• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 22 °C
  • İstanbul : 26 °C
  • Sakarya : 22 °C

Nereye kadar?

M.Tanzer Ünal

AKP Hükümeti, geri dönülemez bir yolda.
Vura vur gidiyor.
Arkasına bakmadan…
İşin sonunun nereye varacağını hesap etmeden…
Bütün kaleleri yaktı yıktı, ama tamamını ele geçiremedi.
Evdeki hesap, çarşıya uymadı.
“Gezi Parkı” olayları, uykularını kaçırdı.
Onlar; milleti “koyun”, kendilerini de “çoban” yerine koymuşlardı.
İstedikleri gibi güdebileceklerini sandılar.
“Sürü”den sesler yükselmeye başlayınca şaşırdılar, paniklediler…
Öfkelendiler, hırçınlaştılar…
Haksız da değiller…
Partide “biat kültürü” geçerliydi.
Baştaki kişi…
Muktedir kişi…
Recep Tayyip Erdoğan, ne derse, hangi kararı alırsa, o doğruydu, o geçerliydi.
Tartışmak, sorgulamak, farklı bir fikri savunmak, kimin haddine!
Siz…
Şimdiye kadar…
2002 yılından bu yana…
AKP’de “Recep Tayyip Erdoğan’ın sözünün dışına” çıkıldığını gördünüz mü, duydunuz mu?
Tek tük, Abdüllatif Şener gibi, “aykırı ses” çıkaran oldu, onların defteri de anında dürüldü.
Kural şu:
Ya biat edeceksin, ya cehennemin dibine kadar yolun var!
************
Dikkat ediyor musunuz?
AKP’nin “dayatmacı” ve “ödüllendirici” bir yönetim tarzı var.
“Dayatma” ve “ödüllendirme” yi paralel götürüyorlar.
“Ya benim belirlediğim kurallar çerçevesinde yaşayacaksın, ya da senin yaşam hakkını elinden alırım. Veya kısıtlarım… Sözümü tutarsan seni ödüllendiririm.”
Gazeteciysen, aleyhime yazı yazarsan, patronuna söyler seni işten attırırım.
Yandaş ve yalaka olursan, sana hak etmediğin gazetelerde köşe yazısı yazdırırım.
İyice “kemik yalama” noktasına gelirsen seni danışmanım bile yaparım.
Özetle…
Kendilerine biat edenleri sürekli ödüllendiriyorlar.
Makam veriyorlar…
İhale veriyorlar…
Hırsız da olsan, arsız da olsan görmemezlikten geliyorlar…
Bakın çevrenize, bu tipleri göreceksiniz.
Biat edenlerin bir elleri yağda, bir elleri balda!
Para gani…
Ama vergi listelerine bakın, bir tanesinin dahi ismini göremezsiniz.
Onlar namuslu(!), dürüst(!), haşa kul hakkı yemeyen(!) işadamları…
Gösteriş olsun diye namaz kılarlar, oruç tutarlar, şaşalı iftar yemekleri düzenlerler, Umre’ye Hacca giderler, yani “Müslümancılık” oynarlar…
İç yüzlerini bir bilseniz, bu dünyada da öbür dünyada da yatacak yerleri yoktur.
*********
Artık toplumda iki grup insan var.
Biat edenler, yandaş ve yalaka olanlar, bu nedenle iktidar tarafından ödüllendirilenler.
Biat etmeyenler, olup biteni sorgulayanlar, yanlışlara karşı gelenler, bu nedenle dışlananlar, iftiraya uğrayanlar ve zulüm görenler.
İktidar, toplumu “adaletsiz kılıcıyla” ikiye kesti.
Bir grup, “biat etmenin” sefasını sürüyor…
Diğer grup ise, “karşı gelmenin” sefaleti içinde…
Saflar keskinleşti, herkes kendi yolunda yürüyor.
Başbakan Erdoğan, ara sıra “kucaklama” muhabbeti yapıyor.
Çok geçmiyor…
Bir iki gün sonra “Kucaklıyorum” dediği kesime, “hiddet yumrukları” sallıyor.
“Söz tutmayan çocuklar” gibi azarlıyor.
Değişen bir şey yok. Hep aynı…
Demek ki, Erdoğan, “ıslahı mümkün olmayan” bir tutum içinde…
“Şirin görünme” gayretleri…
Arkasından gerçek görüntü…
**********
Şu birkaç gündür yaşadığımız olaylara bakın!
Bugün Silivri’de Ergenekon sanıklarının “karar duruşması” var.
Altı yıl önce başlayan tutuklamalar ve beş yıldır devam eden yargılama…
23 iddianame…
650 duruşma…
66’sı tutuklu 278 sanık…
Bugün karar açıklanacak.
Sanık yakınlarının, yargılamaya duyarlı sivil toplum örgütlerinin Silivri’ye gidip karar duruşmasını izleme hakkı var.
Yok izleyemezsin!
Salon küçük izleyemezsin!
Tamam, dışarıda bekleyeyim…
Yok bekleyemezsin!
Biz, bu anayasal hakkımızı kullandırmadığınız için protesto toplantısı düzenleyeceğiz…
Hayır toplanamazsınız!
Ve…
“Silivri’ye gideceğiz, Silivri’de toplanacağız” diyen gruplar, üç gündür evlerinden birer birer toplanarak gözaltına alınıyorlar.
Böyle bir uygulamanın örneği var mı?
Böyle adalet olur mu?
Yapılmamış bir eylem için insanlar gözaltına alınır mı?
Nerede seyahat özgürlüğü?
Nerede toplantı özgürlüğü?
Nerede yargılamayı izleme özgürlüğü?
Nerede hukuk?
Bunun adı millete gözdağı vermektir.
Milleti korkutmaktır…
“Uslu çocuk” olun, yoksa başınıza gelmedik bela kalmaz, demektir.
Tamam da…
Nereye kadar?
Bu ülkeyi yönetenler, bu sorunun cevabını düşündüler mi?

Bu yazı toplam 790 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim