• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • Kocaeli : 18 °C
  • İstanbul : 20 °C
  • Sakarya : 18 °C

Neden kalkınmış bir ülke olamıyoruz?

Mustafa Küpçü

Adını vermeyeceğim “yarı resmi” bir kurumda işim vardı. İşlem numaramı aldım, sıramı bekliyorum. Çok geçmeden, numaram ekranda belirdi ve işlemi yapacak görevlinin yanına vardım. Genç bir adamdı. İstemimi belirttim, hüviyetimi istedi, verdim.

Birkaç dakika geçti geçmedi, görevli genç bana adımla hitap etti; “Mustafa Ağabey” diye girdi söze. Son derece saygılı, içtenlik hissi veren bir hitaptı bu. Doğal olarak olumlu yönde etkilendim.

Karşımdaki genç, yapacağı işlemle ilgili ayrıntılı bilgi verdi. Hangi seçeneğin benim için daha iyi olacağını bir bir anlattı ve sonunda birlikte karar verdik, o da işlemi tamamladı.

  • Siz beni tanıyor musunuz? diye sordum. “Hayır” dedi.

Karşımdaki genç daha bir ilginç hale geldi. Nereden mezun olduğunu sordum;

  • Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar, müzik bölümünden, dedi.

Sohbetimiz daha ilginç hale gelmişti. Öğrendim ki, birkaç müzik aletini çalabiliyor. Müzik, en büyük ilgi alanı ama o, ilgi ve özleminden çok farklı bir işte çalışıyor! Üstelik, bir “Halkla İlişkiler Uzmanı” gibi davranıyor.

  • Neden kendi mesleki alanında çalışmıyorsun? diye sordum, çok

çaba gösterdiği halde, “müzik öğretmenliği” olanağı bulamadığından yakındı. Ve, ilginç bir şey daha söyledi;

  • Bizim okuldan ya da Sosyolojiden mezun kimi arkadaşlarımız, iş bulabilmek, öğretmen olabilmek için, ayrıca “Din Kültürü Öğretmenliği” ya da İlahiyat Fakültesi’ne yazılıyorlar! Sonrası kolay! Hemen iş buluyorlar. Sadece 2013’de Din Kültürü öğretmenliğine 1756 kişi alınmış!

Değerli okurlarım;

Bir toplumun “insanca yaşayabilmesi” için, bireylerin “yeteneklerine göre” eğitilip istihdam edilmeleri gerekir. Bir insan, sevdiği ve mutlu olduğu işi en iyi yapar. Öte yandan eğitim, “üretim için” yani o toplumun gelişmesi için yapılır.

Dünya “NANO TEKNOLOJİ” dönemine geçmiş. Biz hala arazi ve konut rantıyla kolay zenginleşmenin yollarındayız!

Bir insan ve toplum için “İNANÇ” ve inandığını öğrenmesi elbette gereklidir. Ama, “Tüm okullar İmam Hatip olacak” inadıyla, gelişmiş bir ülke olmamıza olanak var mı?

Bugün, teknolojik buluş yapan, patent sahibi ülkeler gelişip refah içinde yaşıyor. Yaklaşık 60 kadar, halkının çoğu Müslüman olan ve çoğu demokrasi dışı –Şeriat- yönetimleri olan ülkelerin toplam Gayrısafi Milli Hasılaları Almanya’nın Gayrısafi Milli Hasılası kadar olamıyor.

Müslümanların kaderi yoksul kalmak, başka ülkelere muhtaç olmak, sömürülmek ve bölünüp parçalanmak mıdır?

Çocuklarımızı, yeteneklerine ve ilgi alanlarına göre, ülkenin ihtiyaç duyduğu mesleklere göre, çağın bilimsel gerek ve gerçeklerine göre eğitip meslek sahibi yapmalıyız.

Kimi özel okullarda çağdaş bir eğitim olanağı bulan, seçtiği meslekte başarılı olan ve hatta uluslararası alanda iş olanakları bulan gençlerimiz de var elbette. Ama, bu ulusun kalkınması ve yücelmesi için, bağnazlıktan uzak “Ulusal Eğitim Sistemimiz” olmalıdır.

Demokrasiyi “araç” gibi kullanıp, ülkemizi bir “din devleti” kimliğine sokmaya çalışan, genç beyinleri çürüten, işsiz bırakan, ülkemizi geri götüren ilkel ve çağdışı eğitim ucubesinden kurtulmalıyız.

Seçim bizim; Ya gelişmiş ülkelere “köle” olacağız ya da bilimin ışığında yürüyüp, “onurlu bir ulus” olacağız…

Bu yazı toplam 603 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim