• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Kocaeli : 15 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 15 °C

Nevruz, etnik ayrışmacıların silahı haline mi geldi?

Mesut Akbulut

Bugün 21 Mart…Bugün Nevruz…

Kelimenin aslı eski Farsçadan gelir: Yeni anlamındaki nava ve gün ışığı/gün anlamındaki rəzaŋh birleşerek oluşturmuşlardır. Anlamı "yeni gün/günışığı" dır ve günümüzün Farsçasında da hâlâ aynı anlamda kullanılmaktadır (nev: yeni + ruz: gün; anlamı "yeni gün")

İrani dillerdeki Gün anlamına gelen Ruz (Farsça), Roç (Beluçca), Roc (Zazaca), Roz (Soranice) ya da Roj (Kurmanci) sözcükleri Proto-İranicenin "Rauça"sından gelir. Bu da eski Hint-Avrupacanın manası Işık olan *Leuk- kelime köküne dayanmaktadır. Şu en eski şekilden Rusçadaki Luç, Almancadaki Licht, Yunancadaki Leukós, Latincedeki Lux, İngilizcedeki Light ve Ermenicedeki Luy da oluşmuşlar. Proto-Iranicede Rusçadaki gibi bir k > ç ses ertelemesi ortaya çıkmışdır ve ayrıca 'L' sesi 'R'ye dönüşmüştür. Eski İrani dili olan Avesta dilinde Raôçah zamanında esasdan Işık demekti. Eski hint-ari dilindeyse (Bugünkü Kuzey Hindistan’da var olan dil grubu) Roçiş kullanılmaktadır.

Nevruz teriminin tarihte ilk yer aldığı kayıtlar, M.S. 2. yüzyıldaki Pers İmparatorluğu kayıtlarıdır, ancak bundan çok daha öncesindeki (yaklaşık MÖ 648 ve 330 yılları arasında) Pers İmparatorluğu altında yaşayan değişik milletlerin Pers Şahına Nevruz gününde hediyeler getirdiğine dair bilgiler mevcuttur. Nevruz diğer Türk devlet ve topluluklarında da kutlanılır. Bunlardan Azerbaycan'da Novruz, Kazakistan'da Nawrız meyramı (Наурыз мейрамы), Kırgızistan'da Nooruz (Нооруз), Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde Mart dokuzu Kırım Türklerinde Navrez, Batı Trakya Türkleri'nde Mevris adları ile anılır. Farsça'da yazılışı Nouruz'dur. Türk kökenli bir devlet olan Kazakistan'da (Наурыз мейрамы) Navrız meyrami adı ile kutlanan Nevruz Arnavutluk'ta ise Sultan Nevruz olarak isimlendirilir.

**

TÜRKLERDE NEVRUZ…

Türklerin (Göktürklerin) Ergenekon'dan demirden dağı eritip çıkmalarını, baharın gelişini, doğanın uyanışını temsil eder. Doğu Türkistan'dan Balkanlara kadar tüm Türk kavimleri ve toplulukları tarafından, MÖ 8. yüzyıldan günümüze kadar her yıl 21 Mart'ta kutlanır.

Türkiye'de bir gelenek, Türk Cumhuriyetleri'nde ise resmî bayram olarak kutlanırken, 1995 yılından itibaren Türkiye Cumhuriyeti tarafından Bayram olarak kabul edilen bir gün haline gelmiştir.

Türk Takvimi'nde bir gün 12 bölüme ayrılır, her bölüme Çağ adı verilirdi. Bir çağ iki saat, dolayısıyla bir gün de 24 saattir. Her bir çağ ise sekiz Keh ten ibarettir. Yılbaşı olarak gece-gündüz eşitliğinin yaşandığı 21 Mart, Nevruz günü olarak kutlanır. Bugüne ve yeni yılın başladığı an'a Yılgayak denir.

Oniki Hayvanlı Takvim ve Melikşah'ın Celali Takvimi'nde yılbaşı olarak belirlenen 21 Mart, Divânu Lügati't-Türk'te de ilkbaharın gelişi olarak belirtilir. Türk edebiyatı ve musikisine de Nevruz; Nevruz-ı Asl, Nevruz-ı Arap, Nevruz-ı Bayati, Nevruz-ı Hicaz, Nevruz-ı Acem ve Nevruz-ı Seba olarak girmiştir. Tarihte pek çok devlet tarafından bayram ve gelenek olarak kutlanmıştır. Bunların başında Anadolu beylikleri, Eski Mısır, İran, Safavi, Sasani, Moğollar, Selçuklu ve Osmanlı gelir.

Selçuklu ve Osmanlı'da millî bayram olarak kutlanan Nevruz, Nevruziye adlı şiirlere ve şenliklerle ziyafet verilerek kutlanırdı. Özel olarak hazırlanan Nevruziye adlı macun Osmanlı döneminden kalan bir kültür olarak bu gün hâlâ Manisa'da 21 Mart'ta Mesir macunu şenlikleri yapılmaktadır. Alevi ve Bektaşiler arasında da kimi yörelerde eski takvime atfen Mart Dokuzu adi verilerek kutlanan Nevruz'da özel ayinler yapılırdı, yine Zerdüştler ve Yezidiler'de 21 Mart'ı bayram olarak kabul etmişlerdir.

**

KÜRTLERDE NEVRUZ

Birçok Kürt şair ve yazarın da eserlerinde yer alan Nevruz'u Kürtler 21, 22 ve 23 Mart'ta kutlarlar. Bu bayram ile Kürtler çoğunlukla şehir dışındaki bölgelerde ve açık alanlarda bir araya gelir ve gelmekte olan ilkbaharı kutlarlar. Kadınlar rengarenk elbiseler giyerler ve başlarına pullarla süslenmiş ışıltılı örtüler örterler. Topluluk büyük bir ateş yakar ve bu ateşin etrafında dans ederek ya da üstünden atlayarak büyük bir coşkuyla bu bayramı kutlarlar.

Kürt yazar Musa Anter'e göre Nevruz aslında Kürtlerde ilk başlarda 31 Ağustos’ta kutlanıyordu ancak daha sonra Arap Takviminin kabul edilmesiyle bu kutlamalar Mart ayına kaymıştır. "Nevruz kutlu olsun" Kürt dillerinde böyle söylenir: Kurmanci: Newroz pîroz be!, Zazaca: Newroz pîroz bo, ve Sorani: Newroztan pîroz bêt.

**

ATATÜRK DÖNEMİNDE NEVRUZ

HEPAR Kocaeli İl Başkanlığı, Nevruz ile ilgili bir açıklama yaptı. Önemli tespitlerde bulundu. Birlikte okuyalım; Nevruz;  yüzyıllar öncesinden günümüze gelen, Göktürklerin Ergenekon’dan çıkışını sembolize eden Türk Milletinin geleneksel bayramlarındandır. Türk takvimine göre yıl 21 Mart’ta başlar. 21 Mart Türk coğrafyasında gündüz ve gecenin eşit olduğu, güneşin yüzünü güney yarım küreden kuzeye çevirdiği, tabiatın canlandığı, baharın müjdecisi olan gündür. Kısacası Nevruz yeni bir günün ve gün ışığının müjdecisidir. Nevruz Türk kültüründe bereketi, kardeşliği, sevgiyi, huzuru ve barışı temsil etmektedir.

**

Hun, Göktürk, Uygur, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde Nevruz, bir milli bayram olarak kabul edilmiş, çeşitli eğlencelerle kutlanmıştır.  Cumhuriyetin ilanından sonra da Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Nevruz, “Ergenekon Bayramı” adıyla kutlanmıştır. Atatürk Nevruzu özellikle bu bayramın ruhuna uygun olarak kutlanmasını sağlamış, gençlere spor müsabakaları yaptırmış, büyük Nevruz ateşleri yaktırarak Türklerin Ergenekon’dan çıkışını sembolize eden kutlamalar yapmıştır. Atatürk sonrası ise toplumsal hafızanın ve milli değerlerin unutturulma süreci başlamıştır.

**

Yakın tarihimizde de bölücü terör örgütü, Türk dünyasının Ergenekon’dan çıkışından bu yana coşkuyla kutladığı Nevruza “Devlet elimizdeki Nevruzu da almak istiyor” söylemleriyle sahiplenmeye çalışmıştır. Aslında Kürt etnik hareketi Nevruza sahiplenmeye kalkmakla altı bin yıllık bir Türk dünyası geleneğine sahiplenmeye çalıştığının farkına bile varamamıştır. Bu hareketle asıl amaç “kendine kimlik yaratma” mücadelesidir.  1990’lı yıllardan sonra Nevruz ne acıdır ki etnik ayrışmacıların silahı haline gelmiştir. Ayrıca son yıllarda Cumhuriyet ve O’nun ilkeleriyle sorunu olanların, geçmişe ait ne varsa karalamaya, silmeye yönelik eylem ve hareketler içinde olduğu da görülmektedir. Ergenekon gibi, Türklüğe ve Türk tarihine ait ne varsa içi boşaltılmaya çalışılmakta; Cumhuriyet değerleri ve ulus kimliğinin tasfiyesi hedeflenmektedir. Türk Milletinin değerlerini yaşatmak ve Milli kimliğini korumak bu büyük milleti yönetenlerin öncelikli görevi olmalıdır. Devlet, bu geleneksel değerleri başta eğitim olmak üzere tüm imkânları ile millete vermelidir.  Devlet bu görevini yerine getirirse etnik kimlik arayışı içinde olanlar ne değerlerimizi sahiplenebilir, ne de “dejenere” edebilir.

**

Bayramlar; toplumlarda milli birlik ve beraberliğin ve bir arada yaşama arzusunun kuvvetlendiği günlerdir. Bayramlar; milli duyguların, inançların, örf ve adetlerin uygulandığı, bir toplumda millet olma şuurunun kuvvetlendiği günlerdir.  Türk dünyasının  “ Nevruz Bayramını “ kutlar, Turan Coğrafyasının “ Yeni gününün ” hayırlı olmasını dileriz.

**

Bugünkü yazımın büyük bir bölümünü Nevruz’a ayırdım… Son yıllarda Nevruz’a bakış açısı değişti… Geçen yıl bugün Abdullah Öcalan’ın Nevruz mesajı Diyarbakır’da okunmuştu. Bugün yine Öcalan’ın mesajı  okunacak…  Öcalan, çözüm süreciyle ilgili yol haritasını çizecek. AKP hükümeti ve HDP, bu mesajdan kendisine pay çıkaracak. Vay be, düştüğümüz hale bakın… Dün idamın eşiğinden dönen Öcalan, bugün Türkiye’nin yo haritasını çözecek güce sahip…  Bakalım daha neler göreceğiz?


 

İşsizlik genel lise mezunlarını vuruyor

İşgücü Araştırması 2014 yılı sonuçlarına göre, Türkiye genelinde işsizlik oranı %9,9 iken, mezun olunan okula göre, en yüksek işsizlik oranı %11,9 ile genel lise mezunları, %11,8 ile ilköğretim, ortaokul ve orta dengi meslek okulu mezunlarında gözlendi. İstihdam oranının en yüksek olduğu eğitim düzeyi ise %70,7 ile yüksekokul veya fakülte mezunları iken, bunu %58,1 ile meslek lisesi mezunları izledi.


 

Üzülmez moral veriyor

Kartepe Belediye Başkanı Hüseyin Üzülmez ile AKP İlçe Kadın Kolları Başkanı Yasemin Ağra, hasta ziyaretlerinde bulundu. Üzülmez, Halim Türker’i, Mustafa Kondu’yu, Kani Akçelik’i ve Turhan Kaya’yı ziyaret ederek geçmiş olsun dileğinde bulundu. AKP’li belediye başkanları ilçelerindeki hastaları ziyaret etmesi, kendilerine olan bakış açısını değiştiriyor.

has-003.jpg

Bu yazı toplam 711 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim