• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli : -5 °C
  • İstanbul : 3 °C
  • Sakarya : -5 °C

Nasıl bir Cumhuriyet? (3)

Mustafa Küpçü

Bir insan ya da bir toplum, “Hukuk Devleti, Demokrasi ve Laiklik” niteliklerini taşıyan bir Cumhuriyet’in yurttaşı ise gerçek anlamıyla özgür ve güven içinde yaşayabilir.

Birinci Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devleti, galip gelen emperyalist devletlerle SEVR Antlaşması’nı imzaladı ve “Devlet” olarak sonunu getirdi.

Mustafa Kemal ve arkadaşları, Anadolu halkı ile el ele, onurlu bir “Kurtuluş Mücadelesi” vererek, işgal güçlerini defetti, Mudanya Mütarekesi ve LOZAN Antlaşması ile galibiyetini ve bu topraklarda yaşayan halkın özgürlüğünü tescil etti.

Artık “Krallık, Şahlık, Padişahlık” dönemi bitmişti. Üstelik, Osmanlı Hanedanı teslimiyeti seçerken, böylesine onurlu bir mücadeleyi veren bir halkın yeniden “bir sülalenin egemenliğinde yaşaması” onur kırıcı olurdu.

Mustafa Kemal, işte bu temel nedenle CUMHURİYET yönetimini kurdu.

Mustafa Kemal’in ve Anadolu halkının verdiği mücadeleye destek vermek yerine “İngiliz Muhipleri (Dostları) Derneği, Amerikan Muhipleri Derneği” gibi cemiyetler kuran “işbirlikçi hainler” ve onların bugünkü temsilcilerine Cumhuriyet’i, Hukuk Devleti’ni, Demokrasi ve Laikliği anlatmak mümkün değildir! Çünkü, onlar küçük yaştan itibaren, “Biat kültürü ve yalanlarla eğitiliyor” ve Mustafa Kemal’e, laik devlete düşmanca bakıyorlar.

Sözümüz, “Özgür insanlaradır!”

Cumhuriyet’in ilk 15 yılında Mustafa Kemal’in ve Türk Devrimi’ne inanmış yurtsever kadroların emeği ve başarıları vardır.

Osmanlı Hanedanı’nın yabancılara kaptırdığı limanlar, telefon-elektrik idareleri, vapur işletmeleri, Yaprak-Tütün ve Müskirat işletmesi, Demiryolları, bir bir ve yabancı şirketlere bedeli ödenerek geri alınmıştır. Eğitim seferberliği yapılmış, yurtdışına öğrenci gönderilmiş, şeker, bez, çimento ve kağıt fabrikaları kurulmuş, ülke demir yollarıyla donatılmış.

Bütün bunlar, 15 yıl gibi kısa bir sürede, bir yandan Osmanlı Borçları ödenerek, “emek ve alın teri” ile yapılmış.

O dönemin kadroları çalmamış, zenginleşmemişler!

Ya sonra?

Sonra; “Gaflet, sapkınlık ve hıyanet” dönemleri ile ülkemiz ve Cumhuriyet’imiz ağır yaralar almış.

Emperyalist ülkeler, yeniden ülkemiz üzerine çullanmaya başlamışlar!

Bugün, iç ve dış siyasetinde ABD’ye bağımlı, iç ve dış borçları hızla yükselen, halkının büyük çoğunluğu işsizlik ve yoksulluk pençesinde, Cumhuriyet’in temel değerleri olan “Hukuk Devleti, Demokrasi ve Laiklik” ilkeleri ayaklar altında bir ülke olmanın acısı içindeyiz.

Ancak, “her karanlığın sonunda mutlaka aydınlık vardır” düşüncesi ve bu ülkede yaşayan “masum, namuslu halkın” sağduyusuna ve uyanıklığına olan inancımızla, “YAŞASIN CUMHURİYET” diye haykırıyor ve önümüzdeki 1 Kasım Genel Seçimlerine umutla bakıyoruz!..

Bu yazı toplam 588 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim