• BIST 89.809
  • Altın 145,306
  • Dolar 3,6167
  • Euro 3,9083
  • Kocaeli : 6 °C
  • İstanbul : 9 °C
  • Sakarya : 6 °C

Nasıl vazgeçilir?

Yavuz Taşkıran

Önce konuyu belirlemek gerekir. İş, eş, akraba, komşu, takım, arkadaş ve dost... Bunlardan vazgeçebilir misiniz? Bazıları için bu çok kolaydır. Vazgeçtim dersiniz ve olur biter. Geride kalanlar için neler yazılabilir, şimdi onları sıralamak istiyorum:

 

İşi değiştirmek size daha iyi şeyler kazandıracaksa sorun yoktur. Ama sık iş değiştirmek sahibine iyi şeyler kazandırmaz. Eş’e gelince bunu tartışmaya gerek yok. Ortalık karışabilir. Kaçınılmaz sonuçlarınız varsa düşünün derim. Bazıları buna çok hazır olabilir. O’nun kararının sizinkisi ile eşleşmesi lazım. Aslında çok da zor değildir ama kişilerin biraz aynaya bakması gereklidir!

 

Akrabalarımızı kendimiz seçemiyoruz. Çok eskiden, çok sevdiğim bir akrabamın hayatını kaybettiği günlerde yine bir aile büyüğümün bana verdiği telkinler aklıma geldi. Şunu söylemişti; “Eşimizi, arkadaşımızı kendimiz seçebiliriz ama akrabamızı seçme şansımız yoktur!”

 

Kan bağı ile kalp bağı ilişkisini ilk kez ondan duymuştum. Öncesinde bu konuların üzerinde çok durmazdım ama gelinen yıllar ve son aylar içerisinde yaşadıklarım beni çok farklı şekilde düşünmemi zorladı.

 

Akrabalardan vaz geçemezsiniz. Onlar bir şekilde aile zinciri ya da halkaları içerinde bir yerde konumlanıyorlar. Batıya karşılık bizde çok etkili bir iletişim gücüne sahip ilişkidir bu...

 

Arkadaşlık olağanüstü ilişikler kazandırır. Her şey ve her konu konuşulur, tartışılır; sonunda bir çizgide buluşulur. Uzun sürelidir. İlerisi dostluk derecesine ulaşır. Keza dostluk ömür boyu devam eder ve hiçbir koşul bu yapıyı bozmaya yeterli değildir. Herkesin dostu, dostları olmasını temenni ederim.

 

Takım değiştirme, eğer profesyonelseniz sorun değildir. Taraftarlıktan söz etmiyorum. Taraftarsanız, her koşulda o takımı izlemeye, desteklemeye hazırsınız demektir. Taraftarı olduğunuz takımın maçı akşam fakat siz sabahın köründe maçın oynanacağı stada gidiyorsanız artık kaçınılmaz sonuçla beraber yaşamaya alışmalısınız. Siz taraftarsınız ve oradasınız. Keşke herkes bunu yaşayabilse?

 

Oradakiler arasında “sevgili”yi unuttum sanırım. İnsanlar sevgililerini severler. Eşleri, işleri, arkadaşları, dostları birer sevgili gibidirler. Yaşadıkları mekanlar, yeni buldukları arkadaşları, gidilen mekanlar, konserler, yazılanlar, söylenenler, düşünülenler hep bir sevgili formatında olabilirler. Bu insanlara derin saygı göstermek gereklidir. Şahsen ben bu ilgiyi gösteriyorum ama buna layık olanlara...

 

Burada derin tartışmalara girmek istemiyorum. Bakabildikleri aynaları varsa veya kendini görebilme becerisi olanlara sesleniyorum: Bir rüzgara kapılıp sağa sola savrulanların daha dikkatli olmalarını öneriyorum. Bu günler de geçecektir! Ama gerçekler ortaya çıktığında iş işten geçmiş olacaktır! Bu işin kadın ya da erkek yanı farklı değildir. Her iki taraf için geçerlidir yazdıklarım.

 

Sonuçta, bunların tamamı birer vaz geçme sanatıdır. Yukarıda yazılanların tamamından vaz geçilebilir. Hayat, bunları anlatan binlerce hikayelerden oluşmaktadır. Çok seversiniz, ertesi gün kaybedersiniz. Delirirsiniz, beklentileriniz yerine gelmez, vaz geçersiniz? Sizin çok doğal kararınız gibi görülen sonuç aslında yeni bitişlerin habercisi olabilir.

 

Yeni başlangıçlar yapanlara da saygı göstermelisiniz. Her koşulda... Ama kısa da olsa, kısa bir geçmiş değerlendirmesini  yapmaktan uzak durmamalısınız. Geçmişiniz, geleceğinizin şekillenmesinde önemli ip uçları verecektir. Kasada size seslenenler, otomobili ile sizi izleyenler, çeşitli sebeplerle etrafınızda gezinenler, Alsancak’taki arkadaşlarınız, televizyon yönetmenleriniz, pilot kardeşlerim ve diğerleri...

 

Ama vaz geçmek becerisi size aittir. Huyunuz, duygularınız, yaşamınız ve tercihleriniz size yeni vazgeçme becerileri kazandırmış durumdadır. O yüzden, bu gibilerine her zaman hayatta başarılar demek çok daha doğru olacaktır.

 

Nasıl mı vaz geçilir? Buraya kadar okuduklarınız size fikir vermiyorsa bunu düşünmekten vaz geçebilirsiniz! Karar sizin... Zaten hep siz karar vermediniz mi ki?

 

Bu yazı toplam 2060 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim