• BIST 104.918
  • Altın 147,092
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1820
  • Kocaeli : 15 °C
  • İstanbul : 22 °C
  • Sakarya : 15 °C

Nereye

Banu Gürer

Nereye gidiyoruz?!...

 

Bu hafta bir sosyal medya sitesinde sabah ezanının da tesiri ile İstiklâl Marşımızın şu dizelerini paylaşmıştım:

“Ruhumun senden İlahî şudur ancak emeli:

Değmesin mabedimin göğsüne nâ-mahrem eli!

Bu ezanlar – ki şehâdetleri dinin temeli-,

Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.”

Bilirsiniz; böyle sitelerde paylaşılan yazılar hakkında olumlu veya olumsuz değerlendirmeler söz konusu olabiliyor.

Nitekim bu paylaşımla da ilgili değerlendirmeler yapıldı.

Normalde bu tip hadiselerin bahsini açmam.

Hele mevzu edinip üzerine yazı yazmak aklımın uzundan geçmez.

Fakat beni bu satırları yazmaya iten, bu dizelerle, “edebe mugayir” bir biçimde dalga geçildiğine şahit olmam!

Meramımı izah edeyim:

Türkiye’de dindar olanlar olduğu gibi dinle ilgisi olmayan, hatta karşı olanlar da mevcut tabii.

Özellikle son zamanlarda bu anlamda endişe verici bir kutuplaşmaya doğru gittiğimizi de gözlemlemek mümkün.

Ancak dine karşı olunsa da, dindarlar eleştirilse de, yukarıdaki satırların, üstelik edebe mugayir bir biçimde alaya alınmasını, dinle problemi olmak adına dahi, anlamak mümkün değil!

Üstelik bunların bir kısmı “vatan” vurgusu yaparken!

Zira bu marş “vatanın istiklâlinin” simgesidir!

O nedenle bu vatanla bir problemi yoksa herhangi bir vatan evladının onunla dalga geçmesi düşünülemez!

Dinle problemi olsun ya da olmasın…

Sonra aklıma bir başka ihtimal daha geldi ve sarsıldım:

Acaba üniversite mezunu (olduğu anlaşılan), iş güç sahibi olan gençlerimiz arasında dahi bu kıtanın “İstiklâl Marşına” ait olduğunu bilmeyenler olabilir miydi?!

Kabul etmek istemesem de alaya alma biçimi itibariyle bu fikir kuvvetle muhtemel geldi…

Özellikle de zaman zaman hem çevremizde hem de medyada şahit olduğumuz örnekleri düşününce…

İşte o noktadan itibaren şu soruları sormaya başladım:

Bu eğitim sistemi ne veriyor?

Bu vatana ait en temel değerler bile aktarılamıyorsa bu eğitim sisteminden yetişenlerden ülkenin geleceği adına ne beklenebilir?

Üniversitelerin ve üniversite mezunlarının “sayı” olarak bu kadar artmasının, mezunlarının “donanımı” düşünüldüğünde” “özü” itibariyle ülkeye faydası olur mu?

Ve eğitim sistemini düzenleyenler ile uygulayıcısı biz eğitimciler bu vebali nasıl öderiz?

Sordukça ve cevaplarını düşündükçe üzüntüm daha da arttı…

Ve şu duayı etmekten kendimi alamadım:

“Ya Rabbi, günümüzü de sonumuzu da hayreyle!…

İş işten geçmeden önce aklımızı başımıza toplamamızı nasip eyle…

Çünkü bu gidişat hayra alamet değil!”

 

 

    

 

Bu yazı toplam 1287 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim