• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli : -4 °C
  • İstanbul : 4 °C
  • Sakarya : -4 °C

Nihat Ergün, zengin olmanın yolunu anlattı

Nihat Ergün, zengin olmanın yolunu anlattı
Yazdığı, ‘Adım Adım Siyaset’ adlı kitabının imza günündeki söyleşisi ile günümüz siyasi gelişmeleri hakkında ilginç tespitlerde bulunan eski Bakan Nihat Ergün, “Türkiye’de yapılan imar değişiklikleri ve imara açılan alanlar birilerini çok zengin etti” ded

Bilim, Sanayi ve Teknoloji eski Bakanı, AKP Kocaeli Milletvekili Nihat Ergün, yazdığı ‘Adım Adım Siyaset’ adlı kitabı için bir imza günü düzenledi. Derince Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’ndeki etkinlikteki söyleşide katılımcılarla görüşlerini paylaşan Ergün, dikkat çekici ifadeler kullandı.

 

“İMAR DEĞİŞİKLİKLERİ BİRİLERİNİ ZENGİN ETTİ”

Derince Taşköprülüler Derneği tarafından organize edilen söyleşide konuşan Ergün, Türkiye’nin yakın siyasi tarihine ışık tutan tespitlerde bulundu. Programa Derince Belediye Başkanı Ali Haydar Bulut, AKP Derince İlçe Başkanı İbrahim Şirin, Kartepe Belediyesi eski Başkanı Şükrü Karabalık partililer ve vatandaşlar katıldı. Türkiye’de zengin olabilmenin yönetimini de açıklayan Bulut, imar planı değişiklikleri ile imara açılanlardan birilerinin büyük paralar kazandığını söyledi.

 

“YAŞADIĞIMIZ BELLİ OLSUN”

Gençlik yıllarından itibaren, yaklaşık 35 yıldır aktif siyasetin içinde olduğunu söyleyen Ergün, “Bakanlık dönemimin bitiminden sonra bu yılları bir kitapta toplamak istedim. Bakanlık yıllarımda bakamadığım şeyleri yazmaya karar verdim. Yaşadığımız belli olsun. Gençlere fayda sağlamasını diliyorum. Kitapta önümüzdeki yıllarda konuşulacak konular da var. Herkes bildiklerini yazsa, hayata dair bilgi ve birikimiz artar. Yazdıklarımızdan dolayı tenkitler de olacaktır” diye konuştu.

 

DİKTATÖRLÜKLERE YÜKLENDİ

“Türkiye’de saltanat olsaydı bizim gibi ailelerin hiçbirisi yönetici olamazdı” diyen Ergün şunları kaydetti: “Hepimiz köyden kente göçen ailelerin çocukların çocuklarıyız. Osmanlı’nın yıkılıp Cumhuriyetin kurulması aslında krallıktan farklı bir şey değildi. Tek partili sistem böyle idi. Ne zaman çok partili hale geçti o zaman devlet millete ait hale geldi. Osmanlı'da da devlet millete ait değildir. Darbe dönemlerinde de bu böyledir. Millet kimdir ki koyun sürüsü gibi görülen varlıklardır. Peygamberimizin yolundan yürüseydik dünyanın hiç bir yerinde diktatörlükler olmazdı. Peygamber sistemlerin babadan oğula geçmeyeceğini öğretti. Yöneticiler millet iradesi ile gelmeli. Peygamberden sonra en büyük Müslümanlar bile bunu devam ettiremediler ve saltanatı getirdiler. Emanet her zaman işin ehline verilmeli. Devleti yönetmek de böyle bir şeydir. Birisinin elinden işini sizin gibi inanmadığı için alamazsınız. İnsanlık eğer bunlara uysaydı bugün dünyada yaşanan sıkıntılar olmazdı.”

 

“DÜZGÜN İSTİKAMETİ BULDUK”

İnsanlığın sıkıntılarını çözmek için heyecanla yollara düştüklerinin de altını çizen Ergün, şöyle konuştu: “Gençken bunun yönetimini bilmiyorduk, ancak bunu öğrenme yoluna gittik. Bize istikameti düzgün adam lazım. Bizim bu seçtiğimiz yola İslamcılık dediler. Ancak İslam'ın diğer ideolojiler gibi düşünülmesinin yanlış olduğunu gördük. İslamiyet; komünizm ve kapitalizmle yarışan bir durum haline getirmeden çalıştık. Dünyada sadece aynı inanca sahip insanlar olmadığı gibi aynı inanca sahip olup da farklı yollarla ibadet eden insanlar da var. Onlar Müslüman diye bizim gibi olmak zorunda değil. Farklı tavır, davranış ve yaşayış içinde olabilir.”


“BÜYÜKŞEHİR BİZE SU VERMEDİ”

Derince Belediye Başkanlığı döneminde ilçede yaşanan su sıkıntısını dile getiren Ergün, “O sıkıntılı günlerde Büyükşehir’e gittik, fakat o dönemki başkan bu durumu siyasi baskı amaçlı olarak kullandı. Yargıya gittik, fakat mahkeme davayı kabul etmedi. Biz de Üniversite ile sondaj çalışmaları yaptık. Dereleri depolara aktardık. Aslında bunları yapmaya gerek yoktu. Ancak o dönem Büyükşehir bize 5 yıl boyunca haksızlık etti. Bize kızsalar da halkın ihtiyacı olanı vermeleri gerekiyordu. Hem bizi zor durumda bıraktılar hem de bu başkan genç olduğu için Büyükşehir belediyesi ile dikleşti, anlaşamadı diyerek kamuoyu oluşturdular” dedi.

 

“SİYASİ PARTİLER HASTALANABİLİR”

Her insan, kurum ve kuruluşlar gibi siyasi partilerin de yıpranıp hastalanabileceğini belirten Ergün, sözlerine şöyle devam etti: “AK Parti ile güzel bir alt yapı ve iyi bir temel oluşturduk. Ancak siyasi partiler de Partilerde bazen hastalanabilir. Sağlıklı bir şekilde yoluna devam edebilmesi için hastalıklarını gidermesi gerekiyor. Sadece AK Parti ile alakalı değil, tüm partilerin sağlığını kaybettiği dönemler olabilir. Siyasi partiler bu gibi durumlarda kendini yenilemeli ve gerekli önlemleri almalıdır.”

 

“SİSTEM PARLAMENTER DEĞİL”

“AK Parti, liderini cezaevinden alıp başbakanlığa, oradan da cumhurbaşkanlığına götürdü. Bu gurur vericidir. Parti yenileniyor. Ancak değişim ve dönüşümler sancılı olabilir. Bu sebeple partiler çok dikkatli olmalıdır. Cumhurbaşkanın halk seçince sistem tartışılmaya başlandı. Bizim bu sistem gerçek parlamenter sistemi değildir. Türkiye'de ön yargılı bir bakış var. Bazıları Tayyip Erdoğan başkan olsun da ne olursa olsun diyor, bazıları da Erdoğan olmasın da nasıl olursa olsun. Muhalefetin yerinde olsam başkanlık sistemine körü körüne karşı çıkmam. Kuvvetler ayrılığı sağlanırsa, ister parlamenter olsun, ister başkanlık olsun o sistem sıkıntılarımızı çözer.”

 

“CEMAATLER DEVLETLEŞİYOR”

“Cemaatler kontrol edilmemesi halinde ileride ülkenin başını daha fazla ağrıtabilir. Yozlaşma ve cemaatlerin devletleşmesi önümüzdeki dönem tartışacağımız konulardır. Bizler eğer bu sistemi çözmezsek daha çok uğraşırız. Cemaatlerin ve tarikatların yazılı şeffaf bir yapısı olmalı. Cemaat liderleri, her şeyin sorulmasına rağmen hiçbir şeyden sorumlu tutulmuyorlar. Mali kaynakların da nerden gelip nereye gideceği kayıt altına alınmalıdır. İslam dünyasında kayıt dışılık gırla gidiyor. Böyle bir anlayış olamaz. Bu böyle devam ederse cemaatler holdinge dönüşür. Manevi geleneğimiz olan cemaatler bir şekilde kontrol altına alınmazsa ülkenin başını her zaman ağrıtacaktır.”

 

ZENGİN OLMANIN KISA YOLU!

Türkiye’deki zenginlerin bugünkü variyetlerine genel olarak yapılan imar planı değişiklikleri ve imara açılan alanlar ile kavuştuğunun da altını çizen Ergün, “Her ülkede zengin olmanın kısa yolları vardır. Amerika’da kısa yoldan zengin olmak isteyen teknolojik anlamda yeni bir buluş yapıyor. Şehir imar planları yapmak ise Türkiye’de zengin olmanın kısa yoludur. Yapılan imar planları ve imara açılan alanlar birilerini zengin ediyor. Türkiye’de çok pahalı siyaset yapılıyor. Siyaset kurumu kirleniyor. Eğer siyaset kirlenirse hiç bir şey temiz kalmaz” diye konuştu.

 

“SİYASİ PARTİLER KANUNU EKSİĞİMİZ”

Siyasi partiler kanunundaki eksikliklere değinen Ergün, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Türkiye'de partilerde kurumsallaşma yok. Hal böyle olunca da partiler liderlerin rüzgarı ile gidiyor. Ancak her zaman Erdoğan gibi karizmatik lideriniz olmayabilir. Bazen de normal dönemler olabilir. İşte bu dönemlerde kurumsallaşma devreye giriyor. Bizler lider odaklı değil de kurum odaklı hareket edebilirsek o zaman tam demokratik bir siyasi yapı oluşturabiliriz.”

 

“ATATÜRK İSTİSMARI OLDU”

AKP döneminde Atatürk’ün bazen dikkate alındığı, ancak bazen de suçlarcasına tavır almasını ve burada bir çelişki yok mu sorusunu cevaplayan Ergün, “Burada bir çelişki yok. Esasında burada çatışma yoktur. Mesele Atatürk üzerinden istismar edip rant sağlamaya çalışanlardır. Ülkemizde Atatürk istismarı sürekli yaşandı. İnsanlar kendi fikirlerini Atatürk üzerinden dayatmaya çalıştı. Atatürk döneminde yapılanlar o dönemde çok uygun olabilir, ancak bu dönemde değişebilir. O dönemde olan devletçiliği 2015'te nasıl kullanacaksınız. Çünkü Atatürk'ün işaret ettiği akıl ve bilim bize bunu gösteriyor.” Diyerek sözlerini tamamladı. Muharrem İBRAHİMOĞLU

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim