• BIST 83.048
  • Altın 147,273
  • Dolar 3,7683
  • Euro 4,0468
  • Kocaeli : -4 °C
  • İstanbul : 5 °C
  • Sakarya : -3 °C

Mutlu olmak

Tarık Bağdat

Mutlu olmak, insanın iç huzurunu yakalaması anlamına gelir. İnsanların mutlu olması için, öncelikle küçük şeylerden mutlu olmasını bilmeleri gerek. Mutluluk insanların kendilerini iyi ve huzurlu hissetmesidir. Pozitif duygular yaşamasıdır. Hayat, düz bir çizgiden ibaret değildir. İnişli, çıkışlı bir yol ortaya koyar. İnsan, yaşadığı sürece iyi yada kötü olan her duyguyu yaşayacaktır, tadacaktır.
Mutlu olmak için öncelikle, insanın ruh sağlığı, kişisel bütünlüğü ve içsel uyumu çok önemlidir. Mutluluk insanın kendi dünyasıyla, bakış açısıyla alakalıdır. Amaçsız insan mutlu olamaz, mutlaka amaçlar olmalı insanın yaşamında. Yaşam amaçlarını belirleyip, mücadele etmesini bilmek gerekir.
Hayatı fark edin öncelikle. Hayatta her duyguyu olumlu yaşayacağız gözüyle bakmayın. Hayatın içinde türlü sıkıntılar vardır; kavga, döğüş, acılar yaşanır, nefes alıp verdiğimiz sürece. Belki yaşadığımı hayatı olduğu gibi kabul edip pozitif düşünmek gerek. Hayat, acısıyla, tatlısıyla yaşanıyor ve bazen olacaklara engel olamıyoruz. Kontrolümüz dışında oluyor gelişmeler bazen.
Olaylara pozitif bakmaya çalışın. En küçük olaylara ters tepkiler verip sinirlenmeyin, kendinizi kontrol etmesini bilin. Hiç olmadık şeylere sinirlenip hem kendinizi mutsuz etmiş olursunuz, hem çevrenizdeki insanları.
Karşınızdaki insanı değiştirmeye çalışmayın, değişmez. Özellikle birinci derecede yakınızda olan eşiniz, aileniz, yakın mesai arkadaşlarınız gibi. Onları hayatınızın içinde tutmak gerekiyor, bunu biliyorsunuz, o halde onları olduğu gibi kabul edin. İlişkilerde saygılı olursanız, çatışmalar yaşanmayacak ve bundan dolayı olumsuz yönde etkilenmeyeceksiniz demektir.
Çalışın, mücadele edin, hedefleriniz olsun. Fakat koşullarınızın üstünde maddi gücünüz olmuyorsa, bunun için kendinizi yiyip bitirmeyin. Bazı koşulları değiştirmek çok zordur insan yaşamında. Hep sizden daha varlıklı insanların yaşamını dert ederseniz, ömür boyu asla mutlu olamazsınız. Koşullarınız çerçevesinde mutlu olmayı deneyin.
Elinizdeki mutlulukların değerini bilin. Çok mutlu olan, hiç bir derdi olmayan bir insan bile, mutlaka kendini huzursuz edecek bir dert bulur. Beklentiler bitmez. Mutluluğa alışır insanoğlu. Bu kez hayatındaki durağanlıktan şikâyet eder. Değişiklik ister. Hayatınızda değişiklik yapmak, monotonluktan kurtulmak istiyorsanız bunu eşinizle, sevdiklerinizle birlikte karar vererek gerçekleştirin. Hobileriniz olsun. Bu sizin kendinizin veya eşinizle, sevdiklerinizle paylaşacağınız hobiler olabilir. Hep iş yaşamı, hayat mücadelesi, durağan rutinlikler sizi sıkabilir. Fakat hayatım rutin, çok sıkılıyorum diyerek, elinizdeki mutlulukları kaybetmeyin. Çünkü bu tür duygular, hataları beraberinde getirecektir.
Her şeyim var, hayatta tüm beklentilerimi gerçekleştirdim. Maddi gücüm yerinde, beni çok seven bir eşim var veya sevdiğim, çocuklarım var, eksiğim yok, fakat içimde bir boşluk var, bir türlü mutlu olamıyorum, bunun nedenini düşünen araştıran çok oluyor. Buna tatminsizlik denilir. Çünkü insanın her şeyi olsa da, beklentilerin sınırı yoktur. İmkanlar ne kadar fazla olursa, insan o kadar fazla beklenti içine giriyor. İstekler bitmiyor çünkü.
Çocuk yaştan itibaren aşılanır bazı duygular insanlara. Her istediği yerine getirilen, hayır denmeden büyütülen çocuk, yaşı ilerledikçe, mutsuz bir birey olarak yetişir. Bazı şeyleri kolay elde edememeli çocuk. Mücadeleci bir kişi olarak yetiştirmeliyiz çocuklarımızı. Onlara sevgi verirken, dozunu fazla kaçırmamalıyız. Sorumluluklar vermeliyiz yaşlarına göre. Bu sorumluluklar yaşlarının gerektirdiği gibi, kademe, kademe artırılmalı. Örneğin oyun çağındaki bir çocuğun oyuncaklarını toplamasını öğretmek, bir sonraki yıl yatağını, ufak tefek çamaşırlarını toplamasını öğretmek gibi. Yaşa göre sorumluluklar vermek gerek.
Tüm bunlar alakasız gibi görünebilir ilk bakışta. Fakat, insanın kişisel gelişim basamakları ve mutlu olmasını bilmesi için, mücadeleci bir yapıya sahip olması gerek. Çocuklarımız varı da bilmeli, yoku da.
En önemli bir unsur da sevmeyi öğretelim çocuklarımıza. Sevgisiz ve mutsuz insanlar oluşuyor çevremizde. Küçük yaştan itibaren çocuklarımıza sevgiyi öğretirsek, pozitif düşünen, sağlıklı ruh yapısına sahip olarak büyüyecektir çocuklarımız, geleceğe atılan sağlam bir temel oluşturmuş oluruz aynı zamanda.
Mutlu olmasını bilmeliyiz. Dışarı çıkın, bir bakın etrafınıza. Şükredin elinizde olanlara. Onlarla mutlu olmasını bilin. Ne kadar zor koşullarda yaşayan insanlar var. Onlara yardım edin, göz ardı etmeyin. Hiç çıkarsız, karşılıksız ve yürekten koşun gücünüz yettiğince. Dostlarınız olsun, onlarla hoş sohbetler edin, kendi kabuğunuza çekilip, kendinizi dinlemeyin. Her şeyden uzak, altın kapılı malikanede yaşasanız ne olacak ki, insanlardan uzak kaldıktan sonra. Yürekler sevgi dolu, ışıl ışıl olsun. Mutlu olmak için sebep çok aslında. Yeter ki mutlu olmasını bilelim.

Bu yazı toplam 1050 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim