• BIST 83.048
  • Altın 147,105
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Kocaeli : 3 °C
  • İstanbul : 5 °C
  • Sakarya : 3 °C

Nice mutlu bayramlara

Bilal Dündar

Dini amaçla kutladığımız iki büyük bayramımız vardır. Birisi Ramazan Bayramı diğer adı ile oruç bayramı veya Şeker Bayramı dediğimiz bayramdır.
Diğeri ise kutladığımız Kurban Bayramıdır.
Her iki bayramımızın da ortak amacı insanlarımız sevginin, saygının, hoşgörünün, itimadın, yardımlaşmanın ve dayanışmanın oluşmasının temelini atmak ve yerleştirip, yaygınlaştırmaktır.
Keşke bu amaçları içeren esaslara göre, bayramlarımızı kutlayabilsek ve her günümüzü bayramlaştırabilsek. Bayram günleri farklılıkların, çarpıklıkların asgariye indirildiği günlerdir. Bayramlarda, ailenin geçirmiş olduğu acılar hatırlanır. Mezarlıklar ziyaret edilir, dualar okunur. Hasta ziyaretleri yapılır. Yaşlılar ziyaret edilir, onların gönülleri anılır, onurlandırılır. Küsmüş olanlar barışır veya barıştırılır.
Bayramlarda yaygınlaştırılan ana ilkelerden birisi, yok olan kişilerin yokluklarını hissetmedikleri gündür. Var olanlar, yok olanlara verir. Verirken onların onurlarının incinmemesine aşırı duyarlılık gösterirler. Bayramlarda ana hedef aynıdır.
Kurban Bayramı’nda esas şartları taşıyan kişilerin kurban kesmeleri esastır. Kurban kesenler, kesemeyenlere, onlara yetecek ölçüde çiğ et verirler. Kurbanın büyük çoğunluğu dağıtılır. Bir miktarda aile içinde yenmek üzere bırakılır veya bırakılmalıdır. Bu dediğimizin tersi uygulamalar da söz konusudur.
Azınlıkta da olsalar “ desinler “ için kurban kesenler de vardır. Çok azını ya dağıtırlar veya onu da dağıtmazlar. Kesilen kurban aile içinde tüketilir. Günü birlik tüketimin dışında artan etler kavurma yapılır, saklanarak tüketilir. Burada ki uygulama amaç dışıdır.
Sevginin, saygının, hoşgörünün, itimadın, dayanışmanın, üretkenliğin, sağduyunun, çağdaşlığın, demokrasinin dopdolu gerçekleştiği sağlık ve mutluluk dolu nice mutlu bayramlar dileğimle.


Xxxxxxxxxxxx

Cumhuriyeti kuranlar ve biz


29 Ekim 1923 de bir tarih yazılarak “ Cumhuriyet “ ilan edilmiştir. O günün şartlarında bir imkansız gerçekleştirilmiştir. Dilde devrim yapılmıştır. Arapça’dan Latin harfine geçilmiştir. Bir eğitim seferberliği başlatılmıştır. Başöğretmenliğini bizzat Atatürk üstlenmiştir. Kılık kıyafette büyük yenilik yapılmış, fes giyenler şapka giymeye başlamıştır. Anayasa yazılmış yasalar A dan Z ye değiştirilmiştir. Hukuk değişiminde Batı da neler varsa onlar alınıp, hatta bir adım öne geçilmiştir. Kadınlara seçilme hakkı tanınmıştır. O günlerde Millet Meclisinde ki kadın vekil sayısı bugünlere göre daha fazla idi. Cumhuriyet ile birlikte kara sabandan traktöre geçilmiştir. Kısaca Cumhuriyet ile birlikte yeni anlayış, yeni yaşam yolu açılmıştır.
Ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel boyutlarda beklenenin üzerinde başarılara imza atılmıştır. Cumhuriyeti bizlere kazandıran, ulus bilinci yaratan, aklı kişisel çıkarların ve hislerin önüne çıkaran başta Ulu Önder Atatürk’e ve emeği geçen isimli ve isimsiz kahramanlarımıza içtenlikle teşekkür ve saygı borcumuz vardır.
Kendi küllerinden doğan Cumhuriyeti kuranlara karşı er veya geç borcumuzu ödemeliyiz. Buna vicdanen, ahlaken kendimizi mecbur hissediyoruz.
Bir tek şeye ihtiyacımız vardır, Atatürk devrimciliğini ve milliyetçiliğini yeniden alevlendirmek gerekiyor. Zira Atatürk demek gelecek ve çağdaşlık demektir.
Mutluluk, sağlık ve başarı dolu nice 29 Ekimlere dileğimle…

Bu yazı toplam 643 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim