulmuş bir sistemdir, cumartesi günleri nöbet tutulacak olması, koruyucu sağlık hizmeti vermek amacıyla değildir? Nöbette hiç bir aile hekimliği merkezine nöbet tutma altyapısı hazırlanmdan nöbet getirilmiştir, güvenlik sağlanmadan siz 2 bayan sağlık çalışanın tek başlarına nöbet tutmasını mantıklı buluyor musunuz? Bildiğiniz gibi aile sağlığı merkezlerinin bütün giderlerini aile hekimleri karşılamaktadır, bu giderler için hiç bir ödenek verilmemiştir, nöbet tutanlara ya mantıklı ücret verilir ya da izin verilir, ama bu ikisi de sağlanmamıştır, aile hekimliği mantalitesine tamamen aykırı olan bu nöbet uygulmasına keşke önce muhattaplarıyla görüş alışverişinde bulunup o şekilde bir açıklama yapsaydınız.... Bir üroloji uzmanın biyokimya laboratuvarında nöbet tutmasına da uygun diyorsanız, tabi bu konuda biz aile hekimlerine diyecek fazla söz kalmıyor, kendi mesleklerinin haklarını aramaya çalışan aile hekimlerinin gösterdiği bu duruşu, keşke diğer branş hekimlerimizde kendi haksızlıklara uğradıkları konularda gösterebilseler, işte o zaman hekimlik hakettiği saygıyı kazanır diye düşünüyorum, saygılarımla...
Nihan ZONÜZİ
28 Ocak 2015 Çarşamba 13:31
13:31
Aile hekimliği sisteminin ve çalışanlarının görev tanımlaması bilinmeden yapılmış bir değerlendirme.Keşke sistem hakkında daha detaylı bilgiye sahip olunarak fikir beyanında bulunulsaydı.
M.A.Onur KIZILDAĞ
28 Ocak 2015 Çarşamba 12:41
12:41
O kadar sağlıkçı varken, kim seçmiş acaba "yılın sağlıkçısını" ? Sözlerine bakınca niye seçildiği de belli oluyor zaten. Bilmediği konuda fetva vermeye kalkan yılın sağlıkçısı acaba hangi stk ile görüşmüş de bu fikirlere sahip olmuş. Bilgisi nedir acaba bu konularda ? Türk tabipler birliği mi yoksa Aile hekimleri federasyonu mu yoksa mesela en yakınındaki kocaeli aile hekimleri derneği ile ömründe bir bilgi alış verişi yapmışlığı var mıdır ? Bilgis yok ama fikir çok hocamda.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim