• BIST 82.363
  • Altın 147,045
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Kocaeli : 6 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Sakarya : 6 °C

Nevruz Türk’ün milli bayramıdır

Bilal Dündar

Araştırmalara göre Nevruz’un İslamlığın kabulünden çok önceki tarihlere uzanan mazisi vardır. Patenti tamamen Türk’e ait bir bayramdır. Balkanlardan Çin’e kadar uzanan geniş bir coğrafyada kutlanmaktadır.

Gece ve gündüzün eşit olduğu, “yeni gün” anlamına gelen “Nevruz” her yıl 21 Mart günü anlamı ve içeriği aynı ama az da olsa ufak tefek farklılıkla bütün Türk Cumhuriyetlerinde coşku ile kutlanmaktadır.
Günler öncesi yapılan hazırlıklarla topyekûn coşku ile kutlanan yerlerin başında Azerbaycan gelir. Çeşit çeşit yemeklerin yapıldığı, yeni giysilerin giyildiği, şehitliklerin ve mezarlıkların ziyaret edildiği, her tarafın bayraklarla, afişlerle donatıldığı, herkesin birbirine “Bayramın mübarek” diye selamlaştığı karnaval havasına dönüştürüldüğü nevruz “Milli Bayram” olarak kutlanmaktadır. Nevruz Azerbaycan’da “Noruz” olarak adlandırılmaktadır.

Nevruz “baharın gelişi” Özbeklerde de aynı coşku ile kutlanır. Herkes cıvıl cıvıl renklerde giyinir. Balonlar uçurulur. Dağıstan’da aynı kutlamalara ilaveten tencereler kumaşla kaplanır. Diğer Türk Cumhuriyetlerinde de ufak tefek farklarla hep benzer kutlamalar yapılır. Bazı yerlerde, örs üzerinde demir dövülür. Bu da Göktürklerin Ergenekon’dan çıkışını simgeler.

Hemen hemen her yerde ateş yakılır. Ateş üzerinden atlanır. Rengârenk balonların havada uçurulduğu, renk renk boyalı yumurtaların tokuşturulduğu, folklor gösterilerinin yapıldığı, şiirlerin okunduğu, günün anlam ve öneminin belirtildiği güzel bir bayram günü olarak Nevruz kutlanmaktadır.

Nevruz baharın gelişi, tabiatın canlandığı yeni bir gün olarak telakki edilip içeriği itibari ile kardeşliği, dostluğu, birlikteliği, sevgiyi, saygıyı, hoşgörüyü ve barışı öne çıkaran çok güzel bir bayramdır. Bu güzellikleri yok etmek için söylenen her söz, yapılan agresif davranışlar bayramın özüne ve güzelliğine aykırı olup kimselere fayda getirmez. Hepimizin Nevruz Bayramı kutlu olsun.
TADEF olarak Nevruz Bayramını 20 Mart Pazar akşamı yemekli, müzikli bir şekilde İzmit Öğretmen Evi’nde kutlayacağız.

Çanakkale geçilmez!
18 Mart 1915, Çanakkale Savaşı’nda bir dönüm noktasıdır. Çanakkale Savaşını biz istemedik. Biz savaş açmadık. Vatansız millet olmaz. Biz Türk Milleti olarak vatanını savunmaktan başka bir şey yapmadık ve istemedik. “Çanakkale geçilmez” dedirttik. Çanakkale’de 186.869 vatan evladı kanını akıtarak bir karış toprağını vermedi. Çanakkale Savaşında emperyalizmin ve emperyalistlerin suratına şiddetli tokat patlatılmıştır.
Sormak lazım emperyalistlere, Çanakkale de ne işiniz vardı? Binlerce kilometrelerden gemilerle 100 binlerceniz “Anadolu” topraklarında ne arıyordunuz?
Çanakkale’de göğüs göğse çarpıştığımız şer cephesinde İngilizler, Yeni Zelandalılar (Anzaklar) ve Hindistan’dan (Gurkhalar) vardı. Dirilerine sahip çıkamayan emperyalistlerin biz ölülerine sahip çıktık. Onları her karışını kanla muhafaza ettiğimiz Anadolu topraklarında öz evlatlarımızla yan yana yatırarak ölülerini bağrımıza basıyoruz. Bu nedenle Çanakkale şehitliği, unutulmaz abidedir. Türk’ün vatan sevgisini, yüce ahlakını en iyi anlatan ve nasıl destan yazıldığını kanıtlayan yerdir Çanakkale. Çanakkale savaşının galibiyetini süngü belirlemiştir.

Mustafa Kemal savaş süresince albaylığa terfi ederek bütün birliklere komuta etmiştir. Askerlerine ve subaylara verdiği emir şudur. “Ben size taarruz emretmiyorum ölmeyi emrediyorum… Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimizi başka kuvvetler ve başka kumandanlar alabilir.” Bu direktife aynen uyulmuştur. Herkes öldürmek ve ölmek için Allah Allah sesleri ile düşman cephesine saldırmıştır. Önlerinde bulunan kuvvetler imha olunca, daha fazlası gemilerden Çanakkale’ye sevk edilmiştir.
Düşmanın kaybı ise 200 bin asker olmuştur. Çörçil, hatıratında Türklerin çabasını şu sözlerle belirtiyor. “Türkler bu daracık geçit başında sıkı bir savunmaya girmişlerdi. Canlarını veriyorlar, fakat vatanlarının toprağından bir karış bile vermiyorlardı…” Çörçil’in anısı doğrudur. Çanakkale inancın, haklının, vatan sevgisinin galibiyetin sonucu alınmıştır. Coşarak gelenler koşarak gitmişlerdir.
Babalarının pisipisine emperyalist düşünce uğruna güme gittiklerini anlayan ve mezarlarını ziyarete turist olarak gelen evlatları inanıyorum ki utanıyorlardır.
Çanakkale, kuvvetlinin değil, haklının galibiyetidir.
Sağlık, mutluluk günler dileğimle…

Bu yazı toplam 1599 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim