• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli : -5 °C
  • İstanbul : 2 °C
  • Sakarya : -5 °C

Nihat Ergün’ü gören var mı?

M.Tanzer Ünal

 

                                               *******

“İnsanları neyin yoldan çıkaracağını biliyoruz. Servet, şehvet ve şöhret, insanı yoldan çıkarır. Allaha şükür parayla pulla işimiz olmadı. Makamların mevkilerin başından beri geçici olduğunu biliyoruz. Diğer konularla da yakın bir işimiz olmadığını herkes yakından bilir. Bu konularda gönlümüz rahat. Dostlarımızın da sevenlerimizin de gönlü rahat olsun…”

Nihat Ergün, bakanlık görevini Fikri Işık’a devrederken bu sözleri söyledi ve ortadan kayboldu.

Tam 40 gündür ortalıkta yok!

Ne Ankara’da, ne de İzmit’te kendisini gören var.

Ne Meclis’e gidiyor, ne de parti teşkilâtına uğruyor.

AKP’nin bazı ileri gelenlerine, “Nihat Bey’le görüşüyor musunuz? İzmit’e hiç geldi mi?” diye sordum.

Gelmemiş…

Veya gelmiş, kimseye görünmemiş.

Seçim zamanı… Adaylar belirlendi… Nihat Bey “geri geri” duruyor.

Halbuki, bakanlıktan alınmadı, kendisi bakanlık görevine devam etmek istemedi.

Sanırım, bunun nedenini de hem Kocaeli’ de hem Türkiye genelinde tek yazan benim.

Nihat Bey, düzgün insan!

Bakan dahi olsa “kirli ortamda” bulunmak istemedi.

Daha önce Başbakan Erdoğan’a rahatsızlığını dile getirmiş, ancak adı geçen bakanlarla ilgili “gereği” yapılmamıştı.

Bu nedenle kabine değişikliğinde “affını” istemişti.

Ayrılış, o ayrılış…

                                                               *******

Nihat Ergün, önümüzdeki günlerde ortalığa çıkar mı?

Ben sanmıyorum…

Hele şu seçim döneminde ortalığa çıkıp da ne diyecek?

Bakanlıktan ayrılma sebebini nasıl açıklayacak?

Birisi, “Dört bakan neden istifa etmek zorunda kaldı?” diye sorarsa, ne cevap verecek?

Nihat Ergün, yalan söyleyemez.

Nihat Ergün, kıvıramaz.

Nihat Ergün, olaylara takla attıramaz.

Nihat Ergün, hiçbir şey olmamış gibi davranamaz.

Pat diye olup bitenleri anlatıverir…

                                                                                              ******

Tamam da, Nihat Ergün’ün bu tutumu ne kadar devam eder?

Seçim ola, hayrola!

Hele seçimler bir bitsin, gün doğmadan neler doğar…

Gelişmeleri hep birlikte izleyeceğiz.

 

 

 

 

Recep Tayyip Bey, “düşmansız” duramıyor!

                                                               ******

Geriye şöyle bir bakın!

Belleğinizi yoklayın!

İsterseniz gazete arşivlerini karıştırın!

AKP yıllarında “düşmansız” bir dönem bulamazsınız.

Bu partinin genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan, en sakin günlerde dahi, bağıracağı çağıracağı, öfkeleneceği, kin kusacağı birilerini bulmuştur.

Hep kavga etmiştir.

Kendisine hep “düşman” yaratmıştır.

Bir zamanlar en büyük düşmanı, asker kesimiydi.

*12 Eylül’cüler…

*28 Şubat’çılar…

*Ergenekoncular…

*Balyozcular…

 AKP dışındaki tüm partilerin yöneticileri de kendilerine “düşman”dı.

*Kemal Kılıçdaroğlu…

*Devlet Bahçeli…

*SP yöneticileri…

*BDP’liler…

Bırakın yaşayan siyasetçileri, çoktan öbür dünyaya göçmüş olanlar da 0’nun “düşman” listesindeydi.

İsim vermiyordu, ama “İki ayyaş” derken, Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü’den söz ettiği belliydi.

Sonra…

O “medya” yok mu o medya!

Başbakan, yalakalar hariç alayını “düşman” bellemişti.

Esad… Önce “dost” listesindeydi, sonra “düşman” listesine girdi.

Barzani… Önce “düşman”dı, sonra “dost oluverdi. Hem de canciğer dost!

PKK… Dün “düşman” idi, bugün müzakere masasında karşı koltukta…

Biraz daha günümüze yaklaşırsak…

Başbakan Erdoğan’ın yeni “düşmanları” var.

*Emniyet teşkilâtı…

*Yargı… Hâkim ve savcılar…

 *Paralel devlet…

*Cemaat…

Ve “düşman listesi” ne en son giren kurum, TÜSİAD…

Şundan emin olun!

Erdoğan, görevde kaldığı sürece “düşmansız” yapamayacaktır.

                                                                              *******

Bunun sebebini hiç düşündünüz mü?

Başbakan, neden acaba kendine sürekli “düşman” yaratıyor?

Bu, bir sistem!

Bir taktik…

ABD’nin ülke olarak uyguladığı bir taktik…

ABD’nin de “düşmansız” geçirdiği bir dönem olmamıştır.

Mutlaka önüne yeni düşmanlar koymuştur.

Onlarla savaşmayı kendine görev edinmiştir.

Kamuoyunu hep bu “yapay düşmanlar” la meşgul etmiştir.

İşte Tayyip Bey, ABD’nin kurumsal olarak uyguladığı bu taktiği, bireysel olarak uyguluyor.

Karşısına sürekli “düşman” koyuyor.

O düşmanla savaşıyor, savaşıyor…

Düşmanla savaşırken de mağdurları oynuyor.

Son günlerdeki konuşmalarına dikkat edin.

Sanki 12 yıldır iktidarda olan kendileri değil de, başkaları!

Telefonlarımızı dinliyorlar… Bize şunu yapıyorlar, bize bunu yapıyorlar…

İyi de, iktidar olan sen değil misin?

Kimi kime şikâyet ediyorsun?

Ne yaptıysan, kendi kendine yaptın.

Ne yapıyorsan, kendi kendine yapıyorsun.

                                                                              ********

Bilmem katılır mısınız?

Vardığım sonuç şu:

Başbakan Erdoğan, “düşmansız” yaşayamaz.

Yaşayamaz, çünkü “varlık sebebi” ortadan kalkar…

 

 

 

 

Yolsuzluk operasyonuna üç bakış açısı

                                               *******

17 Aralık’ta “rüşvet ve yolsuzluk” operasyonu yapıldı.

Yer yerinden oynadı…

Bu operasyon sonunda üç “bakış açısı” ortaya çıktı.

*SAĞDUYULU İNSANLARIN, CHP-MHP-SP’NİN BAKIŞ AÇISI-“Bu bir yolsuzluktur, hırsızlıktır. Yapanlar cezalarını görmelidir. Dört Bakan istifa etmek zorunda kalmış, haklarında fezleke düzenlenmiştir. Gereken yapılmalıdır.”

*BAŞBAKAN ERDOĞAN’IN BAKIŞ AÇISI-“17 Aralık operasyonu paralel devletin işidir. İktidarımıza darbe yapılmıştır. Operasyonun göbeğindeki işadamı, hayırsever biridir.”

*BDP MUŞ MİLLETVEKİLİ SIRRI SAKIK’IN BAKIŞ AÇISI- “Bütün yolsuzlukların üzerine gidilmesine gidilsin, ancak bu çok da umurumuzda değil. Çalınmasın da Hazine’de F-16’ya bomba mı olsun?”

                                                                              *********

Ne dersiniz, bu bakış açılarıyla Türkiye bir yere gidebilir mi?

 

 

 

 

 

               

 

 

    

Bu yazı toplam 1611 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim