• BIST 107.371
  • Altın 142,824
  • Dolar 3,5412
  • Euro 4,1229
  • Kocaeli : 26 °C
  • İstanbul : 30 °C
  • Sakarya : 25 °C

Necmi Pehlivan’ın VARAN’ı…

M.Tanzer Ünal

Bugün sizlere “efsane” bir İzmitli’den ve İzmit kökenli “efsane bir otobüs firması”ndan söz edeceğim.
Efsane İzmitli, Necmi Kırbaş.
Tanınan ismiyle Necmi Pehlivan…
Efsane otobüs firması ise VARAN…
VARAN’ın 1946 yılında İzmit’te kurulduğunu pek az kişi bilir.
VARAN’ın kuruluş öyküsünü, bizzat Necmi Pehlivan’ın ağzından dinleyen, şanslı kişilerden biri de benim.
***
Size önce Necmi Pehlivan’ı anlatayım.
Soyadı Kırbaş…
Ama herkes O’nu “Necmi Pehlivan” olarak bilir.
Kırkpınar’ın unutulmaz pehlivanlarındandır.
İzmit’in Fethiye Köyü’ndendir.
1921 yılında doğmuş, 1988 yılında 77 yaşında vefat etmiştir.
Çerkes kökenlidir…
Yaşadığı yıllarda, “Necmi Pehlivan” denince 4 şey akla gelirdi.
Pehlivanlığı…
Varan otobüsleri…
Rakıya olan dayanıklığı…
Bonkörlüğü…
***
Necmi Pehlivan’la ölümünden iki yıl önce uzun bir röportaj yapmıştım.
O röportajda pehlivanlığını bakın nasıl anlatmıştı.
“İlkokulu Kandıra’da okudum. Okul çıkışında, mezarlığın yanındaki meydanda, arkadaşlarla durmadan çekişirdik. Köyde de öyle… Köyde zaten genç yaşlı herkes güreş tutardı.
Köy halkı sabahtan akşama kadar çalışır, akşam ezanından sonra cami avlusunda toplanıp spor yapardı.
Güreşirdi, ata binerdi.
Muhitte bütün arkadaşlarımı yenince, büyüklerim beni Kırkpınar’a götürdü. İlk gidişim 1942. Alman harbi zamanı. Birinci oldum, geldiler boynuma madalyon taktılar. Altın sandım. Meğerse altın suyuna daldırılmış bakırmış.
Daha sonraki yıllarda da Kırkpınar’da güreştim.”
***
Necmi Pehlivan, VARAN’ın kuruluş öyküsünü o röportajda şöyle anlatmıştı:
“Yollar ve otobüsler çok berbattı. Ankara’ya üç günde, İstanbul’a 17-18 saatte giderdik.
O zamanlar İzmit’ten İstanbul’a sadece Gülhan otobüsleri çalışırdı. Gazanfer Bilge ve arkadaşları buraya gelip yazıhane açıyorlar. Açıyorlar ama hergün kavga… Ondan sonra karar veriyorlar, ancak diyorlar bu işi Necmi Pehlivan tutturur. Aralarında Nevzat Esen de var. Abi kabul et dedi. Kabul ettik, gönderin arabaları dedik. Böyle oldu…
VARAN’ın kurulmasına gelince. Eskiden her arabanın üzerinde değişik isim vardı. Ahmet’in arabası… Mehmet’in arabası… Dedim ki, bu otobüslere ortak bir isim bulalım. Ne diyelim? Varan diyelim, gittiği yere varsın dedim. Çünkü eskiden otobüsler sık sık yolda kalırdı. Gideceği yere ulaşıp ulaşamayacağı belli olmazdı. Biz adını VARAN koyduk, bizim otobüsümüz gideceği yere varır diye reklam yaptık.”
***
Necmi Pehlivan’ın rakıya olan dayanıklığına gelince.
Gördüklerime bin inanamadım, yazdıklarıma siz inanamayacaksınız.
1986 yılında, röportaj için Necmi Pehlivan’ın Fethiye Köyü’ndeki evine gittik.
Pakı masası hazır, Necmi Bey’in “rakılı” fotoğrafını çekeceğiz. Bize hizmet eden delikanlı, “Hangi yılın rakısını getireyim?” diye sordu.
Rakının yıllarca dinlendirildiğini ilk defa duyuyordum. Kalktık, “rakı mahzeni”ne gittik.
Aman Allah’ım! Olmaz böyle şey!
150-200 metrekarelik depo…
Özel yapılmış raflarda yüzlerce şişe rakı…
Üzerlerinde hangi yıla ait olduğu yazılı.
Bir ay içinde kaç şişe rakı içildiyse, öbür ayın başında o kadar şişe rakı alınıp depoya konuyor.
Bir başka depoya geçtik, orada da boş rakı şişeleri depolanıyor.
Binlerce…
Pehlivan, “Hesabın şaşmaması lazım. TEKEL’le ortağız” diye espri yapıyor.
Necmi Bey’in rakıya dayanıklığını kendi ağzından dinleyelim:
“Güreş yaptığımız yıllarda ancak pazartesi günleri bir kadeh susuz rakı içerdim. Güreşi bırakınca miktar gittikçe arttı. Eşti dostu derken çok içmeye başladık.
Ne kadar diye sorarsan…
Masadaki arkadaşlara, masanın havasına bağlı… İki 70’liğe kadar yolu var. Bunu ben içiyorum, arkadaşlarınki ayrı.
Şöyle bir hesabım var. 35 yıldır hergün büyük rakı içerim.”
***
Necmi Pehlivan’ın, gittiği eğlence yerlerinde çok bahşiş verdiği bilinirdi.
Sorduğumda bunun nedenini şöyle açıklamıştı.
“Neden vermeyeyim? Bana hizmet ediyorlar. Gazino patronları da sever beni. Çünkü hesaba itiraz etmem. Param varsa girer eğlenirim, param yoksa girmem.”
Bahşişle ilgili başından geçen bir olayı da şöyle anlatmıştı:
“Bir gün Cumhuriyet Gazinosu’na gittik. Girişte zeballah gibi bir kapıcı vardı. Girip çıkarken durumuna acır ona bol bahşiş verirdim. Bir zaman oldu, Cumhuriyet’ten çıkıp Boğaz’a gideceğiz. Bütün arabalar doluyuz diyorlar, gitmiyorlar.
Derken bir araba geldi, bindik gittik. Gideceğimiz yere varınca elimi cebime attım, para verecek oldum. Para almam, ben sizi bekleyeceğim dedi. Bizim kaçta çıkacağımız belli olmaz dediysem de dinletemedim.
Yemek yedik çıktık, adam kapıyı açmış bekliyor. Bindik, otele vardık, çıkardım para vermek istedim.
Almadı… Yahu dedim sen ne demek istiyorsun? İnsan kendi arabasına parayla binmez ki, bu araba senin dedi. Neden benim, dedim. Valla senin dedi. Sen nerdensin, kimsin yahu dedim. Ben dedi, Cumhuriyet’in kapısında duran kişiyim. Senin verdiğin bahşişlerle bu arabayı aldım.
Sarıldık helalleştik. Yani diyeceğim, faydalı oluyor garsonlara verilen bahşiş. Zaten paran varsa verirsin, paran yoksa ne vereceksin?”
***
Size Necmi Pehlivan’ı özetle anlatmaya çalıştım.
Bir zamanlar Kocaeli’nin simge isimlerinden biriydi.
Kurduğu VARAN otobüs firması, hafta içinde “50 milyon Euro marka değeri”yle Metro Turizm’e satıldı.
65 yıl önce, 1946 yılında VARAN’ı kuran ve uzun yıllar çalıştıran Necmi Pehlivan’ı sizler de tanımak istersiniz diye düşündüm.
İyi pazarlar!

Bu yazı toplam 3437 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim