• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 29 °C
  • İstanbul : 29 °C
  • Sakarya : 29 °C

Mutlu: AKP döneminde milletimiz borca esir oldu

Mutlu: AKP döneminde milletimiz borca esir oldu
Mutlu: AKP döneminde milletimiz borca esir oldu

Saadet Partisi İzmit İlçe Başkanı Av.Zafer Mutlu, “2002’den bugüne dış borcumuz 271 milyar dolar arttı, 51 milyar dolar özelleştirme geliri sağlandı ancak hala üretim ekonomisine geçemedik. Milletimizin refah düzeyi geriledi ve millet adeta borca esir oldu” dedi

 

Siyasi partilerimizin İzmit ilçe başkanlarını konuk etmeyi, görüşlerini paylaşmayı ve mesajlarını kamuoyuna iletmeyi sürdürüyoruz. Bugünkü konuğumuz, SP İzmit İlçe Başkanı Av. Zafer Mutlu…

 

20 yıllık politik geçmiş…

SP İzmit İlçe Başkanı Av. Zafer Mutlu ile söyleşiyoruz. Genç bir isim olmasına karşın, 20 yıllık bir siyasi geçmişinin olduğunu söylüyor sayın Mutlu. MGV kökenli olduğunu belirtip, il kurulu üyeliği yaptığını, 2011 seçimlerinde milletvekili adayı olduğunu, son yerel seçimlerde de İzmit Belediye Başkanlığı adaylığı olduğunu anlatıyor.

Necmettin Erbakan geleneğinden gelen bir politikacı sayın Mutlu. Tersini asla söylemediği gibi, öyle olmasından da övgüyle söz ediyor. AKP’nin aynı söylemlerle iktidara geldiğini, oysa ki hiçbir zaman bir Erbakan sürdürümcüsü olmadıklarını dile getiriyor. 

 

Türkiye’nin genel durumu nedir? Nasıl görüyorsunuz?

Bunu soruyorum sayın Mutlu’ya. Yanıtlıyor;

“Türkiye’de büyük bir algı operasyonu yürütülüyor. Oluşturulan yandaş medya imparatorluğu sayesinde milletimizin gerçekleri görmesi engelleniyor. Özellikle ekonomide olup bitenler insanımıza çok farklı aktarılıyor.

İMF’ye borç bitti, isterlerse 5 milyar borç verebiliriz diyorlar. Biz de diyoruz ki madem borç bitti 2015 bütçesine koyulan 54 Milyarlık borç faizini kime ödüyoruz? Bütün ülkede yatırıma ayrılan pay 40 milyar borç faizine ödenecek pay 54 milyar görüyor musunuz algı operasyonunu..? Rant ekonomisi aynen devam ediyor.

 

“KREDİ YABANCI BANKALARDAN”

Görüntüye aldananlar için yeniden hatırlatıyoruz: Yollar, havalimanları, hızlı trenler, son model arabalar, lüks evler, hastaneler, oteller hayatı kolaylaştıran çalışmalar olsa da ülkemizi güçlü kılacak olan üretimdir. Türkiye’ye yol yaptırıyorlar, çünkü yolu yapan araçlar, yapılan yola çıkacak araba ve bu arabanın kredisini veren banka yabancınındır. Türkiye, Cumhuriyet tarihi boyunca geçen bütün hükümetlerden daha fazla son on iki yılda borçlanmıştır. Türkiye'nin dış borcu, 30 Haziran 2014 itibarıyla 401,7 milyar dolar olmuştur. Oysa 2002 de dış borcumuz 130 milyar dolar idi.

 

MARMARAY PROJESİ

12 yılda faize ödenen para 600 milyardır. Bugün cumhuriyet projesi olarak lanse edilen Marmaray projesinin maliyeti 5,5 milyar TL’ dir. Bu faiz ödemeleriyle kaç Marmaray, kaç havalimanı, kaç konut yapılacağını hesaplayabiliyor musunuz!? On yıl önce bankalar 100 liralık kredinin 80’ini esnafa, kobilere, sanayiciye, üreticiye kullandırırken şimdi 80’ini vatandaşa ev, araba alması için, 20’sini ise üreticiye kullandırıyorsa kim kazanıyor olabilir? 

 

“BORCUMUZ 3 KAT ARTTI”

AKP döneminde borcumuzun cumhuriyet tarihimizden tam 3 kat daha fazla artması yetmezmiş gibi ayrıca özelleştirmelerle neredeyse sa­tıl­ma­dık de­ğer­li ka­mu te­şeb­bü­sü bı­ra­kıl­ma­mıştır. 1986 yı­lın­dan 2003 yı­lı­na ka­dar 8 mil­yar do­lar­lık özel­leş­tir­me ya­pı­lır­ken ÖİB ve­ri­le­ri­ne gö­re 2004’ten bu ya­na 51 mil­yar do­lar top­lam özel­leş­tir­me ge­li­ri sağ­lan­dı. AKP hükümetleri döneminde başta en stratejik kurumlardan Türk Telekom olmak üzere, Erdemir ve İsdemir, TÜPRAŞ, PETKİM, Seydişehir Eti Alüminyum, TEKEL, Telsim, Avea, TÜMOSAN, HAVELSAN, SEKA, Sümer Holding, THY’ye ait USAŞ, İGSAŞ, Kıbrıs  Hava Yolları, Petrol Ofisi, Başak Sigorta, Araç Muayene İstasyonları, limanlar, kombinalar, depolar ve daha birçok milyon dolarlık arazili tesisler satıldı.

 

REFAH DÜZEYİ GERİLEDİ

2002’den bugüne dış borcumuz 271 milyar dolar arttı, 51 milyar dolar özelleştirme geliri sağlandı ancak hala üretim ekonomisine geçemedik. Milletimizin refah düzeyi geriledi ve millet adeta borca esir oldu.

Meseleyi simit hesabıyla açıklayacak olursak 2002 yılında asgari ücret 184 TL, simit ise 20 kuruş idi, bugün asgari ücret 891 TL simit ise 1.25 TL. 2002’de asgari ücret ile 920 simit alınırken bugün 712 simit ancak alınabiliyor. Yine 2002 yılında en düşük memur maaşı 392 TL ile 1960 simit alınabilirken bugün en düşük memur maaşı olan 2025 TL ile ancak 1620 simit alınabiliyor.

 

“HANGİ BİRİNİ SÖYLEYELİM”

Yüzde 6,6 olarak alınan işsizliğin bugün yüzde 10,5 olmasını mı? Açlık sınırı dediğimiz yani 4 kişilik bir ailenin bir aylık mutfak masrafının hesaplandığı miktarın 1200 küsur TL olduğu bir ülkede asgari ücretin 891 TL olmasını mı?, Tarımda kendine yeten bir ülke konumundan bugün buğday,mısır,pamuk hatta saman bile ithal ederek duruma geldiğimizi mi? hangi birini söyleyelim.”


Bütün bunları halk görmüyor mu?

“Algı operasyonu çok önemli. Çok sayıda yandaş televizyon kanalı var. Batıda algı gazetelerle yapılır, bizde televizyonlarla yapılıyor. Geçen cumhurbaşkanlığı seçiminde Tayyip Erdoğan’ın mitingini canlı yayınlayan televizyonları saydım tam 18 kanal.. Bölgesel yayın yapanları söylemiyorum. Çok büyük paralar harcanıyor. Bu televizyonlardaki yorumculara da çok büyük paralar veriliyor. Muhalif kanal yok mu var ama onlarda ya cemaat ya da solcu kanal yaftası yemiş büyük kitlelerde etkisi olmuyor.

 

“ÇOK BÜYÜK ADALETSİZLİK VAR”

AKP’nin 2015 seçimleri için devletten alacağı seçim yardımı 385 milyon TL, hükümetten nemalanan büyük şirketlerin büyük yardımları, belediyelerin ve bakanlıkların imkanlarının kullanılması, oluşturulan dev medya desteği, kime karşı mücadele ettiğimizi düşünebiliyor musunuz..? Bu halk gerçekleri nasıl dinleyecek.. Yerel bir televizyonda küçük bir kampanya yapmanın bedeli 50 bin TL (2-3 canlı yayına katılma)..Biz ne kadar seçim yardımı alıyoruz  sıfır (0) lira.. Hiçbir devlet imkanı yok. Çok büyük bir adaletsizlik var.”

  

Dış politika ve çözüm sürecine dair düşünceleriniz nedir?

“Bakın bugün AKP’nin yürüttüğü dış politikayı anlayabilmek için AKP’nin nasıl kurulduğu ve kimlerle ittifak ettiğini çok iyi bilmek gerekmektedir. Neden bu iktidar ABD’nin Irak’ı işgaline bırakın ses çıkarmamayı bizzat yardım etmiştir. Libya işgaline başta karşı gelmesine rağmen sonradan desteklemiştir. Suriye iç savaşını körüklemiştir. Bir emperyalist Amerikan projesi olan BOP eşbaşkanlığı görevini neden üstlenmiştir. Neden Irak’ta savaşan Amerikan askerleri için dua ettiği bir makaleyi Amerikan gazetesinde yayınlatmıştır. Bugün Ortadoğu’da İsrail’e tehdit olabilecek bir ülke kalmış mıdır? Çözüm süreci adı altında PKK’nın tamamen siyasallaşmasını, APO’nun ‘sayın Öcalan’ hale gelmesini, tüm Kürtler adına sadece Öcalan’ın muhatap alınmasını neyle izah edebilirsiniz.

 

GİZLİ İTTİFAKLAR

PKK’nın güneydoğu da özerklik almadan çözüme yanaşmayacağını bunlar bilmiyorlar mı?  Bütün bunları anlayabilmek için yapılan gizli ittifakı bilmek gerekmektedir. Erbakan hocanın son 10 yılı AKP’nin dünya siyasetinde etkili lobilerle nasıl ittifak yaptığını açıklamakla geçmiştir. Bugün ise cemaat-iktidar savaşı ile dökülen itiraflar hocanın ne kadar haklı olduğunu ortaya çıkarmıştır. Önce Abdurrahman Dilipak’ın itirafları daha sonra Ali Bulaç’ın doğrulaması bu kirli ittifakı gün yüzüne çıkarmıştır. Amerika dünya gerçeği diyenlere, hele bi dediklerini yapalım güçlenince işimize bakarız diyenlere şunu belirtmek isterim; tarih çöplüğü işi bitince bir kenara atılmış işbirlikçilerle doludur.”

 

“SP Paralelcilere destek veriyor” iddialarına ne diyeceksiniz?

“ABD'ye karşı olan paşaları içeri alıyorlar. Milli ordumuzu tahrip ediyorlar. dedik. Ergenekoncusunuz dediler. Şimdi hepsine yeniden yargılanma hakkı verip dışarı saldılar..

Suriye'yi ziyaret edip her iki tarafla görüştük. Kardeş kanı akmasın durdurun bu savaşı dedik. Esedçisiniz dediler. 200 bin kişi öldü. 5 milyon insan ülkesini terk etti. Ülke tarumar oldu.

Ülke fiilen üçe bölündü. Yolsuzluk yapıldı ise üstüne gidilsin. Konu örtbas edilmesin. “Yargı ve bürokraside paralel yapılanma varsa bunların atamalarını 12 yıldır siz yapıyorsunuz” dedik, “Paralelcisiniz” dediler.

 

“YA BENDENSİN YA KARŞI TARAFTAN”

Biz hakkı söylemeye devam edeceğiz. AKP’nin gündemine takılıp gerçeklerin örtbas edilmesine göz yummayacağız. Yapılan yapay bir savaşla yeniden toplumu kamplaşmaya itmektir. Ya bendensin ya karşı taraftan. Eğer ihanetten bahsediliyorsa en büyük ihaneti kendileri Erbakan hocaya yapmışlardır. Hocayı siyaset sahnesinin dışına iterek 40 yıllık mücadelesine en büyük darbeyi vurmuşlardır.. Hele şimdi Erbakan’ın yolundayız demiyorlar mı? Böyle bir yüzsüzlük olabilir mi? Hoca bu yaklaşıma karşı ‘sakın beni AKP’nin günahlarına ortak etmeyin’ demiştir. Erbakan asla Amerika ile ittifak kurmazdı, Irak’ın işgaline izin vermezdi, Suriye’nin, Libya’nın, Afganistan’ın işgaline izin vermezdi. Bunun karşısında en büyük mücadeleyi verirdi. Ama AKP bizzat bu işgallere yardım etmiştir.


“AKP GİDECEK!”

“Gidecekler” diyor. Halkın gözünü açtığını, gerçekleri gördüğünü söylüyor. 

Yaklaşan seçimlere nasıl hazırlandıklarını ya da hazırlanılması gerektiğini soruyorum.

Batı ve ABD gemisinden mutlaka inmemiz gerektiğini söylüyor yine. Bunun için ortak noktalar belirleme gereğini vurguluyor. Yine Necmettin Erbakan projesine getiriyor sözü ve;
“Biliyorsunuz, “D – 8” projesi vardı Erbakan’ın. Bunu, Türkiye’nin Batı’dan koparılması biçiminde yorumlayanlar oluyordu. Oysa ki bununla sınırlı değildi o proje. Ona paralel olarak “D – 60” da olacaktı ve böylece dünyanın birçok ülkesiyle diyalog içine girilecekti” şeklinde açıklama yapıyor…

Biz sohbet ederken, iki genç arkadaş daha vardı yanında. İkisi de ilçe kurulu üyesi olan; Av. Emirhan Bölükbaş ve bilgisayar mühendisi Serkan Sezer. İlçe kurulunda 30 üyenin olduğunu, bu 30 üyenin yüzde 80’inin üniversite mezunu olduğunu söylüyordu…

Sohbet çok daha uzayabilirdi. Başka zamana da saklayarak sonlandırdık. Kocaeli olarak başarı dileklerimizi ilettim kendisine ve yolcu ettim… Röportaj: Ruhan ODABAŞ

 

Zafer Mutlu kimdir?

1975 yılında İzmit’te doğdu. Babası merhum Halit Mutlu, Mehmet Ali Paşa esnaflarındandır. 27 Mayıs İlkokulu (Şu anki adı Kazım Karabekir), İzmit İmam Hatip Lisesi ve Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Üniversite öğrencisiyken aynı zamanda ticaretle uğraştı, Belsa Plaza ve İstiklal Caddesi’nde giyim mağazaları işletti. 2004 yılından itibaren Kocaeli Barosu’na kayıtlı olarak avukatlık yapmaktadır. Öğrencilik yıllarında Milli Gençlik Vakfı’nda çalışmalarda bulundu. Belsa Esnafları Derneği’nde yöneticilik yaptı. Anadolu Gençlik Derneği İzmit İlçe Başkanlığı ve Saadet Partisi İl Başkan Yardımcılığı görevlerini yürüttü. Evli ve üç çocuk babasıdır. Eşi Leyla Hanım Düş Treni Yetenek Geliştirme Merkezi’nin işletmecisidir. Zafer Mutlu 2014 yerel seçimlerinde Saadet Partisi İzmit Belediye Başkan adayı oldu. sonrasında SP’den İzmit İlçe Başkanlığına getirildi.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
berkın
06 Ocak 2015 Salı 16:29
16:29
tıpkı ıl başkanınızın partiyi ve eskı ortaklarını yolduğu gibi .Gel vatandaş gellll biz daha acısız ve daha dindar yolarız....pardon endüljans da varmı
zahide akgün
06 Ocak 2015 Salı 13:15
13:15
yaşa başkan bi sen varsın zaten
hakan tanrıkulu
05 Ocak 2015 Pazartesi 16:30
16:30
Keşke sizleri ve gerçekleri daha fazla görebilsek basında.
Muhammed
05 Ocak 2015 Pazartesi 12:43
12:43
Güzel konulara değinmişsiniz ama biraz daha kısa olsa daha okunur olurdu.
refah
05 Ocak 2015 Pazartesi 09:51
09:51
refah , refah dyerek milleti bankalara borçlandırdılar. köleleştirdiler. 1,3 milyon kişi yasal takipte kredisni ödeyemediği için
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim