• BIST 83.106
  • Altın 146,948
  • Dolar 3,7641
  • Euro 4,0426
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 7 °C
  • Sakarya : 2 °C

Ne Oluyoruz? Neler Oluyor?

Tarık Bağdat

 

 

 

 

            Devri alem alameti farika farklılıklar yaratan farkı farksızlıkları fark yaratarak farklı bir toplum olmadık mı?

            Ananelerimizle milli birlikteliğimizdeki değerlerimizle, bizden olmayanlar diye ayırdıklarımızla din, dil, ırk toplumumuza yayılan bu illeti bu hastalıklı zihniyeti kim attı ortaya, komşumuz kim sorgular olduk.

            Bir hoşu beşi çok görür olduk kalıplaşmış bir fikrin ayrışımına uyar mı? Olduk. Ne olduk? Biz kimdik? Atalarımız kimdi? Millet olgumuz, insan sevgimiz, komşu ilişkilerimize ne oldu?

            İçe dönük dar sıkışmış kalıplar içinde debelenir olduk. Kim doğru söylüyor, kim yalan söylüyor fark etmeden, sadece çok konuşana kanar olduk.

            Yoku bilendik varı paylaşandık. Soframızda misafirimiz bereketimizdi.

            Kayrokada giyer iskarpinde, potin lastikte giyerdik. İşçiyi, emekçiyi bilendik. Bayrağımızı dalgalanırken bir şiirde ağlayandık. Kurda kuzuyu teslim etmez, tuzu kurular ile ekmeğin kurusunu yiyeni bilendik.

            Ne oldu?

            Bu yılmaz topluma bakıyorum da yaşı en fazla olsun 10  - 11 elinde aypon mıdır, ayfon mudur nedir telefonlar. Marka manyağı olmuş çocuklarımız.

            Çıkar uğruna satılmış nice okumuş yazarı, çizeri, gazetecisi bize neler oluyor ölü toprağı atılmış yaşayan hissiz varlıklar olmuşuz.

            Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın der olduk.

            Adamsendecilik alıp başını gitmiş. Kirlenmiş bu dünya kirletenler biz olmuşuz. Doyumsuz çocuklar yetiştirmişiz onun çocuğundan aşağı mı benimki olmuş onunda olsun politikası ile iyilik edilir sanılmış.

            Oysa çocuğumuzu böyle sevmiyor ona zarar verdiğimizi bile farkında olmamışız. Okullar da kim daha çok veriyor edası ile veliler yarışır olmuş.

            Doyumsuzluğun başladığı yerde erişim çaba da biter. Çabanın bittiği yerde başka heyecanlar arar. Her şeyi verdiğimiz çocuklarımız olumsuzluklara erişme heyacanını arar.     Toplumsal bozukluk işte böyle başlar. Eğitim sistemimiz var ama içinde eğitimsizlik var.

            Ailemiz var ama aile kavramı boşaltılmış. Üçgene dönmüş kısır aileler var. Daraltılmış koca duvarlar var. Akraba eş dost ne kadar uzak o kadar rahatlık var hale gelmişiz.   Bölünmüşlük içimizde var. İçimize işlenmiş garabet var.

            Vatan bütünlüğü bayrak, kocaman Türkiye, milli olgu, ailemize ne oldu?

            Neden nedensizliklerde çırpınan ne çok fukara var? Yürek fukarası işte en çok ondan var.

            Artık silkinmek lazım, ananelerimize, milli duygularımıza sahip çıkmanın gelecek nesil için çocuklarımız için torunlarımız için varlıktaki yokluğumuzdaki varoluşlarımızı nasıl olmamız gerektiğini her şeyin para olmadığını, her şeyin mal, mülk olmadığını, markadan önemli markasızlaştığımızı öğretmemiz, ögrenmemiz lazım.

            Sahip çıkalım değerlerimize, kendimize, çevremize. Biz güzel bir toplumuz.

            Her renk, her ırkta, her dinde halkız. Biz Türkiye’nin gerçek yüzüyüz. Millet olma olgusunu atalarımızdan nakşedilmiş bir toplumuz.

            Anları yaşar olduk. Kimin ne kadar yaşayacağı artık belli değil. Muzaffer AKALP can dostumuz dün vardı. Bugün yok.

            Değer mi? Değer mi birbirimizi kırmaya değer mi? Mutluluk paylaşıldıkça gelir. Kırdıkça, yalanlara, dolanlara inandıkça daha çok daha çok farklılaşırız. Sağlığımız gider, etrafımız gider, yüzümüzdeki gülücükler gider.

            Her zaman çok konuşan doğru söyler diye bir şey yok. Çok şey bilip susan makbuldür. Karar verirken tek tarafı değil her iki tarafı dinleyerek karar vermek gerekir.

Bu yazı toplam 1300 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim