• BIST 99.850
  • Altın 141,840
  • Dolar 3,5042
  • Euro 3,9128
  • Kocaeli : 30 °C
  • İstanbul : 26 °C
  • Sakarya : 30 °C

Nefese kuvvet, eve bereket

Ayşe SARIZEYBEK

Merhaba sevgili okurlar,

Bir şeye inanmadan yaşamımızı huzurlu sürdürmek mümkün olmadığından,insanoğlu her yaşında inanacak bir şey bulur. İnanmak,biz insanların doğasında var. “Hiçbir şeye inanmıyorum kendimden başka “diyen şair de aslında inanmak için kendini seçmemiş mi? İnanmaya ihtiyaç duymak belki de bizim en güçlü tarafımız, belki en zayıf. Gönlümüzde öyle bir şey var ki, birşeylere inanıp ona tutunmak ister, umutlarını besler, hayalini besler. Umud etmek, hayal kurmak bize dayanma gücü verir.

Böyle düşününce gayet işe yarar bir duygu. Hatta neye inanırsak başımıza gelir.Bunu da biliyoruz değil mi?

E, daha ne olsun? Bundan iyisi Şam’da kayısı misali. İnancını değiştir, hayatın değişsin!

Bu bilimsel gerçeği, atalarımız “Bir şeyi kırk kere söylersen olur “ diyerek çok önceden keşfetti. Her şeyi bilen atalarımızı çook seviyorum.  Eskiye göre zaman daha hızlı yaşandığından, genç nesil  artık kırk kere değil, 21 kere söylüyor. Söylenenin gerçeğe dönmesi nasıl mümkün olur derseniz :

Bilgisayar mantığında çalışan bilinçaltımıza, yüklediğimiz düşünceleri değiştirince,  yaşamımızı daha da güzelleştirebildiğimiz  ispatlanmış bir bilgi. Yıllarca yapılan deney ve  araştırmalar  “NLP” ( Neuro linguistik program) beyin dili programlamasını ortaya çıkarmış. Nlp eğitmenleri, sizin beyin dilinizi çözümleyip değiştirebiliyorlar.

 Ben de nlp, yani beyin dili programlaması eğitimi almış birisiyim. Ancak, birşeyi  test etmeden onaylama alışkanlığım olmadığından, kendim de yıllarca araştırıp gözlemledim. Çünkü ilk duyduğumda, hadi canım bu kadar kolay mı bu diye inanamamıştım. Sonrasında gördüm ki,gerçekten de bir insan neye inanıyorsa hayatına onu çekiyor. Her  şeyi bilen atalarımız,  “Aklıma gelen başıma geldi “ diyerek  bunu da bilmişler.

 İnandığımızı sandığımız şeylerle, bilinçaltımızdaki düşünce kalıplarımız bambaşka olabilir.Ağzımızdan çıkanla bilinçaltı eşleşmez. Böyle durumlarda, tabiiki bilinçaltı kazanır.Siz de dersiniz ki söylüyorum  söylüyorum olmuyor. Olmaz elbet. İşte,zurnanın zırt dediği yer burası oluyor. İnanç kalıplarımız matruşka gibi olduğundan köküne inmek deneyim ve ustalık  gerektiriyor.

 İnsan beyni tıpkı bilgisayar gibi çalışır.Hangi veriyi yüklerseniz, ekranda onu görürsünüz. Yüklediğiniz veriden haberdar değilseniz, kader kurbanı olmaya mahkumsunuz. Merak edenlerle, küçük bir alıştırma yapalım.

Bir konu seçin.

O konuyu söylediğinizde aklınıza ilk gelen sözcükleri yazın. Genelde para ya da aşk merak edilir. Konumuz para olsun.Elinize bir kalem alın, mesela para dediğinizde kalemi hiç durdurmadan aklınıza gelen her şeyi yazın. Yazmayı hemen kesmeyin.  Derindeki kalıplar sonradan çıkarlar. Yazmaya devam edin. Bıkana kadar yazın.  Yazdığınız şeyleri sonradan dikkatle inceleyerek okuyun. Yaşamınızdaki para akışıyla ilgili benzerliklerini sizde göreceksiniz.

Bu hafta yine, uygulama  hediyesi  vermek istiyorum. Parayla ilgili olumsuz kalıplarımızı dönüştürmek için hepimizin yapabileceği genel bir uygulama.

Kağıda yazdığınız para ile ilgili olumsuz fikirleriniz neyse, sırayla 1.sini okuyun derin bir nefes alıp çok kuvvetlice üfleyin.Nefesinizi sanki ateşi söndürüyormuş gibi güçlü verin. Sonra 2. Olumsuz fikri okuyun ve güçlüce nefesinizi verin. Böyle böyle tüm listeyi bitirin. Burada  iki anahtar var. Birincisi bıkıncaya kadar yazmak. Öyle iki satır yazıp, aklıma gelmiyor derseniz olmaz. İkincisi nefesinizi kuvvetli bırakmanız.

Bu uygulamayı her konu için ayrı ayrı yapabilirsiniz.

Haydi bakalım, nefesler güçlü verilsin,  kendi rüzgarımızı kendimiz yaratalım bu hafta, ne dersiniz?

Bu yazı toplam 1764 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim