• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 23 °C
  • İstanbul : 26 °C
  • Sakarya : 23 °C

Neden hâlâ insanlar “kurban” ediliyor?

M.Tanzer Ünal

Bugün bayram.

Kurban Bayramı…

İslam inancının en kutsal günlerinden biri…

Müslümanlar, dört gün boyunca bu inançlarının gereklerini yerine getirecekler.

Ne yapacaklar?

Öngörülen şartları taşıyanlar, “kurban” kesecekler.

Kurban kesme olayının nasıl başladığını ve günümüze kadar nasıl geldiğini hatırlayalım!

 

Kurban nedir ve neden kesilir?

Kurban, Allah'a yakın olmak ve rızasına ermek için ibadet niyetiyle kurbanlık bir hayvanı kesmektir. (Kaynak, Diyanet İşleri Başkanlığı.)

Hz. Peygamber şöyle buyurmuş: "Kurban kesmek atanız İbrahim'in sünnetidir…"
Neden kurban kesildiğine gelince…

Efsaneye göre Hz. İbrahim'in eşi Sare’ yle evliliğinden çocuğu olmuyormuş.
Sare de bu işe çok üzüldüğü için, o günün şartlarına göre eşinin çocuk sahibi olmasını istediğinden, kocasının başka bir kadınla evlenmesini münasip görmüş. Hacer isimli bir hanımla Hz. İbrahim’in ikinci evliliğini yapmasına  razı olmuş.
Hz. İbrahim'in Hacer'den İsmail adında bir oğlu olmuş.
Sevinmişler elbette, ama eşi Sare yine de çok kıskanmış ve her fırsatta huysuzluk çıkarmaya başlamış.
İbrahim sürekli bir oğlunun daha olması için Allah'a yalvarmış ve bu duası kabul olduğunda ilk oğlu İsmail'i kurban edeceğini söylemiş.
Aylar yıllar derken, Hz.İbrahim 100 yaşından sonra ilk eşi Sare'yi hamile bırakmış ve İshak adını verdikleri bir oğulları dünyaya gelmiş.
Allah, bir gece rüyasında İbrahim'i sınamış ve adağını hatırlatmış.
İbrahim Peygamber tam çocuğunu kurban edeceği sırada, Allah-u Teala hazretleri İbrahim Aleyhisselam'a şöyle seslenmiş:

 "Ey İbrahim, gerçekten rüyana sadakat gösterdin ve dediğimizi yaptın. Şüphe yok ki biz, güzel işler yapanları işte böyle mükâfatlandırırız."

Hz. İbrahim, oğlunu şakağı üzerine yatırıp kurban edeceği an, Allah imtihanı kazandıklarını bildirerek kurbanlık koç göndermiş.

Böylece bu büyük olayın anısı, “kurban kesme geleneği” ile günümüze kadar gelmiş.

 

Sadece hayvanları “kurban” etmek yetmiyor mu?

Tamam, kurban kesmek, Hz. İbrahim’in bir sünneti…

Müslümanlar, yüzyıllardır bu inançlarını yerine getiriyorlar.

Efsanede anlatılanlara dikkat ederseniz, kurban kesme”nin özünde “insana verilen değer” var.

“Verdiği sözü yerine getireni ödüllendirme” var.

“İnsan yaşamı” nın önemi ve değeri var.

Allah, İsmail’in hayatını kurtarmak için Hz. İbrahim’e “kurbanlık koç” gönderiyor…

Bunun, “insan yaşamının öneminin vurgulanması” dışında bir anlamı olabilir mi?

Hal böyleyken…

Dinimiz insan yaşamına böylesine önem verirken…

Bir de şu çevrenizde olup bitenlere bakar mısınız?

Müslüman dünyasının gündemine…

Müslüman ülkelerin haline…

Yaşadığınız kentte her gün olup bitenlere…

*Irak’ta ABD işgalinden sonra ölenlerin sayısı 2 milyonu geçti.

*Suriye’deki iç savaşta ölenlerin sayısı 100 binlerle ifade ediliyor.

*Afganistan ve diğer Müslüman ülkelerde hayatını kaybedenlerin sayısı artık önemsiz kaldı.

*Günlük ortalama rakamı, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez geçenlerde açıkladı: “Son yıllarda günde ortalama 1000 (bin) Müslüman öldürülüyor. Bunun yüzde 90’ı Müslüman tarafından, kardeşi tarafından katlediliyor…”

*Karısının boğazını kesen kocaları, sevgilisiyle bir olup kocasını öldüren kadınları, iş cinayetlerini, aile katliamlarını, töre cinayetlerini saymıyorum. Son yıllarda sayıları ne kadar da arttı!

*Ya hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet ve rantçılık!

Bütün bu olup bitenler sizi ürpertmiyor mu?

Kaygı duymuyor musunuz?

Haramdan kazanma…

Çalışmadan yaşama isteği…

Adaletsizlik…

Hak yeme…

Tahammülsüzlük…

Bencillik…

Bunun gibi daha ne kadar kötü “ruh hali” varsa bizde!

Nerede vicdan?

Nerede iman?

Nerede ahlak?

Nerede merhamet?

Nerede hesap duygusu?

Nerede ahret korkusu?

 

Biz, en değerli varlık olan insanı da “kurban” ediyoruz

Bugün bayram.

Kurban Bayramı…

Biz sadece, Allah’ın İsmail’i kurtarmak için gönderdiği “koç”u kurban etmiyoruz.

Yine Allah’ın “en değerli, en yüce varlık” olarak kabul ettiği insanı da kurban ediyoruz.

Her gün 1000 Müslüman öldürülüyor.

900’ü kardeşi, yani Müslüman tarafından katlediliyor.

Her gün 900 Müslüman, Müslüman tarafından “kurban” ediliyor.

Peki, biz bu muyuz?

Bunun adı Müslümanlık mı?

İnsanın, insanı öldürmesi neden?

Neden Müslüman, Müslüman’ı katlediyor?

Neden sadece Müslüman coğrafyasında kargaşa, huzursuzluk, savaş ve gözyaşı var?

Bu konuda vebali olan emperyalist ülkelerin ve Hıristiyan dünyasının durumu neden sorgulanmıyor?

Bunların “işbirlikçileri” neden hâlâ el üstünde?

 

Hesaplaşmanın tam zamanı!

Sevgili okurlarım, bugün sizlere keyifli bir bayram yazısı okutmak isterdim.

Ama yapamadım.

Ülkemiz ve bölgemiz bu durumdayken içimden gelmedi.

Sanırım sizler de benzer duygular içindesinizdir.

Bizler, bir taraftan dini vecibelerimizi yerine getirmek için “hayvan kurban ediyoruz”, diğer taraftan da “insan kurban edilmesine”, insanların boğazlanarak katledilmesine ses çıkarmıyoruz.

İşte önceki gün o “tezkere” Meclis’ten geçti.

“İnsanları katletme tezkeresi”…

Emperyalist egemen güçlerin isteği doğrultusunda Türkiye de artık “katliam bölgesi” nde olacak.

Ülkemiz “oyun”un bir parçasıydı, artık o oyunun “aktör”ü!

Özetle…

Dört günlük Kurban Bayramı’nda, herkes kendisiyle ve etrafıyla bir hesaplaşsın!

Biz bu muyuz?

Bu değilsek, ne yapacağız?

Geleneğimizdir, göreneğimizdir ve de görevimizdir…

“Huzurla geçireceğimiz bayramlar” ın uzak olmamasını diliyorum.

Sevdiklerinizle olabildiğince mutlu günler geçirin!

Bu yazı toplam 713 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim